13 Aralık 2019, Cuma - 16:59

Gönderen Konu: Terörle Mücadele Harekâtı  (Okunma sayısı 39306 defa)

0 Üye ve 7 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #40 : 29 Eylül 2018, Cumartesi - 02:51 »
Eline emeğine, diline yüreğine sağlık üstâdım. Düşmana karşı hareket edebilmek için ilkin bilinç şarttır. Daha da önemlisi ise bu bilinci dinç tutmaktır. Bunu yapacağız.

Demeden geçemiyorum. O sözünü ettiğin itin gebermesine de iyi sevinmiştim. Bir ülke düşünün ki bir yayının yayıncısı/sunucusu her ne ise ülkesini (kendi ülkesi filan değil, kanı kırığın teki idi.) öyle ''değerli görüyor'' ki, salt kendi ulusuna kalmasını çok tehlikeli buluyor. Böyle bir aşağılık, soysuzluk olabilir mi? Olamaz. Ne oldukları belli. Ülkenin içten, basında, iş sektöründe, fikir hayatında ve her yerde nasıl sarıldığının en güçlü en açık göstergelerinden. Kendi yurdumda işittiklerim okuduklarım, gördüklerim, olanlar geçenler bu boyutuyla başka bir ülkede olmuş mudur acaba? Hepsini kusacağız. Tek tek. Bunları son ferdine değin bu mübârek topraklardan söküp atacağız. Muhakkak ve mukadderdir. Bedeli ne olursa olsun. Ya toprağın üstünde şerefli bir yaşam, ya da altında. Ötesi yok.

Son olarak. Birileri bize doğru yürüyorsa, biz de Hakk'a doğru yürüyoruz. Zafer bizim olacaktır. Ve zafer, zafer benimdir diyenindir. Bugün de geldiler, burnumuzun dibindeler. Dün olduğu gibi bugün de, geldikleri gibi göndereceğiz. 
« Son Düzenleme: 24 Aralık 2018, Pazartesi - 01:20 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #41 : 29 Eylül 2018, Cumartesi - 21:59 »
   1945 yılında Kore yarımadasını elinde bulunduran Japonya'nın yenilmesi sonrasında,bu topraklar 1945 mayısında bir anlaşma ile İngiltere,Abd,Sovyet Rusya ve Çin'in himayesi altına girmiş,ancak 1945 temmuzunda Postdam Konferansında Sovyet Rusya,uzakdoğu savaşlarına katılma kararını alınca Kore'nin kuzeyi Sovyetler de kalmış,savaşa Kuzey Kore de dahil edilmiştir.Böylelikle Kore'nin Kuzeyi Sovyet yanlısı,Güneyi ise Abd yanlısı  olmuşlardır.Özetle bu gelişmeler sonrasında Kore kuzey ve güney olarak ikiye bölünmüş 1950 yılında Kore iç savaşı başlaması ile neticelenmiştir.Kuzey Kore,Sovyetlerin kışkırtması sonucu Güney Kore sınırlarını işgal etmiş bu işgale kayıtsız kalmayan ABD ise bu savaşa taraf olmuştur.Sovyetlerle işbirliği içinde olan Çin de bu savaşta yerini almıştır.BM bu savaşı önlemeye çalışsa da başarılı olamamış ve sonrasında Abd'nin BMGK'ya başvurması sonucu 9'a 1 oy ile bir barış gücü oluşturulması kararlaştırılmış ve bu karar sonucu Türkiye'de savaşa asker gönderme kararı almıştır.Bu savaşta gösterdiği başarılar ile adından söz ettiren Türkiye sonrasında ABD'nin teklifi ile Yunanistan ile birlikte 1951 yılında Nato'ya kabul edilmiştir.

   Bu tarihten itibaren Nato üyesi olan Türkiye,Nato birliklerin topraklarında kabul etmeye ve Nato'ya bazı üsler vermeyi taahhüt etti.Bu üslere,ABD askeri birlikleri ağırlıklı olma üzere irili ufaklı başka üye ülkelerde asker ve askeri teçhizatlarını Türkiye de konuşlandırmaya başladı.Nato'nun Türkiye'ye yerleşmesi ile birlikte Türkiye de Kaos süreci de başlamış oldu.1947 yılnda İnönü ile Fulbright anlaşması yapan Türkiye bu tarihten itibaren Askeri vesayete de girmeye başlayacaktı.

   Türkiye,toprakları bakımından bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış bir ülkeydi.Bu medeniyetlerin içinde 3 semavi dininde bu topraklarda yeşerip yayılması,ilk kiliselerin,sinagogların ve Türk'lerin Anadolu'yu tam fethi ile camilerin bu ülkede yapılması,aynı zamanda Dini açıdan bu üç din içinde kutsiyet taşıması,bu ülkenin değerini kat kat arttıracaktı.Hem petrol yataklarına yakın olması ve çıkan petrolün dağıtımda bir hub olması,hem yeraltı cevherlerinin oldukça fazla olması,hem dini açıdan,hem medeniyetlerin beşiği olması açısından,Hitit,Urartu,İon,Lidya,Makedon-Yunan,Roma gibi medeniyetlere ev sahipliği yapması ve bu günün batısının atalarının bunlar olduğu kanaatinin yaygın olması,bu ülkeyi batılılar nezdinde çok çok değerli yapmaktadır.Bu nedenle geçmişte de günümüzde de kutsal savaşlar hep gündemde olmuştur.

