13 Kasım 2019, Çarşamba - 07:13

Gönderen Konu: Terörle Mücadele Harekâtı  (Okunma sayısı 36889 defa)

0 Üye ve 11 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı kosavalı1989

Terörle Mücadele Harekâtı
« : 31 Mayıs 2017, Çarşamba - 01:10 »
Advertisement
      PKK’nın bölgesel 'franchising' stratejisi

PKK, bölgede ‘franchise’lar kurarak hayatta kalmaya ve müteakip dönemde ise yayılmaya çalıştı.

Norbert Reich By Royal Design isimli kurmaca romanında, Avrupa Konseyi başkanı olması muhtemel Peter Schneider’a El-Kaide’nin suikast düzenleme planından söz eder: “El-Kaide Schneider’ı öldürmek üzere bir plan yapmaktadır. Ama bunu nasıl yapacaktır? El-Kaide tetiği başkasının çekmesini istemektedir. Bunu Kızıl Ordu Fraksiyonu’na mı yoksa Fransız Doğrudan Eylem (Action Directe) isimli örgüte mi havale edeceklerdir? Hayır, tetiği hiç beklenmeyen bir örgüte çektirmek istiyorlar. PKK’yı kullanacaklar; ne de olsa, PKK’nın Almanya’da on bin kişilik bir gücü ve kırk bin kişilik de bir sempatizan kitlesi var. Ayrıca Kızıl Ordu Fraksiyonu onları kamplarda da eğitiyor.”

Bu kısa kurmaca not bize PKK’nın Avrupa’daki derin yapılanmasına dair gerçek durumu yansıtırken, PKK’nın Ortadoğu’da yeni bölgesel yapılanmasına Batı’nın verdiği destek unutulmaktadır. Öcalan’ın 1999 yılında yakalanmasından bu yana geçen süre içerisinde, PKK hayatta kalmak ve yayılmak için ‘franchising’ adı verilen bir yöntemi benimseyerek yeni bir bölgesel yapılanmaya gitti. Polis Akademisi bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Terörizm ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi’nin yayınladığı son rapor, PKK’nın benimsemiş ve uygulamaya koymuş olduğu bu yeni bölgesel terör yapılanmasını ve onun olası küresel sonuçlarını farklı boyutlarıyla ortaya koyuyor.

TERÖRİST ‘FRANCHİSİNG

‘Franchising’ stratejisi, terör örgütleri bağlamında, şimdiye kadar hep El-Kaide’nin 2003-2004 sonrası yeni yapılanmasıyla ilişkilendirildi. 11 Eylül terör saldırılarının akabinde Afganistan’ın işgali ve ‘küresel terörle mücadele’ nedeniyle büyük bir baskı altına giren El-Kaide, önce varlığını devam ettirmek, akabinde gücünü arttırmak amacıyla, Arap yarımadasından Güney Asya’ya, Mağrip’ten Afrika’ya kadar uzanan bir ‘franchising’ ağı kurdu. Bu nedenle Farrall, 2011 yılına gelindiğinde “Bugün artık El-Kaide geleneksel, piramit şeklinde bir emir komuta zincirine sahip, hiyerarşik bir terör örgütü değildir. Şubeleri ve ‘franchise’ları üzerinde tam bir emir komuta zincirine sahip değildir” demekteydi.



Kendisine biat ederek ‘El-Kaide Irak’ adını alan El-Tevhid Ve’l-Cihad gibi ‘franchise’ları sayesinde El-Kaide hem daha önce sahip olmadığı kadar geniş bir alanda hareket imkanı buldu hem de merkezi liderlik üzerindeki baskının olası sonuçlarına karşı kendini korumaya aldı. Örgüt lideri Bin Ladin 2011 yılında Pakistan’da öldürüldüğünde de El-Kaide yeni ‘franchising’ yapılanması sayesinde gücünü muhafaza etme imkanı buldu.

Değişen ulusal, bölgesel ve küresel şartlara ayak uyduramayan her örgüt yok olmaya mahkumdur. Bu düstur gereğince, PKK da Öcalan’ın yakalanmasıyla birlikte tarihinin en büyük varoluşsal krizine sürüklenirken, organizasyonel bir yeniden yapılanmaya gitti. 2000 yılında toplanan olağanüstü kongreden itibaren başlatabileceğimiz bu süreçte, PKK adeta kendini yeniden keşfetti. PKK 2002 yılında toplanan kongrede, tüm eylemlerini durdurarak KADEK isimli yeni bir oluşum meydana getirdi. Bu oluşumla birlikte PKK tedricen bir ‘parti kompleksi’ haline geldi. Alınan yeni karara göre, ‘öncü parti’ olarak PKK tüm eylem alanlarını kontrol edecek, ancak bu ‘parti kompleksi’ içindeki diğer grupların ve oluşumların eylemlerini artık yönetmeyecek, sadece koordine edecekti. 2002 yılında Irak’ta bir PKK ‘franchise’ı olarak Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi (KDÇP) kurulurken, aynı kongrede Suriye’de de bir 'askeri kol’ ihtiyacı dile getirildi.

PKK ‘ÇATI TERÖR ÖRGÜTÜ' HALİNE GELDİ

Bu karar neticesinde PYD, PKK’nın bir ‘franchise’ı olarak 2003 yılında Suriye’de kuruldu. Tabii ki PYD bir anda gökten inmedi; Esed ailesiyle yıllardır süren ilişkiler sayesinde PKK, Suriye’nin kuzeyinde kısıtlı da olsa bir zemine ve gerekli bağlantılara sahipti. PKK 2004 yılında İran’da PJAK isminde başka bir ‘franchise’ oluşturdu. Türkiye’de ise aynı yıl TAK kuruldu. PKK liderliğinin Türkiye’de, Öcalan’ın yakalanmasından sonra büyük bir baskı ve iç tartışmalar yaşadığı bir dönemde, örgüt bölgede ‘franchise’lar kurarak hayatta kalmaya ve müteakip dönemde ise yayılmaya çalıştı. Yani PKK bu süreçte klasik ‘komünist parti’ yapılanmasından bir ‘parti kompleksi’ne evrildi. Kısacası, PKK bugün bir ‘şemsiye’ örgüt veya ‘çatı terör’ örgütü haline geldi.