   Batının yükselme dönemi,Endülüs savaşı başlar.Aslında bir kaç kez İspanya,Endülüs devletini yıkmak için Haçlı orduları kurmaya çalışılmış ancak dönemin güçlü ülkesi olan Endülüsü yıkabilmek mümkün olmamıştır.1400'lü yılların ortalarında.Önceleri Katolik İsabel diye adlandırılan İspanya Kraliçesi,İslamı yok etmek için yemin etmiş ve ''Dünya üzerinde tek Müslüman kalmayana kadar yıkanmayacağım'' diyerek Müslümanlara savaş açmış,ancak tek başına Endülüs'ü yenemeyeceğini bilen İsabel,Fransa Kralı Ferdinad ile evlenerek hakimiyet alanını genişletmiş ve Endülüs karşısında çok güçlü bir ordu kurarak,Endülüs'e büyük bir savaş açan İsabel yaşlı,çoluk-çocuk,kadın demeden bölgedeki tüm Müslümanları kılıçtan geçirerek katliam ve hatta soykırım yapmıştır.Dünya üzerindeki bütün Müslümanları öldüremeyen isabel,kirliliği ve pis kokusuyla ün salmış ve sonrasında adı ''Kirli İsabel'' olarak anılmaya başlanmıştı.Endülüs ve bilhassa Kordoba'yı ele geçiren İsabel tüm kütüphaneleri,tüm bilgileri en ince ayrıntısına kadar inceletmiş ve sonrasında batı da bu durum Rönesans ve Reform hareketlerinin temeli olmuş ve Avrupa'daki bir çok alanda(Bilim,Tıp,Asronomi,Sağlı,Matematik,Sanat)yükseliş başlamış ve bir çok felsefi akımlar ve düşünce akımları bunu takip etmiş ve günümüze kadar gelmiştir.İslam alimlerini kılıçtan geçirilmesi neticesinde de bu günkü İslam coğrafyası geriler ve bu günkü sersefil duruma gelinir.

  Bu tarihsel gelişim ile Haçlı ruhu 1200'lü yıllardan günümüze kadar gelmektedir.Moğol ve Haçlı saldırıları ile mücadele eden Anadolu Selçukluları dönemin Türk ve Müslüman aşiretlerinin-Obalarının birbirlerine yardım etmemesi sonucu yıpranır ve  iyi bir atılım yapabilecekken zaman içinde entrikalarında olması neticesinde zayıflar ve güçsüzleşir.Bu durum Zengi kardeşler ile değişir. Bölge insanını birleştirmesi bölgeyi iskanı ile yeniden toparlanılır ve sonrasında Selahaddin Eyyübi ile bu zirve yapar ve Bilhassa Haçlılar karşısında büyük bir zaferlere ulaşılır.Anadolu Selçuklu devleti sonrasında zaten Osmanlı Kurulur ve birliktelik sağlanması ve beyliklerin Osmanlı'ya biatı ile Osmanlı büyük bir İmparatorluk olur.

  Bu kısımda,günümüze ışık tutması maksadıyla sizlere parça parça örnekler verdim.Eksiklerim veya yanlışlarım varsa lütfen düzeltiniz.
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #42 : 01 Ekim 2018, Pazartesi - 00:21 »
İlgili Twitter üyeliği çok önemli bir konuya değinmiş. Muhakkak okunmalıdır.

https://twitter.com/lordsinov/status/1036618210651648000?s=08

''Eğitim Bakanı, eğitimde köklü değişim sinyalleri verdi. 1970'lerde bozulan sistemi tamamen değiştireceğiz dedi. Peki Türkiye'deki bitmeyen eğitim sorunu nasıl başlamıştır? Gerçek bozulma tarihi 1970 midir? Eğitimi gizli anlaşma ile bitiren hükümet hangisidir?

Bilgisel başlıyor.''
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı vural

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #43 : 01 Ekim 2018, Pazartesi - 10:43 »
Aslında ABD'nin kuşatmaya çalıştığı ülkeler Rusya ve Çin.ozellikle son 5yilda Avrupa, Baltık,ve Asya'da konuşlandırılan ABD birlikleri ne bakınca bu daha net gözüküyor.En son yaşanan Gürcistan ve Ukrayna olayları da bu yüzden.ben afgan savasinida buna  bağlıyorum. kuşatmasının sebebi şimdiki hükümetin bunu bedavaya kabul etmemesi.konum itibariyle çok stratejik bir yerdeyiz . zamanında Sovyetlerin bomba yerleştirdiği Küba, Amerika için ne kadar tehditse  ,Türkiye ve buradaki abd ustleri ruslari çin o kadar tehdittir.
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #44 : 01 Ekim 2018, Pazartesi - 13:20 »
Aslında ABD'nin kuşatmaya çalıştığı ülkeler Rusya ve Çin.ozellikle son 5yilda Avrupa, Baltık,ve Asya'da konuşlandırılan ABD birlikleri ne bakınca bu daha net gözüküyor.En son yaşanan Gürcistan ve Ukrayna olayları da bu yüzden.ben afgan savasinida buna  bağlıyorum. kuşatmasının sebebi şimdiki hükümetin bunu bedavaya kabul etmemesi.konum itibariyle çok stratejik bir yerdeyiz . zamanında Sovyetlerin bomba yerleştirdiği Küba, Amerika için ne kadar tehditse  ,Türkiye ve buradaki abd ustleri ruslari çin o kadar tehdittir.

Çok doğru. Ancak gerçeğin yarısı gözükmekte. Zira BD'nin birçok siyâsetine bakılırsa esâsen her yeri ele geçirmeye çalıştığı görülür. Bu bağlamda biz de bunun bir parçası olmakla birlikte, Rusya, çağında Devlet-i Aliyye'nin görüldüğü bir ''tehdit'' misâli tasavvur edilebilip, Çin ise büyüyen bir güç olması nedeniyle bu hedef bütününe eklemlenen bir diğer ülkedir.

Bize gelince; bizin daha 1940larda başlayan süreçlerle nasıl içten çökertilmeye çalışıldığı çokça bilinen, iyi bilinen bir gerçektir. Çok sözü ayrıntılandırmadan, nedeni şudur ki, Çin misâli, uyuyan devin bir daha uyanmamasını sağlamaktır. İnönü denen zevat Mustafa Kemâl Atatürk'ün ortaya koyduklarını bu yüzden ortadan kaldırmış, BD'lilerle eğitimin temelini kaydırmış, yok etmiştir. Rahmetli Oktay Sinanoğlu bunu yıllarca hep anlatmaya çalıştı, anlattı. Yukarıdaki zincirde de bu bir kez daha güzelce anlatılmış. İlgili yerler hâlâ faal. İçimizde hâlâ devşirilmiş, artık kurtarılamayacak beyinler, zehirlenmiş kafalar, çaşıtlar var.

Herkes bilir ki, aynen dediğiniz gibi dünyânın tam ortasında olmamız ve çok stratejik bir konumda olmamız nedeniyle güçlü olmamız, güçlü bir Türkiye, kimsenin istemeyeceği bir şeydir. Dolayısıyla biz her zaman özel bir anlamda göz önünde tutulanız. ''Evcil'' olduğunuz sürece sıkıntı görmezler; onlar çok yorulmak istemezler. Uyarsanız, onlar için âlâdır. ''Sen kimsin, ben kimim? Ben kendi yoluma bakacağım. Ben 3.000 yıllık devim, sense bir hiç; senden daha zayıf olabilirim, ancak sana boyun eğmeyeceğim.'' dediğinizde, tüm bakış açıları, hattâ tüm kurulan planlar, projeler alt üst olur, herşey bir anda değişiverir. Suriye'de kurulmak istenen terör devleti bununla ilintili; diğer hedefleri dışında. Yoksa Rus ile vs. o kara yağ/petrol işlerini vs. başkaca da çözebilirler idi. Oysa 90lardan beri kimlere destek verdikleri de ortada, bu arada.

Cumhurbaşkanı'nın bir kezinde, belki daha sıkça da olmuş olabilir, bir mitingde söylediği bir söz vardı. ''Bu ülkenin güçlü olmasını istemiyorlar.'' O sırada CNN, BBC gibi yayınlara seslenip, ''bunu da göstersenize?'' diyordu.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: vural

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #45 : 01 Ekim 2018, Pazartesi - 17:10 »
   Evet vural üstadım,söylediklerinizde haklısınız.Ancak Abd emperyalist bir devlettir.Hedefinde kim varsa,daha doğrusu kendine rakip olduğunu-olacağını düşündüğü kim varsa,hangi devlet varsa onu yok etmenin,beceremiyorsa boğmanın çarelerini arar.

   2.dünya savaşı sonrasında dünya üzerindeki bir çok kuruluşun kurucusu Abd'dir.En azından kendileri kurmamış olsalar dahi en yakından takipçisidir.Bu kuruluşların neredeyse hiç biri Abd çıkarına aykırı hareket edemez.Gerek kanuni gerekse mali konularda Abd Dünyanın neredeyse tamamına yakınına hegamon güçtür.Bütün sistem Abd çıkarına göre dizayn edilmiştir.Dünyada para,teknoloji ve silahın en tepesindeki ülkedir Abd.Yasal yada yasa dışı tüm hareketlerin kurucusu veya takipçisidir.Dünyada bu kurulan sistem sayesinde Abd'de habersiz yaprak kımıldamaz,kuş uçmaz.Uçururlar anında.

   Dünya'nın hemen her ülkesinde rezerv para dolardır.Bu sayede istedikleri an,istedikleri ülkede kriz çıkarabilir,ihya edebilirler.Genellikle, kriz çıkan ülkelerde Abd'nin hoşuna gitmediği olaylar yaşanmaktadır,ihya olan yerler ise Abd'nin yandaş ülkeleri olarak söyleyebiliriz.Ancak bu yandaş olayını söylerken o ülkelerin mecbur bırakılması sonucunda ya işbirliği yada yıkım seçenekleri de hep vardır.Ülkeler,kendi çıkarlarını bu Kar-Zarar dengesi üzerine yapmaktadırlar.Tabi kimi ülkelerde de,kimi yöneticiler şahsi menfaatler doğrultusunda hareket ederek Abd'nin çıkarlarına hizmet etmektedir.Kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyen yöneticileri ise ya darbeyle,ya suikastla,ya itibar zedelemesi ile karşı karşıya bırakırlar çoğunlukla yine Abd'nin dediği olur.Tabi başka yöntemleri de var.O ülkelerde terör örgütü oluştururlar,neredeyse isteklerini alana kadar her gün bir yerleri patlatırlar,bombalatırlar,yada o ülkelere uyuşturucu trafiğini arttırarak ülkenin gençlerini zehirlerler.Yöntem çok,istediklerini seçebiliyorlar.Tabi bu seçenekleri o ülkede satın aldıkları insanların profiline göre yapıyorlar.Bakıyorlar ki teröre yatkın terörist olarak,bakıyorlar ki ikna kabiliyeti oldukça iyi uyuşturucu pazarlatıyorlar.Yakışıklı delikanlılar ve güzel kızlar bulup yakın arkadaşlık kurdukları gençleri bunlar sayesinde uyuşturucuya alıştırıyorlar.

   Bu saydıklarım dünyadaki uyguladıkları yöntemler genellikle.Bu nedenle dünya devletleri,Abd'nin her söylediğini yapmak zorunda kalıyorlar.Ama gel gelelim bu sisteme hayır diyen ülkelere neler oluyor.Gelin hep birlikte bunu irdeleyelim.

   Yıllardır bu sistem içinde kimi zaman bombalar patlasa da,kimi zaman darbeler olsa da,kimi zaman ayar verilse de kör-topal,aksak-aksak,iyi-kötü bu ülkenin insanları yaşayıp gidiyordu işte.Abd bizim stratejik ortağımızdı,Abd ne diyorsa bizimde devlet görüşümüz de oydu.Yıllarca Kuzey Irak'ta Kürdistan diye bir ülkenin kurulacağını bile bile 32.paralelde uçuşa yasak bölgeyi ve Çekiç Güce destek vermeyi sürdürdük.Milli Güvenlik Konseyi Her 6 ayda bir tavsiye niteliğinde karar alır ve bunu hükümete yollardı.Hükümette bu tavsiyeye uyardı.Karar Meclis Genel Kurulundan geçerdi. Burada aynı zamanda pkk'nın da büyümesi ve güçlenmesi için Abd adımlar atıyordu.Her türlü erzak,sağlık ve silah yardımında bulunuyordu.Türkiye de buna göz yumuyordu.Yumuyordu çünkü tepeden tırnağa Abd'ye bağımlı hale getirilmiş idik.Abd istemese uçağın uçamaz,tüfeğin patlamazdı.Abd'nin ne kadar hurdası varsa Türkiye'ye getirilmiş ve bu hurdalar içinde yedek parça ikmalinin mutlaka yapılması gerekiyordu.Bu yedek parçaları alamazsak ne ne karacılar,ne havacılar nede denizciler kıpırdayamaz uçaklar uçamaz,tanklar yürüyemez,gemiler yüzemez  hale geliyordu.Ülke devamlı dış tehditlere açıktı.Abd isteseydi Yunanistan bile bizi yenebilirdi.Çünkü hem Yunanistan'ı bize karşı,hem bizi Yunanistan'a karşı kullanmak maksaydıyla silah verdiler,silah sattılar.Ancak bu silahları kullanma yetkimiz dahi yoktu.Tüm savaş yönetim sistemi,tüm dost-düşman tanıma sistemi Abd'nin öngördüğü şekildeydi.Bu nedenle Abd'ye sırılsıklam bağımlıydık ve tüm talepler bizim için emir haline geliyordu.