Suriye’deki devrim hareketlerinin bölgesel ve uluslararası anti-devrim güçleri tarafından önce iç savaşa evrilmesi, ardından DEAŞ’la terörle mücadele eksenine indirgenmesi neticesinde, PKK’nın ‘franchising’ yapılanması başka bir boyuta taşındı. DEAŞ’ın Ayn el-Arab saldırısından sonra ortaya çıkan ‘Rojava devrimi’ söylemi ve buna eşlik eden ‘demokratik otonomi’ ve ‘demokratik konfederalizm’ kavramları, geçmişte her zaman birlik içinde olmadığı DHKP-C ve MLKP gibi marjinal sol terör örgütlerinin bile PKK’nın yanında yer almalarına, onun ‘franchise’ları haline gelmelerine yol açtı. Suriye’deki olayların gelişimi PKK’nın bölgesel terör yapılanmasında çarpan etkisi yaparken, bu örgütün neden uluslararası değil de ulus-aşırı bir örgüt olduğunu da bir kez daha gözler önüne serdi.

Kendisini geçmişte de ‘küresel sosyalizmin öncü bir partisi’ olarak gören PKK, söyleminde de değişikliğe giderek daha küresel çapta, sadece Ortadoğu’yla sınırlı olmayan yeni bir söylem benimsedi. Geçmişte de militanlarının önemli bir kısmını Suriye’den bulan PKK, 2017 itibariyle Kürt ve Kürt olmayan çok sayıda Batı ülkesi vatandaşını Suriye’ye çekmeyi başararak ulus-aşırılaştı. Bugün gelinen noktada, Amerika’dan İspanya’ya kadar çok sayıda anarşist, farklı çizgilerden gelen devrimciler ve Marksistler, PKK’nın Suriye ‘franchise’ları bünyesinde savaşmaya ve PKK’nın yeni söylemini tekrarlamaya başladılar. Örneğin PKK’nın Suriye ‘franchise’ı saflarında DEAŞ’a karşı savaşan İspanyol anarşistler ‘Komünist Yeniden İnşa’ adlı bir örgütün mensuplarıdır. Az sayıda Batılı yabancı savaşçı PKK’nın komünist söylemini ve pratiğini itici bulup YPG’den ayrılırken, diğer birçok Batılı yabancı savaşçı için YPG’nin bu kadar ‘kızıl’ olması bir tercih sebebidir. Bu bağlamdaki son gelişme, ‘Uluslararası Devrimci Halk Gerilla Güçleri’ isminde uluslararası anarşistlerden oluşan bir silahlı örgütün, PKK’nın yanında Suriye’de kurulmasıdır.

1990’lı yıllarda da dine karşı duruşunda değişiklik imajı veren ve ‘ateist’, ‘din karşıtı’ suçlamasından kurtulmak için dini söyleme başvuran PKK, 2000’li yıllarda ‘demokratik otonomi’ gibi kavramlarla, artık bağımsız bir devlet peşinde olmadığını iddia etti. Ancak otoriter ve muhalefete karşı tahammülsüz yapısı Türkiye’deki uygulamalarından da gayet iyi bilinen PKK’nın yurtdışındaki sempatizanları dahi, örgütün Suriye’deki ‘demokrasi’ söylemiyle totaliter eylemleri arasında büyük bir uçurum olduğunu teslim etmektedir. Bu nedenle PKK’nın Suriye’nin kuzeyinde oluşturduğu yapılanma, dış gözlemciler tarafından artık ‘mini-totaliter bir devletçik’ olarak tanımlanmaktadır. PKK’nın yaymaya çalıştığı ideolojik değişim imajına rağmen, PKK Stalinist liderlik modelini devam ettirmektedir.

PKK’nın yeni yapılanmasının El-Kaide örneğinden kısmi farkı, PKK’nın merkezi lider kadrosunun tüm ‘franchise’lar üzerinde El-Kaideye oranla daha sıkı bir kontrolünün olmasıdır. PYD, YPG, PJAK, TAK ve KDÇP birer PKK ‘franchise’ı olsa da, otonomileri son derece sınırlıdır. Her bir ‘franchise’ arasında operasyonel ve ideolojik geçişlilik mevcutken, her birinin lider kadroları PKK/KCK tarafından belirlenmektedir.

AVRUPALI TERÖR-SUÇ ŞEBEKESİ

Avrupa hem bir suç hem de terör örgütü olan ve hem ideolojisi hem de militan profili tamamen ulus-aşırılaşan PKK’yı desteklemeye devam etmektedir. Halbuki Casier’e göre, PKK 90’lı yıllarda Avrupa’nın en marjinal sol gruplarıyla omuz omuza durmuştur. Radu’ya göre, Öcalan İtalya’da, Yunanistan’da ve Fransa’da sol partilerin desteğini almış ve Almanya’daki ve İtalya’daki Marksist terör örgütleriyle işbirliği içerisinde olmuştur. Uyuşturucu ticaretinde Peru’nun Aydınlık Yol örgütüyle İngiltere’de işbirliği yapan PKK, yine İngiltere’de Tamil Kaplanları’yla yardımlaşmıştır.