   Türkiye,bilhassa 2008'den itibaren Savunma Sanayiimizi millileştirmeye karar verdik.Bu tarihte SSİK,kritik kararlar aldı.Tanktan topa,İha'dan saldırı helikopterine kadar bir dizi kararlar aldı.Bu kararlar Türkiye için bir dönüm noktası oldu.Yıllar içinde Savunma Sanayiinde gelinen nokta %65-%70 bandında olduğu devletin yetkili merciileri tarafından deklare edildi.Tabiiki bu noktada ülke olarak daha çok eksikliklerimiz var,motordan çiplere,elektronikten metalurjiye kadar bir çok alanda eksikliklerimiz olmasına karşın en azından olası bir savaşta kendimizi idame edecek seviyelere kadar geldiğimiz yadsınamaz bir gerçek.Yeterli mi?Elbette değil.daha katedeceğimiz çok yol var.

   Türkiye olarak,Savunma Sanayiinde kendi geliştirdiği sistem ve silah araç-gereçler çoğaldıkça iddiası da artmaya başladı.Gerek Balkanlar,gerek Afrika da gerek Ortadoğu da,gerek Orta Asya da etki alanlarımız genişledi.Buralar zaten öteden beri etki alanımızdı.Ancak, Abd ile yakın temas,bu etki alanını sınırlıyor ve kendi kabuğumuza çekilmemize neden oluyordu.Ancak işler 2010'lu yıllarda değişmeye başlamıştı.Savunma alanında güçlenmeye başladıkça başımızı kaldırıyor ve etrafımızda olup bitenleri görmeye başlıyorduk.

   Abd,neden Rusya Çin dururken Türkiye ile uğraşsın diye sorulan sorular işte bu Türkiye'nin hinterlandındaki etki alanının ne kadar geniş coğrafyalara yayılacağını bildiğinden.Abd uzun yıllar bunu başardı.İçimize yerleştirdikleri kendi eğittikleri ve  bir çok alana yaydıkları bu etki ajanlarını, yapılan bir çok çalışmayı çöpe atıyor bir arpa boy ilerlememizi engelliyordu.Ne zaman gerek sanayimizde gerek savunma alanında kıpırdanmalar olsa bu işlerle uğraşanlar bir şekilde  ortada yok oluyor veya yok ediliyordu.Aselsan mühendislerini intihar süsü vererek öldürülmesi,Adı aklıma gelmedi Atatürk zamanında mühimmat fabrikası açıp uçaklardan atılabilen bombaları üreten bir bilim insanımız İnönü döneminde kendi fabrikasında şüpheli bir patlamada ölmüş ve parçası dahi bulunamamıştı.İşte devrim arabaları,işte Atatürk zamanında kurulan uçak fabrikalarının yine inönü zamanında kapatılması ,Özal'ın şüpheli ölümü,Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in bir suikast ile şehit edilmesi(Buzlanma sonucu düştü diye açıklandı oysa ki o gün hava sıcaklığı -2 gibiydi.Oysa o düşen uçaklar -30 derecede bile çalıştığı söylenmişti.)Necip Hablemitoğlu,Uğur Mumcu ve adını burada yazmadığım yüzlercesi.Bu suikastların bir nedeni vardı.Hepsi bir şeylerin peşindeydi.Hepsi o günlerde bu memleket için projeler geliştiriyor yada bir takım bulguları yazmakla meşguldü.Demek istediğim bizim Hiç bir zaman ayağa kalkmamız istenmiyor ve her zaman engelleniyordu bu memleket.

   Bu gün Amerika Birleşik Devletlerin ülkemizi bu  kuşatma hareketi,yalnızca ülkemizin kendi eğittikleri iç dinamikleri ile değil bizim hinterlandımıza yönelik hareketlerin tümünü kapsar.Ne zaman ki 2008 yılında Milli Savunma Hamlesi Kararı aldık, o tarihten itibaren ülkemize kısıtlamalar,örtülü ambargolar,açık ambargolar konarak ortaya çıkarıla.n bir ürünün gecikmesine sebebiyet veriyorlardı.Bir İha yaptık,bunun için Flir yani görüntüleme sistemi gerekiyordu,onu da yaptık ama içindeki kızılötesi dedektör Hollanda'dan geliyordu,yada Abd'den,adamlar o dedektöre ambargo koydu.Bu yüzden Anka uzun süre yani bu dedektörü İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Ar-Ge sini yaparak imal etmeye başladıktan sonra Ankalar uçmaya başladı.Bir ülke ki tepeden tırnağa tüm sitemi yeniden kendisi yapsın.Bunu hiç bir ülke yapmıyor,ama bize uygulanan ambargo yüzünden bizim için geçerli değil bu maalesef.Bu nedenle bir çok sistem geciktikçe gecikiyor.Altay tankı mesela ilk imzada 2015 gibi bir tarih belirlenmişti,sonra 2017 dendi 2018 dendi,son gelen haberlere göre BMC'nin de bu projeden çekildiği yönünde.