Batı halen Avrupa’nın en büyük uyuşturucu ve insan ticareti örgütlerinden birisi olan ve zorla haraç toplayan bu örgüte destek vererek, ulus-aşırı bağlantılarının çok katmanlı hale gelmesine göz yummakta, kendi güvenliğini de orta ve uzun vadede tehlikeye atmaktadır.

EUROPOL’ün her yıl yayınladığı ‘Terörizm Durum ve Trend Raporları’na bakıldığında, 2008 yılında yayımlanan raporda, Almanya’da o yıl gerçekleştirilen on beş terör saldırısının on dördünün Kongra-Gel tarafından yapıldığı bildirilmektedir. 2009 yılına ait rapor, Avusturya’da meydana gelen kundaklamaların tamamını Kongra-Gel mensuplarının yaptığını not etmektedir. 2014 yılına ait rapor, “AB, temel eylemlerini Avrupa toprakları dışında gerçekleştiren terör gruplarının finans kaynakları yarattıkları, lojistik sağladıkları, sığındıkları ve malzeme elde ettikleri yer haline gelmiştir. Bu örgütler temelde PKK, DHKP-C, Kuzey Kafkasya’daki bazı örgütler ve Hizbullah’tan oluşmaktadır” demektedir. 2016 yılındaki rapor ise “PKK’nın Avrupa’da topladığı yasadışı paraların tamamını PYD, HPG ve YPG’yi desteklemek için kullandığını” not etmektedir.

2005 yılında Avrupa’da uyuşturucu ticaretinin yüzde 80’inin PKK kontrolünde gerçekleştiği, yine PKK’nın 1992 yılında Avrupa uyuşturucu piyasasının yüzde 80’ini kontrol ettiği de bu raporlarda not edilmektedir. PKK’nın bir suç ve terör örgütü niteliği bu kadar aşikarken, genelde Batı’nın, özelde Avrupa ülkelerinin PKK’nın ulus-aşırı terör-suç yapılanmasına göz yummaları, hele de Avrupa’da marjinal sol ve sağ akımlar bu denli yükselişteyken hiç akıllıca değildir.

PKK’nın ortaya koyduğu ‘demokratik otonomi’ söylemi demokratik olması şöyle dursun, Uluslararası Kriz Grubu’nun son raporunun bahsettiği gibi, Batı demokrasi anlayışına tamamen terstir. Bunun da ötesinde, yine son günlerde PKK’nın yanında savaşan bir Batılı anarşistin itiraf ettiği gibi, Suriye’deki ‘Apocuların’ hedefi uzun vadede ABD’dir. Avrupa başkentlerinden gelen bu anarşistler, devrimciler, sosyalistler ve komünistler, ülkelerine, çantalarında yeni terör bağlantılarıyla, yeni taktiklerle, yeni ve daha tutkuyla inandıkları bir anarko-sosyalist ideolojiyi yaymak üzere döneceklerdir. Suriye'nin kuzeyi, bu haliyle bir devrimin merkezi değil, 90’lar ve 2000’lerde El-Kaide’nin ardından, yeni bir uluslararası terör ‘hub’ı olmaya doğru ilerlemektedir.
 

Çevrimdışı TRD

  • "Kadının feraseti erkeğin feraseti ile ölçülür" Cengiz Han
  • İrkin
  • *
  • İleti: 105
  • Beğeni Sayısı: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Düzen Nizam İntizam
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #1 : 31 Mayıs 2017, Çarşamba - 14:42 »
Giresun'da Rusya pasaportu taşıyan 2 IŞİD'li yakalandı
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201705311028685652-giresun-rusya-pasaportu-isid/
benim ilçemde bile varlar
« Son Düzenleme: 25 Aralık 2018, Salı - 03:19 Gönderen: Caner Çetin »
 
Beğenenler: Yunus Can Akbaş

Çevrimdışı TRD

  • "Kadının feraseti erkeğin feraseti ile ölçülür" Cengiz Han
  • İrkin
  • *
  • İleti: 105
  • Beğeni Sayısı: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Düzen Nizam İntizam
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #2 : 31 Mayıs 2017, Çarşamba - 15:43 »
Diyarbakır'da çatışma:3 asker şehit oldu.
Diyarbakır' ın 6 ilçesinde yürütülen operasyonlarda bugün çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı. Çatışmada 2 PKK' lının öldürüldüğü bildirildi.
 

Çevrimdışı TRD

  • "Kadının feraseti erkeğin feraseti ile ölçülür" Cengiz Han
  • İrkin
  • *
  • İleti: 105
  • Beğeni Sayısı: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Düzen Nizam İntizam
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #3 : 05 Haziran 2017, Pazartesi - 14:35 »
ABD'nin YPG'ye gönderdiği silahların PKK'ya geçmemesi için verdiği güvenceye güvenen yok! Emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu nedenini tek tek sıraladı

PKK'nın Suriye kolu YPG ile Rakka operasyonunu başlatan ABD'nin, örgüte verilen silahların PKK'ya geçmemesi için Türkiye'ye güvence verdiğini Başbakan Binalı Yıldırım açıklamıştı. Verilen silahların listesinin Türkiye'ye verileceğini duyuran ABD'nin, "kara gücüm" dediği YPG'nin PKK ile bağı ortadayken verdiği "güvenceler" inandırıcı bulunmadı. Milliyet yazarı Tunca Bengin, bu terddütleri köşesine taşıdı. Üstelik, konunun uzmanlarından emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu'nun ağzından... Babüroğlu'nun yanıtlarını "Hu ABD, silahalar nerede?" başlıklı köşesine taşıyan Bengin, yazısında şu ifadeleri kullandı:

ABD ‘Rakka operasyonunda kara gücüm’ dediği terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’ye ağır silah ve zırhlı araç desteğini resmileştirdi. Hem de Rakka’nın çatışmasız teslim alınmasına dönük DAEŞ’le pazarlık yapıldığı, hatta bir kaçış koridoru bırakıldığına dönük iddialar ayyuka çıkmışken. Yani ABD açısından Rakka makka hikaye gerçek niyet Suriye’nin kuzeyinde 100 bin kişilik düzenli PYD/YPG yani PKK ordusu kurmak. Tıpkı Kuzey Irak’ta oluşturduğu Peşmerge ordusu gibi. Sonrasında da ABD destekli bu silahlı güçlerin denetimindeki Irak ve Suriye topraklarını birleştirerek Birleşik Kürdistan’ın yolunu açmak. Nihai hedef de puzzle’nin İran ve Türkiye topraklarını da  içine alan hayal üzerine...

Dolayısıyla da ABD’nin şu an PYD/YPG’ye verilen silahların detaylarını Türkiye ile paylaşma ve amacı dışında kullanılmaması için takip etme sözleri de tam anlamıyla bir oyalama ya da yutturmaca taktiği. Aynen ‘YPG Menbiç’ten çıkacak, kesinlikle Fırat’ın doğusuna çekilecek’ masalında olduğu gibi.

Niyesini Emekli Tuğgeneral, Dr. Naim Babüroğlu anlatıyor:

“ABD diyecek ki ben 100 tane roketatar, 3 tane zırhlı araç, üç tane tank verdim. Seri numaraları şunlardır, şu kişilere teslim ettim, şu birlikte kullanılıyor. Doğru zaten bu olması gereken bir şey ama bu silahların kontrol edilip başka bir yere kaydırılmasını önleyecek sistem yok. Yalan yanlış yerde bu silahlar kayboldu diyecekler, satacaklar. Türkiye’ye getirip PKK’ya verecekler. Verdiklerinde Fırat’a düştü ya da çatışmada ölülerle beraber IŞID ele geçirdi diyecekler.”

Bu silahların namluları Türkiye’ye karşı dönecek yani?

“Kesinlikle. Verdiği bazı ağır silahlar çok önemli. Örneğin tanksavar silahları etkilidir, bizim zırhlı araçlara tanklara karşı kullanılabilir. Verdiği uçaksavar silahları da bizim uçak, helikopterlerimize karşı kullanılabilir çünkü YPG-PKK farklı diye bir şey yok. O da sınırdan Türkiye’ye geçecek PKK da oralarda dolaşacak. Zaten PKK’nın sözde lider kadrosu onların başında.”

Nasıl anlaşılır?


Bu silahların PKK tarafından da kullanılacağı çok açık. Peki bu anlaşılır mı ve de anlaşılırsa ne olur? Babüroğlu devam ediyor:

“Diyelim Türkiye’ye geldi, herhangi bir yerde kullanıldı ve ele geçirildi. ABD’nin Türkiye’ye verdiği envantere bakılır seri numarası tutuyorsa denir ki sen kullanılmayacağını söyledin ama PKK kullandı. ABD de buna ‘PYD bize söz vermişti, biz bir araştıralım’ diyecek ama araştırmanın sonucu olmayacak.”

Tabii silah ele geçerse?

“Elbette ve envanterde de ABD bunu samimi olarak göstermişse. Çünkü hangi silah verildiyse yüzde yüzü ABD’nin kendi envanterinde olacak ama bunların kaçta kaçını Türkiye’ye verdiği listeye dahil edecek acaba.”

PKK’dan çok sayıda seri numaraları silinmiş silah da ele geçiriliyor?

“Niye siliyorlar? Kim tarafından verildiği, nereden alındığı ya da çalındığı belli olmasın diye. O zaman ABD’den de hesap soramazsın. Evet bu ABD silahı ama seri numarası olmadığı için envanterden takip edemem diyecek. Acaba başka yerden mi ele geçirdi gibi cevaplar verilebilir. Örneğin Peşmergeye verilen silahlar mı oraya gitti gibi... Sonuç olarak bu çok mantıksız bir şey. Neden mantıksız hani şöyle olsa Rakka operasyonu bir ay sürecek,bitiminde  kullanılan bu kara gücü denilen YPG lağvedilecek ve eldeki tüm silahları ABD alacak tamam o zaman. Ama o halde dahi silahların belli bir bölümünü geri alabilir. Çünkü, kaybettik, IŞİD ele geçirdi diyeceklerdir. Zaten böyle bir durum söz konusu değil PYD/YPG artık kuzeyde bir koridor oluşturma aşamasında, PKK Sincar’a gelmiş şimdi Rakka’ya gidiyor. Rakka’dan sonra belki Deyrizor’a ya da Palmira’ya gidecek ve Suriye’deki bu savaş belki 15-20 yıl daha devam edecek. Ve biz 15-20 yıl bu silahları takip edeceğiz. Bu mümkün görünmüyor. Neden görünmüyor? Bir kere silah atış yapa yapa kendiliğinden de eskiyecek, belki de yenisini vereceklerdir.”

Özetle dememiz o ki bu silahların hiç bir surette ABD’ye dönme ya da akıbetini takip etme olasılığı yok. Olasılık sıfır ama söyleniyor. Dolayısıyla bu durumu en güzel anlatan da aslında şu tekerleme: Komşu, komşu! Huuu!.. Oğlun geldi mi? Geldi. Ne getirdi? İnci boncuk. Kime kime? Sana bana. Daha kime? Kara kediye. Kara kedi nerde? Ağaca çıktı. Ağaç nerde? Balta kesti. Balta nerde? Suya düştü. Su nerde? İnek içti. İnek nerde? Dağa kaçtı. Dağ nerde? Yandı bitti kül oldu...
 