   Son tahlilde Abd'nin Türkiye'yi kuşatma hareketi fiili olarak Irak işgali ile başlar.Abd'nin buradaki izlediği politika bir taşla bir kaç kuş vurma politikasıdır.Sonuçta Irakta yaşayanlarda müslüman Irak'a yapılan bu harekattan birincil etkilenen bizlerde,müslümanız.Bu harekatı baba Bush başlatmıştı hatırlarsanız.Hani Irak-İran savaşı bitmişti ardından Saddam Kuzey Irak'ı Abd'nin azmettirmesi sonucu bombalatmış ve sarin gazı ile katliam yapmasını salık vermişt.Sadam da buna uydu,sonrasında Kuveyt'e gir talimatını verdi Saddam da girdi ve sonrasında 1.Irak işgali.Ardından 2001 yılında küçük Bush Kitle İmha Silahları var bahanesiyle yeniden Irak'a harekat düzenledi.Sonrada bu bir Haçlı seferleridir Diyerek dünya basınına demeç verdi.Bu iki harekatta sınır ticareti yapan yüzlerce Türk vatandaşı iflas etti.her iki savaşta da nerdeyse 100'er bin Türk vatandaşı doğrudan etkinlendi.Sonrasında zaten daha yakın olayları hep beraber hatırlıyoruz.Önce Bir simitçi kendini yaktıktan sonra Tunus'ta olaylar çıktı ,ayaklanmalar oldu.Devlet başkanının evi yağmalandı,sonra Libya,sonra Mısır ve en son Suriye iç savaşı.Mısır da Mursi seçildikten sonra ne demişti;Türkiye ile öyle bir işbirliği yapacağız ki her kes kıskanacak'' dedi ve bir kaç ay sonra indirdiler adamı.Bundan öncede Libya ile TPAO arasında petrol çıkarma ve bunu kullanma anlaşması yapıldı.Bu anlaşma çok zengin petrol yataklarını kapsıyordu ve %50-50 paylaşım yapılmıştı.Ardından Libya paramparça.Gelelim Suriye olaylarına,bu olaylardan hemen önce Türkiye ile önce  Kuzey Irak Bölgesel yönetimi ile petrol anlaşması ki Türkiye'ye bu anlaşmadan çok hak verildi,sonrasında Irak hükümeti itiraz etti,benzer anlaşmayı da Irak yönetimi ile yaptık.Türkiye bu anlaşmalarla neredeyse petrol ülkesi haline gelecekti,eğer bu hadiseler çıkmasaydı.Sonrasında zaten hem Irak hem Suriye'de kargaşalar ayaklanmalar oldu,akabinde Deaş diye bir örgüt birden ortay çıkıp ortalığı kasıp kavurdu.Önce Musul sonra da Suriyede Rakka'yı ele geçirdiler.Bu hamle Abd'nin PYD-PKK yı kullanarak stratejik yolları tutma hamlesiydi.Eğer,Türkiye Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarını yapmamış olsaydı Hatay şimdi bizde değildi.

   Dedim ya Abd yaptığı hamlelerle,bir taşla bir kaç kuş vurmayı hedefler.İşte bu kargaşalar ve iç savaşlarla hem Türkiye'nin önünü kesmiş oldu,hem petrol ve diğer değerli madenler konusunda kontrolün kendisinde olması,hem büyük İsrail devleti için müslümanların yok edilmesi.Bu coğrafyada her kes kaybederlen kazanan İsrail ve Abd.Deaş mesela İslamcı diye kuruldu ama öldürdükleri yine müslüman.Asla İsrail'in kılına bile zarar vermezler.

   İşte tüm kuşatmalar,Türkiye'nin ekonomik,siyasi,askeri olarak ilerlemesinin önüne geçmek ve zayıflatarak yok edilemsi ve parçalanmasını sağlamak içindi.Bunun içinde her şeyi denediler.Gezi olayları bunun başlangıcı oldu.Masum bir halk hareketi olarak başlamasına rağmen bunu fırsat bilen işbirlikçi hainler,her tarafı yaktılar yıktılar.Bu hainlerin başını da pkk'lılar ve maalesef bizden gibi görünüp de bizi satanlardı.Daha sonra siyaseti dizayn için kumpaslar başladı,sonrasında 15 temmuz darbe girişimi ve en son olarak da ekonomik saldırlar.Burada da maalesef Abd'ye biat eden işbirlikçi işadamları,paraları Türkiye'den kaçırarak Türkiye'yi bitirmek yönünde hareket etti.Buna tabi müslüman görünümlü Suudiler ve Bae denen yardakçılar topluluğunu da eklersen saldırının boyutları sanırım daha da netlik kazanacak.

   Tüm bu saldırılara maruz kalmasaydık,Libya ile yaptığımız anlaşma gereği yıllık en az 40-50 Milyar Dolar petrol kazancımız,Irak'tan keza yine o kadar petrol gelirimiz,Mısır ile yapılan savunma ve ticaret anlaşmaları ile yıllık neredeyse 10-15 milyar dolar,Suriye ile yaptığımız yine ticaret anlaşması ile yine benzer biz kazanç elde edecekken,senelik 100-120 milyar dolar kazançtan,Suriye ve Irak'tan gelen göçmenlere 40 milyar dolar,Fırat kalkanı ve Zeytindalı operasyonlarından tahmini olarak 20-25 milyar dolar kaybımız var.Özetle bu hadiseler olmasaydı 2011 yılından bu yana Türkiye kasasına 700-800 milyar dolar koyarken 70-80 milyar doları da harcamamış olacaktık ki bu rakamlar görünmeyen harcamalarla birlikte toplamda 1 trilyon doları bulacaktır.

   Bu durumdan her türlü kazanan ABD,her türlü kaybeden Türkiye başta olmak üzere,Irak,İran,Suriye,Mısır,Libya ve irili ufaklı Afrika devletleri.Eğer Türkiye bunlarla boğuşmamış olsaydı bu gün ekonomik olarak dünyada ilk 12 olması içten bile değildi.Tabi bu arada halkın refah seviyesi de artmış olacaktı.Bunun yanısıra Türkiye Dünyada müslümanların hamisi pozisyonunda bir hayli gerileme oldu.Yani bölgesel güç olmak bir yana küresel bir güç olmayı hedefleyen Türkiye bu hamlelerle, bu iddiasını epey bir ertleme yapması ve bu yeni şartlara göre kendini ayarlaması gerekecektir.Yani Abd'nin Türkiye'yi kuşatma hareketi bir nevi başarıya doğru ilerlemekte ve bizi aşmamız gereken büyük bir duvar ile karşı karşıya getirmiştir.Bu kuşatma hamlesinin tek ilacı hem ülkemizde,hem islam coğrafyasında,hemde Türk dünyasında bir olmaktan geçer.Parça parça olduğumuz sürece daha çok yerden kuşatmaya uğrayacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.

    Sizi bunaltmamak için az az yazayım demiştim ama bu günkü yazım biraz fazla oldu.Eğer yazımı sıkılmadan okuduysanız size çok teşekkür ederim.Daha önce dediğim gibi yine itirazlarınız olursa,oturur bunları saygı çerçevesinde konuşur değerlendiririz.Hatalarım olduysa af ola.
 
Beğenenler: vural, Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #46 : 01 Ekim 2018, Pazartesi - 18:37 »
1.) Irak kuzeyi Gara bölgesine 30 Eylül 2018 tarihinde düzenlenen hava harekâtı neticesinde, üs bölgelerimize saldırı hazırlığı içinde olan silahlı yedi bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. (Bilgilendirme yapılmıştır.)

2.) Mardin/Nusaybin’de devam eden operasyonlarda silahlı iki bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir.

3.) Hakkâri/Çukurca’da, devam eden operasyonlarda tespit edilen iki adet el yapımı patlayıcı imha edilmiştir.

4.) Şırnak/Beytüşşebap’ta devam eden operasyonda tespit edilen bir mağara içerisinde 400 adet makinalı tüfek fişeği, bir adet roket atar mühimmatı, iki adet el telsizi ve muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.

Kaynak: Türk Silahlı Kuvvetleri, resmî ağ yüzü. Yurtiçi Terörle Mücadele Harekâtı bölümünden, Eylül'ün 30'u faaliyetleri.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı vural

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #47 : 01 Ekim 2018, Pazartesi - 19:42 »
Sayın Yörük Efe yazinizi okudum sağolun bu konu hakkında o kadar doluyuz ki yazılacak çok şey var. konu farklı olsa da arada Bizim konu hakkında güzel açıklamalar var.
Yiğidi öldürüp hakkını vermek lazım yıllardır çok iyi götürdüler işi planlarını İlk Rusya sonra Türkiye bozdu.zaten hatırlayın ilk halk hareketleri İlk Rusya ve İran'da(Ahmedinejad'ın zamanı) denendi.cunki bu iki ülke kilit ülkelerdir.Turkiyeyi zaten elde görüyorlardı feto sayesinde zaten o yüzden apoyu gozden çıkardılar.Rusya kendini kurtardı İran hâlâ tehlikede ve aynı şekilde bizde. Ben hiçbir zaman ne Rusya ya ne İran'a guvenirim sadece ABD ile yapılacak bir anlaşmaya bakar bizim geleceğimiz bu yüzden ne İran ne Rusya pyd pkk ile aralarını sogutmuyor.amerikanin Rus İran ambargosu olmasa biz bırakın Suriye'ye girmeyi şu an kendi ülkemizi savunuyor olurduk.ve bu direk Bir saldırı değil birbirimize karşı olurdu.
Kısaca bizi kuşatan sadece ABD değil aynı zamanda Rusya hatta İran (kendi ömrünü uzatmak için)
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #48 : 02 Ekim 2018, Salı - 17:26 »
1.) Irak Kuzeyinde yer alan Gara ve Avaşin bölgelerinde, hudut hattındaki üs bölgelerine silahlı saldırı hazırlığında oldukları keşif ve gözetleme vasıtalarıyla tespit edilen silahlı yedi bölücü terör örgütü mensubu düzenlenen hava harekâtları ile etkisiz hale getirilmiştir. (Bilgilendirme yapılmıştır.)

2.) Şırnak/Beytüşşebap’ta devam eden operasyonda tespit edilen iki sığınakta altı adet roketatar mühimmatı, iki adet el bombası, 750 adet biksi makineli tüfek fişeği, 200 adet AK-47 piyade tüfeği fişeği, 14 adet elektrikli fünye ve muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.

3.) İcra edilen arazi aramalarında, Diyarbakır/Dicle'de iki, Iğdır/Aralık'ta bir ve Hakkâri/Çukurca kırsalında iki adet olmak üzere, tespit edilen toplam beş el yapımı patlayıcı imha edilmiştir.

4.) Mardin/Nusaybin’de icra edilen arazi aramalarında bir adet zağros keskin nişancı tüfeği, sekiz adet fişeği, iki adet dürbünü, bir adet M-4 piyade tüfeği, bir adet susturucusu, iki adet tabanca şarjörü, 30 adet tabanca fişeği, iki adet el bombası, bir adet el telsizi, bir adet termal dürbün ve muhtelif malzeme ele geçirilmiştir.

5.) Siirt/Eruh’ta, devam eden operasyonlarda muhtelif gıda ve yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.

Kaynak: Türk Silahlı Kuvvetleri, resmî ağ yüzü. Yurtiçi Terörle Mücadele Harekâtı bölümünden, Ekim'in 1'i faaliyetleri.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #49 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 00:38 »
Para aklama operasyonu: ABD'deki İranlıların hesaplarına komisyonla para gönderen 417 kişiye gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen çalışmalar kapsamında, yurt dışındaki 28 bin 88 hesaba, döviz kurları üzerinden yaklaşık 2,5 milyar lira gönderdiği tespit edilen ve hakkında gözaltı kararı verilen 417 kişiden 216'sı yakalandı. Şüphelilerin işlemler karşılığı komisyon aldığı alıcı hesapların ABD'deki İranlılar olduğu belirtildi.

İstanbul İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, devletin ekonomik finansal güvenliğini hedef alan eylem ve kişilere yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet" ve "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet" suçlarından bazı kişilere yönelik soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, MASAK ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yürütülen çalışmalarda, 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren farklı zamanlarda değişik banka şubelerinden ve ATM'lerden 5 bin lira ve üzerinde olmak üzere yurt dışındaki toplam 28 bin 88 hesaba döviz kurları üzerinden toplam 2 milyar 455 milyon 332 bin 141 lira gönderildiği belirlendi.

İncelemede, bu işlemi gerçekleştirenlerin "komisyon" adı altında menfaat temin ettikleri, transfer alıcıların ise büyük bölümünün ABD'de yaşayan yerleşik İran uyruklu kişiler olduğu tespit edildi.

Bu kapsamda, İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan kararlar doğrultusunda, 417 şüpheli hakkında, gözaltı, yakalama ve arama kararı çıkarıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 40 ilde yürütülen operasyonlarda ise şu ana kadar 216 şüpheli gözaltına alındı.

KOMİSYON ADI ALTINDA MENFAAT TEMİNİ

Açıklamada, "Bu işlemleri gerçekleştiren kişilerin komisyon adı altında menfaa temin ettiklerinin, tranfer alıcılarının büyük çoğunluğunun ABD'de yerleşik İran uyruklu kişiler olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan karar uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığımızca 417 şüpheli hakkında gözaltı yakalama ve arama kararı çıkartılmıştır" denildi.


İstanbul merkezli çok sayıda ilde 'para aklama' başta olmak üzere, mali suç işleyenlere yönelik şafak operasyonu düzenlendi.