Çevrimdışı oğuz18

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #4 : 20 Haziran 2017, Salı - 00:44 »
Son dakika... PKK'dan alçak tuzak: 1 asker şehit 6 asker yaralı

Terör örgütü PKK'nın Çukurca'dan Van'a hareket eden eden askeri konvoya roketatar ve uzun namlulu silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda 1 asker şehit oldu, 6 asker de yaralandı.

http://mobil.hurriyet.com.tr/son-dakika-pkkdan-alcak-tuzak-1-asker-sehit-6-asker-yarali-40495426

Sehidimize Allahtan rahmet diler, gazilerimize acil sifalar diliyorum.
"Savaşmadan düşmana baş eğdirmek becerinin doruğudur"
 

Çevrimdışı oğuz18

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #5 : 20 Haziran 2017, Salı - 01:11 »
Bu aksam suriyede ve iraktaki pkk - pyd kamplari hava kuvvetlerimiz tarafindan vurulmalidir. Abd savunma bakaninin ve genelkurmay baskaninin Türkiyeye gelisi oncesi  abd ye verilecek böyle bir mesaja ihtiyac var.

 Haberde bu saldirinin roketle yapildiği söyleniyor. Amerikanin pkk-pyd ye verdigi silahlarin bize donecegi kacinilmazdir. Bu saldirida kullanilan silah ne olursa olsun pkk yi suriyede de iraktada vurmaliyiz.
Vurmaliyizki; Abd ,; köpeğinin ipini tutsun.
Suriye bu haldeyken bile sinirlarimiz icinde pkk eylemlerine devam ediyorsa , yarin birgün suriyede sular durulunca pkk -pyd Turkiyede hangi silahlarla ne tür eylemlere girişecektir.

Kapsamli bir operasyon degil ama sinirlarimiz icindeki her terör saldirisindan sonra bir kac ucagimiz suriye semalarinda pyd yi vurmalidir.

Suriyede düşürülen rejim ucagindan sonra, abd ve rusya arasinda ipler gerilmis durumda. Rejim pyd ile hem isbirligi yapiyor, hem bombaliyor. İran orta menzilli fuzelerle irak uzerinden Daesi vurarak güç gosterisinde bulunuyor.

Bolgede sular isiniyor.

Cumhurbaskanimiz amerika seyahatinde söyleyeceklerimizi ve yapacaklarimizi söyledi. Simdi bu yapacaklarimizin ilk isaretlerini gostermeliyizki abd gordügü pkk devleti ruyasinda yavas yavas kabuslar görmeye başlasin..



« Son Düzenleme: 20 Haziran 2017, Salı - 12:42 Gönderen: oğuz18 »
"Savaşmadan düşmana baş eğdirmek becerinin doruğudur"
 

Çevrimdışı Magneto

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #6 : 20 Haziran 2017, Salı - 22:52 »
Yine roketatarli saldiri yine 1 sehit!
SSM'ye gore sozlesme 9 ay once imzalandi. LUTFEN RPG agi montajini bitirelim!

Ek-1
Son gunlerde neden roketatar kullanimi artti? *Gubre kullanimina sıkı kontrol geldi
*Yeni EYP tespit yontemleri basarili olmaya basladi

Ek-2
*Ozellikle 2014 sonrasi yurticinde saklanan cok sayida roketatar ve muhimmat var
*Sinirdan hala cok sayida roketatar gecirebiliyorlar

Ek-3
*Sahadaki aktif terorist sayisi azalinca sicak catismadan kaciyorlar
*Belediyelere kayyum atanmasi meskunda EYP gomulmesine engel oluyo

Ek-4
*IHA'lar artinca kirsalda gozetleme olanaklarimiz cok artti
*Roketatar kullanim egitimi ve edinim maliyeti ATGM'ye kiyasla cok kolay

Ek-5
*Tank ve personeline agir zarar vermek icin ATGM lazim iken zirhli araclara RPG veya AT-4 benzeri roketatarlar yeterli olmakta

Ek-6
Bunlar ve daha fazlasi yuzunden bir ara nispeten duraklamaya giren EYP saldirilari sonrasi yontem degistirip buna yoneldiler. SON.

https://twitter.com/TyrannosurusRex

 
Beğenenler: oğuz18

Çevrimdışı TRD

  • "Kadının feraseti erkeğin feraseti ile ölçülür" Cengiz Han
  • İrkin
  • *
  • İleti: 105
  • Beğeni Sayısı: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Düzen Nizam İntizam
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #7 : 22 Haziran 2017, Perşembe - 01:38 »
Necmettin Yılmaz 23 yaşındaydı..
Pkk terör örgütü tarafından, önce kaçırılıp sonra işkence edilerek öldürüldü
Ve kendisi bir öğretmendi...!
 

Çevrimdışı TRD

  • "Kadının feraseti erkeğin feraseti ile ölçülür" Cengiz Han
  • İrkin
  • *
  • İleti: 105
  • Beğeni Sayısı: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Düzen Nizam İntizam
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
 

Çevrimdışı oğuz18

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #9 : 29 Haziran 2017, Perşembe - 19:52 »
Konunun adı 'Terörle Mücadele ve Son Gelişmeler'' olarak değiştirilebilinirmi ?
Böylesi daha uygun olur diye düşünüyorum..
"Savaşmadan düşmana baş eğdirmek becerinin doruğudur"
 

Çevrimdışı oğuz18

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #10 : 29 Haziran 2017, Perşembe - 19:55 »
Irak'ın kuzeyine düzenlenen hava harekatında 7 terörist etkisiz hale getirildi


Türk Silahlı Kuvvetlerince, Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgelerine düzenlenen hava harekatında, sınır hattındaki üs bölgelerine eylem hazırlığında oldukları belirlenen bölücü terör örgütü PKK mensubu 7 terörist etkisiz hale getirildi.



Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK), Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgelerine düzenlenen hava harekatında, ilk belirlemelere göre sınır hattındaki üs bölgelerine saldırı hazırlığı yaptıkları tespit edilen 7 terör örgütü PKK mensubu etkisiz hale getirildi.

Genelkurmay Başkanlığından yapılan bilgilendirmeye göre, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca, sınır hattındaki üs bölgelerine saldırı hazırlığında oldukları belirlenen bölücü terör örgütü PKK mensuplarına yönelik olarak Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgelerine hava harekatı düzenlendi.

Harekatta teröristlerce kullanılan barınma alanları ve silah mevzileri imha edildi.

İlk belirlemelere göre 7 terörist etkisiz hale getirildi.

Görevlerini başarıyla tamamlayan jetler, emniyetle üslerine döndü.

http://aa.com.tr/tr/turkiye/irakin-kuzeyine-duzenlenen-hava-harekatinda-7-terorist-etkisiz-hale-getirildi-/851235
"Savaşmadan düşmana baş eğdirmek becerinin doruğudur"
 

Çevrimdışı oğuz18

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #11 : 29 Haziran 2017, Perşembe - 20:43 »
İHAL'AR BULDU JETLER VURDU

Hakkari’de 3 terörist etkisiz hale getirildi!


Hakkari'de, Irak'ın kuzeyindeki Avaşin Keri Dağı bölgesindeki 3 terörist güvenlik güçlerince etkisiz hale getirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Irak'ın kuzeyindeki Avaşin Keri Dağı bölgesinde insansız hava aracı ile terörist görüntüsü alınması üzerine, bölgeye hava operasyonu düzenlendi.

Operasyonda, 3 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi.

http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/06/29/hakkaride-3-terorist-etkisiz-hale-getirildi



"Savaşmadan düşmana baş eğdirmek becerinin doruğudur"
 

Çevrimdışı oğuz18

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #12 : 29 Haziran 2017, Perşembe - 20:48 »
Diyarbakır'da çatışma: 3 terörist öldürüldü!


Diyarbakır'ın Lice İlçesi kırsalında devam eden operasyonda bugün saat 16.30 sıralarında çıkan çatışmada PKK'lı 3 terörist öldürüldü, 1 asker yaralandı

Diyarbakır'ın Lice ilçesi kırsalında 3 PKK'lı teröristin öldürüldüğü çatışmada bir asker yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, Lice ilçesi Kutlu köyü kırsalında bir grup bölücü terör örgütü mensubunun bulunduğu istihbaratı üzerine geniş kapsamlı operasyon başlatan güvenlik güçleri, Kerpiçören mezrasında PKK'lı teröristlerle temas sağladı.

Teröristlerin, güvenlik güçlerinin "Teslim ol" çağrılarına ateş açarak, karşılık vermesi üzerine çatışma çıktı.

3 teröristin silahlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirildiği çatışmada, bir asker yaralandı.

Yaralı asker, Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesine bağlanan eski Asker Hastanesine kaldırılarak, tedavi altına alındı.

Bölgede operasyon sürüyor.

http://www.sabah.com.tr/gundem/2017/06/29/diyarbakirda-catisma-3-terorist-olduruldu
"Savaşmadan düşmana baş eğdirmek becerinin doruğudur"
 

Çevrimdışı TRD

  • "Kadının feraseti erkeğin feraseti ile ölçülür" Cengiz Han
  • İrkin
  • *
  • İleti: 105
  • Beğeni Sayısı: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Düzen Nizam İntizam
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #13 : 02 Temmuz 2017, Pazar - 13:40 »
Mardin/Dargeçit'te Kayyum ile AK Parti'li yöneticilere yönelik eylem için keşif yaptığı belirlenen kadın terörist yakalandı..

 
Beğenenler: Tuğra

Çevrimdışı TRD

  • "Kadının feraseti erkeğin feraseti ile ölçülür" Cengiz Han
  • İrkin
  • *
  • İleti: 105
  • Beğeni Sayısı: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Düzen Nizam İntizam
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #14 : 02 Temmuz 2017, Pazar - 13:52 »
Mardin Dargeçit kırsalında, saldırı hazırlığı yapan Pkk'lı teröristlere yönelik icra edilen hava harekâtı ile 5 terörist öldürüldü.

Şırnak'ın Beytüşşebap/Kato Dağı bölgesinde 1.İdil ilçesinde hava harekatı ile  5 terörist ölü olarak ele geçirilmiştir.
« Son Düzenleme: 02 Temmuz 2017, Pazar - 13:56 Gönderen: TRD »
 
Beğenenler: Tuğra

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #15 : 10 Mart 2018, Cumartesi - 19:25 »
Biri lider kadrodan olmak üzere 18 terörist etkisiz hale getirildi

2-9 Mart tarihleri arasında Diyarbakır, Mardin ve Irak'ın kuzeyinde gerçekleştirilen operasyonlarda, biri lider kadrodan olmak üzere 18 terörist etkisiz hale getirildi.



Zeytin Dalı Harekatıyla teröristlere ağır darbe vuran Mehmetçik, yurt içerisinde de teröristlere göz açtırmıyor.

Komandolar birçok noktada araziyi karış karış tarıyor. Diyarbakır ve Mardin kırsalı ile Irak'ın kuzeyindeki operasyonlarda, son bir haftada aralarında sözde üst düzey sorumluların da olduğu 18 terörist etkisiz hale getirildi.

 21 mağara, sığınak ve silah mevzi imha edildi. Arazi aramalarında 1 Doçka uçaksavar, 17 uzun namlulu silah, 35 el bombası ve patlayıcı yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi.

Teröristlerin tuzakladığı çok sayıda el yapımı patlayıcı da yerinde imha edildi.

Operasyonlarda terör örgütünün finans kaynaklarına da ağır darbe vuruldu..

Son bir haftada yaklaşık bir buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi.

http://www.trthaber.com/haber/gundem/biri-lider-kadrodan-olmak-uzere-18-terorist-etkisiz-hale-getirildi-354651.html
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #16 : 26 Mart 2018, Pazartesi - 23:25 »
Irak'ın kuzeyinde 12 terörist etkisiz hale getirildi

Kuzey Irak'ın Hakurk/Kani Rash bölgesine düzenlenen hava harekatında 12 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.



Irak'ın kuzeyinde Hakurk/Kani Rash bölgesine düzenlenen hava harekatında 12 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Genelkurmay Başkanlığının Twitter hesabından yapılan paylaşımda, "Hakkari'de görev yapan komandolar tarafından Kuzey Irak Hakurk/Kani Rash bölgesinde sürdürülen operasyonlarda 12 terörist, düzenlenen hava harekatı sonucunda etkisiz hale getirilmiştir. 10 Mart 2018'de başlayan operasyonda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 67 olmuştur." bilgisine yer verildi.

https://aa.com.tr/tr/turkiye/-irakin-kuzeyinde-12-terorist-etkisiz-hale-getirildi/1100073
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #17 : 26 Mart 2018, Pazartesi - 23:49 »
ABD'nin "General" Dediği PKK'nın Sözde Münbiç Yöneticisi Şervan Derviş Öldürüldü

ABD'nin "general" dediği, terör örgütü PKK'nın sözde Münbiç yöneticisi Şervan Derviş'in keskin nişancılar tarafından öldürüldüğü iddia edildi.



PKK'nın sözde Münbiç yöneticisi Şervan Derviş keskin nişancılar tarafından öldürüldüğü öne sürülüyor. Elebaşı Şervan Derviş, terör örgütü tarafından birçok kirli iş için görevlendirilmiş Kandil'in talimatıyla bazen 'sözcü', bazen de 'komutan' kılığına girmişti.Son olarak PKK/PYD'nin Münbiç'te kurduğu sözde askeri meclisin sözcüsü olarak atanmıştı. Bu nedenle PKK içinde 'joker' olarak biliniyordu. İşgal altındaki Münbiç'i ziyaret eden ABD'li Korgeneral Paul E. Funk'la birlikte poz verip Türkiye'ye tehditler savurması ise büyük tepki çekmişti.

GÖĞSÜNDEN İKİ KURŞUN

İddiaya göre, ABD'nin 'general' olarak tanımladığı terörist Derviş, önceki gece PKK/PYD'nin Münbiç'teki sözde ana karargâhına gitmek için aracına binmeye çalıştığı sırada, kurşunların hedefi oldu. Derviş, kimliği belirlenemeyen bir keskin nişancı tarafından göğsünden 2 kez vuruldu. Teröristbaşının korumalarının hedef olmaktan korktukları için bir süre Derviş'e müdahalede bulunamadığı öğrenildi.

ERBİL'E GÖTÜRÜLDÜ

Şervan Derviş, daha sonra korumaları tarafından apar topar hastaneye kaldırıldı. Örgüt 'ağır yaralı', yerel kaynaklar ise öldüğü bilgisini geçti. Kandil'in talebi üzerine Derviş'in Erbil'e götürüldüğü ve Barzani'ye bağlı güçlerin hastane etrafında kuş uçurtmadığı öne sürüldü.

KATLİAMLARIYLA BİLİNİYOR

ABD silahlarına ve askerlerine güvenen PKK/PYD'li terörist Derviş, Münbiç'e harekâta hazırlanan Türkiye'yi tehdit etmeye kalkmıştı. Tıpkı Afrin'den ardına bile bakmadan kaçan teröristler gibi, "Müdahale olursa, Türk askerine cehennemi yaşatırız" demişti. Münbiç'te Arap halkı katlederek etnik temizlik yapan terörist, Ayn el Arap ve Tel Abyad'dan Türkiye'ye yönelik saldırıların da baş faillerinden biri olarak biliniyor.

MÜNBİÇ'TE EĞİTİP AFRİN'E YOLLADILAR

Şervan Derviş, Twitter adresinden ABD'liler tarafından Münbiç'te eğitilen teröristlerin fotoğraflarını paylaşmıştı. Bu teröristlerin Afrin'de Mehmetçik'e saldırılar düzenlediği ortaya çıkmıştı.

ABD'LİLERLE ŞOV YAPTI

DEAŞ'la mücadele adı altında PKK tarafından işgal edilen bölgelere 20'ye yakın üs kuran ABD, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Afrin'den sonra sıra Münbiç'e de gelecek" açıklamasının ardından büyük panik yaşamıştı. Bu nedenle ABD'li Korgeneral Paul E. Funk bölgeye giderek terörist başı Derviş'le poz vermiş ve "Bizi vurursanız agresif şekilde karşılık veririz" diyerek Türkiye'yi tehdit etmişti.

https://www.haberler.com/teror-orgutunun-sozde-generali-servan-dervis-10693306-haberi/
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #18 : 31 Mart 2018, Cumartesi - 16:38 »
Fransa'nin Türkiye'ye yaptığı ''YPG ile Türkiye arasında arabulucu olabiliriz'' çağrısından sonra Türkiye'den çok sert tepkiler geliyor,gelmesine ama söylenmesi gereken bazı sözler bence söylenmedi.Ne söylendi ''Boyundan büyük işlere girme'' ''Sen kimsin ki bu işlere giriyorsun'' ''Sana bu görevi kim verdi''.Evet bu sözler çok önemli sözler.Lakin kanaatimce Fransa'ya örnekleme yapılarak bu sözlere daha anlam katılabilir.Mesela Charlie Hepdo saldırısından sonra Fransa tüm dünyaya çağrıda bulunarak dünya liderleri terör için el ele yürümüştü.Hatta bu yürüyüşte dönemin Başbakanı Ahmet DAVUTOĞLU'da iştirak etti.Bizler burada bu çağrıyı hatırlatıp Fransa'ya yapılan destek Türkiye'ye gelince nasıl oluyor da Terör örgütüne yönleniyor denilebilir.Ayrıca Türkiye olarak Fransa'nın başına bela olan Terör örgütleri ile arabuluculuk önerisi de bulunulabilir.Hatta mütekabiliyet ilkesi ile bu terör örgütlerinin yöneticilerini Türkiye'ye çağırıp Fransa'ya yaptıkları eylemler konusunda görüşmeler yapıp eylemsizlik önerisi yapılabilir.

Elbette hiç bir terör örgütü ile görüşmek,istişare etmek ülkemiz adına doğru bir hareket tarzı değildir.Hiç bir insanın burnu kanamasın.Hiç bir kimseye zarar gelmesin.Ancak oyunu kuralına göre de oynamak gerekiyor bazen.Eğer ülkemizde eylem yapılmasını istemiyor ve insanlarımızın zarar görmesini istemiyorsak,batının bizlere 1970'li yıllardan beri yapmış olduğu terör ile hizaya getirmek eylemlerine bir dur demek istiyorsak batının uyguladığı benzer yöntemler bizim içinde mübahtır diye düşünüyorum.Aynen savaşlarda savaşan taraflar nasıl ki düşman askerini gözünü kırpmadan öldürüyor,bu da bir savaştır.40 bin insanımız öldü bizim.Yüzbinlerce yaralı yüz milyar dolarlarca maddi kaybımız var bizim.Bizim akan kanımızın,hatta insanımızın hiç bir değeri yok batılıların gözünde.Bir Türk'ün,terör ile yaşama hakkının elinden alınması onlar için hiç bir değeri yok.Anacak Fransa da ki Charlie Hebdo olayında ölen 12 Fransız vatandaşının kanı çok değerli.Batı bizleri bir böcek bir fare gibi görüyor.Buna bir şekilde dur denmelidir.
 

Çevrimdışı vural

Ynt: Terörle Mücadele Harekâtı
« Yanıtla #19 : 01 Nisan 2018, Pazar - 00:17 »
Fransa'nin Türkiye'ye yaptığı ''YPG ile Türkiye arasında arabulucu olabiliriz'' çağrısından sonra Türkiye'den çok sert tepkiler geliyor,gelmesine ama söylenmesi gereken bazı sözler bence söylenmedi.Ne söylendi ''Boyundan büyük işlere girme'' ''Sen kimsin ki bu işlere giriyorsun'' ''Sana bu görevi kim verdi''.Evet bu sözler çok önemli sözler.Lakin kanaatimce Fransa'ya örnekleme yapılarak bu sözlere daha anlam katılabilir.Mesela Charlie Hepdo saldırısından sonra Fransa tüm dünyaya çağrıda bulunarak dünya liderleri terör için el ele yürümüştü.Hatta bu yürüyüşte dönemin Başbakanı Ahmet DAVUTOĞLU'da iştirak etti.Bizler burada bu çağrıyı hatırlatıp Fransa'ya yapılan destek Türkiye'ye gelince nasıl oluyor da Terör örgütüne yönleniyor denilebilir.Ayrıca Türkiye olarak Fransa'nın başına bela olan Terör örgütleri ile arabuluculuk önerisi de bulunulabilir.Hatta mütekabiliyet ilkesi ile bu terör örgütlerinin yöneticilerini Türkiye'ye çağırıp Fransa'ya yaptıkları eylemler konusunda görüşmeler yapıp eylemsizlik önerisi yapılabilir.

Elbette hiç bir terör örgütü ile görüşmek,istişare etmek ülkemiz adına doğru bir hareket tarzı değildir.Hiç bir insanın burnu kanamasın.Hiç bir kimseye zarar gelmesin.Ancak oyunu kuralına göre de oynamak gerekiyor bazen.Eğer ülkemizde eylem yapılmasını istemiyor ve insanlarımızın zarar görmesini istemiyorsak,batının bizlere 1970'li yıllardan beri yapmış olduğu terör ile hizaya getirmek eylemlerine bir dur demek istiyorsak batının uyguladığı benzer yöntemler bizim içinde mübahtır diye düşünüyorum.Aynen savaşlarda savaşan taraflar nasıl ki düşman askerini gözünü kırpmadan öldürüyor,bu da bir savaştır.40 bin insanımız öldü bizim.Yüzbinlerce yaralı yüz milyar dolarlarca maddi kaybımız var bizim.Bizim akan kanımızın,hatta insanımızın hiç bir değeri yok batılıların gözünde.Bir Türk'ün,terör ile yaşama hakkının elinden alınması onlar için hiç bir değeri yok.Anacak Fransa da ki Charlie Hebdo olayında ölen 12 Fransız vatandaşının kanı çok değerli.Batı bizleri bir böcek bir fare gibi görüyor.Buna bir şekilde dur denmelidir.


 sayın yörükefe  yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum .türkiyede terörü bitiren hamle 'eğer burada burada bombalar patlarsa avrupada amerikada da patlayabilir terör küresel bir sorundur 'çıkışıdır.  ki maalesef ülkemizde yaşanan acılar orayıda etkileyince bize hak verilmiştir. 
 şimdiki gündem asılda aynı olsa da özgürlük savaşçısı sıfatıyla kullanılan maşa terör grupları inşallah oda halledilecek .ilk virajı aştık ikincisi kaldı .