Kaynak: NTV/Anadolu Ajansı. 2018.10.02 günü.
« Son Düzenleme: 03 Ekim 2018, Çarşamba - 00:42 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #50 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 06:45 »
« Son Düzenleme: 03 Ekim 2018, Çarşamba - 06:51 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #51 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 14:52 »
Afrin'deki yabancı teröristler Türk komandolarından nasıl kaçtıklarını anlattı

ABD, Çin, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinden gelerek terör örgütü PKK/YPG saflarına katılan yabancı teröristler, Afrin'deki Zeytin Dalı harekatı sırasında korkusuz Türk ordusundan nasıl kaçıştıklarını anlattıkları görüntüler ortaya çıktı.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından Afrin'de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı sırasında ABD destekli terör örgütü PKK/YPG saflarına katılan yabancı teröristlerin, Türk ordusundan nasıl korktuklarını anlattıkları görüntüler ortaya çıktı.

"GERÇEKTEN DE TÜRK KOMANDOLARIYDI"

Terör örgütü PKK/YPG saflarında Türk ordusuna karşı savaşan yabancı üç teröristten biri o anki şaşkınlığını şu sözlerle ifade etti:

"Ağaçların arasından daha fazla adamın geldiğini gördük. İşte o zaman Türk üniformalı birilerini gördük. ÖSO askerleri değildi, gerçekten de Türk komandolarıydı. Sonrasında kıyamet koptu resmen. Bizi kuzeyden vuruyorlar, doğudan ve batıdan her yerden vuruyorlar. Yanımızdaki PKK'lılardan biri 'Yürümeyin, araç falan beklemeden koşarak kaçın' dedi. Sonra havanlar gelmeye başladı. Bu durumda anladık ki bu tesadüf değil, bizim şehre doğru gittiğimizi, kaçmaya çalıştığımızı görebiliyorlar. "

"HER YER ÇOK SESSİZ"

Türk ordusunun destansı başarısını korku dolu ifadelerle anlatan bir diğer yabancı terörist ise:

"Her yer çok sessiz... Havan falan yok... Sonra tam yemek yediğimiz ve rahat rahat eğlendiğimiz sırada birden bire her yerden mermi gelmeye başladı hemen arkamızdan. Ben "Ne oluyor?" dedim... Sonra PKK'lılardan biri dedi ki, "Düşman geldi." Bombardıman sonra hava saldırıları başladı. Dedikki 'aman tanrım geliyorlar...' Askerlerle dolu araçlar gördük. Üzerimize doğru Allah'ü ekber' diye bağırarak geliyorlardı. Yüzlercesi her yönden bize ateş ederek geliyorlardı. Tam şehrin merkezindeydiler. Ama daha önce hiç böyle bir şey yaşamadım. İki kez, dördümüz de kuşatıldık. Sonunda kaçmayı başardık"

"ÖLECEĞİMİZDEN YÜZDE 90 EMİNDİK"

Yabancı teröristlerin verdikleri röportajda Türk komandolarının korkusuzluğu açıkça gözler önüne seriliyor. Korkularını kaçtıktan sonrasında da üzerinden atamayan yabancı teröristlerden bir diğeri ise, "Öleceğimizden yüzde 90 emindik" sözleriyle dile getiriyo
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #52 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 14:52 »
Sayın Yörük Efe yazinizi okudum sağolun bu konu hakkında o kadar doluyuz ki yazılacak çok şey var. konu farklı olsa da arada Bizim konu hakkında güzel açıklamalar var.
Yiğidi öldürüp hakkını vermek lazım yıllardır çok iyi götürdüler işi planlarını İlk Rusya sonra Türkiye bozdu.zaten hatırlayın ilk halk hareketleri İlk Rusya ve İran'da(Ahmedinejad'ın zamanı) denendi.cunki bu iki ülke kilit ülkelerdir.Turkiyeyi zaten elde görüyorlardı feto sayesinde zaten o yüzden apoyu gozden çıkardılar.Rusya kendini kurtardı İran hâlâ tehlikede ve aynı şekilde bizde. Ben hiçbir zaman ne Rusya ya ne İran'a guvenirim sadece ABD ile yapılacak bir anlaşmaya bakar bizim geleceğimiz bu yüzden ne İran ne Rusya pyd pkk ile aralarını sogutmuyor.amerikanin Rus İran ambargosu olmasa biz bırakın Suriye'ye girmeyi şu an kendi ülkemizi savunuyor olurduk.ve bu direk Bir saldırı değil birbirimize karşı olurdu.
Kısaca bizi kuşatan sadece ABD değil aynı zamanda Rusya hatta İran (kendi ömrünü uzatmak için)

Baktım. Ertan Bey her zaman dinlenilmesi gereken bir kişidir. Dinlemeye değiyor.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #53 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 15:23 »
Değerlendirmeye değer. BD'nin Kuşatma Hareketleri başlığında Vural Bey'in geçtiği sunumla biraz koşa (parallel) değerlendirilebilir (bakmışlar için).

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #54 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 20:36 »
Anlatırken biraz muallakta kalıyor gibi; çünkü yalnızca olanı anlatıyor, ilerisini sunmuyor yalnızca fırsatlardan söz ediyor. Karşı tarafın sonlara doğru soru sorması ondan. Ancak adamın anlatmaya çalıştığı şey önemli bir şey. Dünyânın üzerinden yürüyeceği düzeni kast ediyor. Yeni bir alt yapı, yeni bir, esâsen içtimâî olmayan ''içtimâi'' düzen. 90lı yılların başında bir derginin kapağında ''Gelecek dijital birimde.'' diyordu.

Hepsinde doğru mudur, değil midir, ayır bir konu, ancak dinlemekte yarar var.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #55 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 21:16 »
A.A.: ABD polisi Pensilvanya'da FETÖ'nün kampında silahlı bir kişiyi arıyor

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde Fethullah Gülen'in bulunduğu çiftlikte polis hareketliliği yaşandı. Anadolu Ajansı, bölgedeki görgü tanıklarının ifadesine göre, ABD polisinin çiftlikte ve çevresinde arama yaptığını duyurdu.

İlk bilgilere göre polis, Gülen'in bulunduğu çiftlikte yaşanan bir olayı soruşturmak için bölgeye gitti. Çiftliğin çevresinde çok sayıda polis aracı görülürken polis helikopteri de havadan denetim yaptı.

Polisin silahlı bir kişiyi aradığı da iddialar arasında. Polis olayla ve soruşturmayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.

Kaynak: NTV, AA üzerinden. 2018.10.03 günü.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #56 : 04 Ekim 2018, Perşembe - 17:20 »
Batman'da 4 şehîdimiz, 5 yaralımız var. Üçünün durumu ağır. Zırhlı araç geçişi sırasında EYP patlatılmış.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #57 : 04 Ekim 2018, Perşembe - 17:25 »
Şehîdimiz ne yazık ki 7 oldu.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #58 : 04 Ekim 2018, Perşembe - 18:40 »
Ankara'da DEAŞ'ın sözde eğitim kurumuna operasyon

Terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı olduğu belirtilen Tevhid dergisine ait, sözde eğitim kurumu olarak kullanılan binaya polis operasyon düzenledi. Milli Eğitim yetkililerinin de katıldığı operasyonda eğitim verildiği iddia edilen 4-9 yaş arasındaki çocuklar, ailelerine teslim edilmek üzere emniyete götürüldü.



Ankara'da polis, terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı olduğu belirtilen bir dergiye ait, sözde eğitim kurumu olarak kullanılan binaya operasyon düzenledi.

AA'nın haberine göre, Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, terör örgütü DEAŞ'ı desteklediği belirlenen Tevhid dergisinin Etimesgut ilçesindeki binasına operasyon yaptı.

Binada, sözde eğitim kurumu oluşturulduğu ve yaşları 4-9 arasında değişen çocuklara örgütün ideolojileri doğrultusunda eğitim verildiği belirlendi.

Milli Eğitim yetkilileri ve Çocuk Şube ekiplerinin de katıldığı operasyonda, binada sözde eğitim verilen çocuklar, ailelerine teslim edilmek için emniyete götürüldü.

Bina ise ekiplerce mühürlendi.Terör örgütü DEAŞ'ın üst düzey yöneticisi olduğu belirtilen ve tutuklu olan "Ebu Hanzala" kod adlı Halis Bayancuk'un da daha önce zaman zaman binaya gelerek, toplantılar yaptığı belirtildi.

Polis ekiplerinin binadaki arama ve incelemeleri devam ediyor.

Kaynak: HaberTürk. 2018.10.04 günü.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3283
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #59 : 04 Ekim 2018, Perşembe - 18:56 »
AA: Pensilvanya'daki FETÖ kampında güvenlik kameralarının bozuk olduğu ortaya çıktı

Anadolu Ajansı (AA), 'FETÖ lideri Fetullah Gülen’in Pensilvanya eyaletindeki kampında dün yaşandığı iddia edilen silahlı şüpheli olayında, kampın girişindeki kameraların bozuk olduğunun ortaya çıkmasıyla soru işaretlerine neden olduğunu' bildirdi.

AA muhabirinin, kampta 3 buçuk yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Austin Davos’tan edindiği bilgiye göre, şüphelinin bulunduğu noktayı gören iki kameranın da çalışmadığı ortaya çıktı.

Muhabirin 'şüphelinin eşkaliyle ilgili' ısrarlı sorularına yanıt veremeyen görevli, bu kişinin kameralar tarafından tespit edilmiş olması gerektiği yönündeki soruya, "Burayı gösteren kameralar çalışmıyor" yanıtını verdi.

'KAMERALAR BOZUK OLDUĞU İÇİN ŞÜPHELİYE DAİR GÖRÜNTÜ ELDE EDİLEMEDİ'

Buna göre kampın girişindeki güvenlik görevlilerinin şüpheliyi tespit edemedikleri, aynı şekilde kampın girişini gösteren kameraların da bozuk olması sebebiyle şüpheliye ait görüntülerin mevcut olmadığı belirlendi. Davos, söz konusu iki kameradan birisinin bir süredir bozuk olduğunu, diğerinin ise önceki gün dün bozulduğunu iddia etti.

Kapıdaki güvenlik görevlileri, “Elinizde şüphelinin eşkali var mı?” şeklindeki soruya ise “Hayır. Bunu polise sorun” şeklinde kaçamak yanıt verdi. AA'ya göre yüksek güvenlik tedbirleri alındığı bilinen kamptaki kameraların birdenbire bozulmuş olması, akıllarda 'silahlı şüpheli olayının ne şekilde gerçekleştiğine' yönelik soru işaretleri bıraktı. Güvenlik görevlileri sabah kampa gelen şüphelinin silahlı olduğunu iddia etse de polis raporunda şüphelinin silah taşıdığına dair bir ifadeye de yer verilmedi.

'ŞÜPHELİ KAMPA GİRMEYE ÇALIŞTI' İDDİASI

Öte yandan FETÖ'nün ABD'deki kuruluşlarından Ortak Değerler İttifakı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 'şüphelinin kampa girmeye çalıştığı' iddia edilirken, kapıdaki güvenlik görevlisin 'şüphelinin sadece kampın girişinde durduğunu' belirtmesi de dikkat çekti.

AA ekibi olay mahallinde araştırmalarını sürdürürken FETÖ kampında yöneticilik yapan Emrullah Polat adlı firarinin kamptan ayrılırken kameralara yakalanmamak için bölgeden hızla uzaklaşması da objektiflere yansıdı.

KAMPTA POLİS SORUŞTURMASI

Pensilvanya Eyalet Polisi Lehighton bölgesi tarafından yapılan 'kamuyu bilgilendirme' raporunda, olay mahallinde görüldüğü rapor edilen şüphelinin yakalanamadığı belirtilmişti. Açıklamada, "Belirtilen tarih ve saatte polisler, bir silahın ateşlendiği ihbarı üzerine belirtilen adrese intikal etti. Güvenlik görevlisi, (kampın) güvenlik girişinin dışında izinsiz bir kişinin olduğu yöne doğru ateş etmiş. Tanımlanamayan kişi olay yerinden kaçmış. Polis memurları bölgedeki aramalarını tamamladılar ve tanımlanamayan kişiyi bulamadılar. Soruşturma sürüyor." ifadesine yer verilmişti.

Söz konusu şüphelinin tamamen siyah giyinmiş beyaz bir erkek olduğu belirtilen raporda, şüphelinin silahlı olduğuna yönelik bir ifade ise yer almamıştı.

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde bulunan FETÖ kampında sabah saatlerinde meydana geldiği bildirilen bir olayı araştırmak üzere kampın etrafını polisin sardığı belirtilmişti.

Kaynak: Sputnik. 2018.10.04 günü.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun