17 Kasım 2019, Pazar - 09:56

Gönderen Konu: Bilim ile Uzluk Bildirmeleri  (Okunma sayısı 392 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Bilim ile Uzluk Bildirmeleri
« : 23 Kasım 2018, Cuma - 19:07 »
Advertisement


Yeni 5 nm üretim teknolojisine geçişin 2020 yılında başlayacağı tahmin ediliyor.

Apple ve Huawei mobil cihazlarında 7 nanometrelik işlemcileri kullanmaya başladı. Qualcomm’un da önümüzdeki ayın başında ilk 7 nm işlemcisini tanıtması bekleniyor.

Mobil piyasa yeni üretim teknolojisine geçişi hızlı bir şekilde gerçekleştirirken, PC donanımı üreticileri biraz daha geriden geliyor. Intel hala 14 nanometre işlemciler üretiyor, Nvidia ise 12 nanometre ekran kartlarını yaklaşık 1 ay önce piyasaya sürdü.

Bu geçişte en hızlı yol alan şirket ise AMD. AMD’nin önümüzdeki yıl ilk 7 nanometre ekran kartlarını ve işlemcilerini piyasaya süreceği tahmin ediliyor.

7 nanometreden sonraki adım ise 5 nanometre olacak. Analistler de 5 nanometreye geçişin 2020 yılında başlayacağını tahmin ediyor. 7 nanometrede olduğu gibi, 5 nanometrede de ilk adımları mobil işlemci üreticileri atacak.

2020 yılı bu açıdan mobil cihazlar için önemli bir yıl olacak. 5 nanometre işlemcilerin yanı sıra 5G teknolojisinin de yaygınlaşmaya başlaması, bu dönemde çıkacak olan telefonların yeteneklerini doğrudan etkileyecek.

Haber: Technopat.

https://www.technopat.net/2018/11/23/5-nanometre-islemciler-2020-yilinda-piyasada-olacak/
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Bilim ile Uzluk Bildirmeleri
« Yanıtla #1 : 13 Ocak 2019, Pazar - 13:42 »
52 ülkeden bin 200 bilim insanının yaptığı çalışma sonucunda, yerin altında, toplam ağırlığının 15 ile 23 milyar ton arasında olduğu, dünyadaki tüm insanların toplam ağırlığının yüzlerce katı, tahmin edilen bir mikro-organizma topluluğu keşfedildi. İngiliz gazete The Guardian’ın haberine göre, dünyanın derinliklerinde yaşayan bu mikro-organizmalara ait bu ekosistemin, dünyadaki bütün okyanusların hacminin 2 katı büyüklüğünde olduğu da belirtildi. Tennessee Üniversitesi’nden Doçent Doktor Karen Lloyd, çalışma hakkında şunları söyledi: “Bu araştırma, yeni bir hayat kaynağı bulmak gibi. Araştırma sürecinde ilerledikçe sürekli yeni yaşam türleri keşfediyoruz. Dünyanın derinliklerinde, üzerinde olandan daha çok ‘yaşam’ var.” Araştırma için gerekli örnekler, yerin 5 kilometre altına dek uzanan sondaj çalışması sayesinde elde edildi.

52 ülkeden bin 200 bilim insanının yaptığı çalışma sonucunda, yerin altında, toplam ağırlığının 15 ile 23 milyar ton arasında olduğu, dünyadaki tüm insanların toplam ağırlığının yüzlerce katı, tahmin edilen bir mikro-organizma topluluğu keşfedildi. İngiliz gazete The Guardian’ın haberine göre, dünyanın derinliklerinde yaşayan bu mikro-organizmalara ait bu ekosistemin, dünyadaki bütün okyanusların hacminin 2 katı büyüklüğünde olduğu da belirtildi. Tennessee Üniversitesi’nden Doçent Doktor Karen Lloyd, çalışma hakkında şunları söyledi: “Bu araştırma, yeni bir hayat kaynağı bulmak gibi. Araştırma sürecinde ilerledikçe sürekli yeni yaşam türleri keşfediyoruz. Dünyanın derinliklerinde, üzerinde olandan daha çok ‘yaşam’ var.” Araştırma için gerekli örnekler, yerin 5 kilometre altına dek uzanan sondaj çalışması sayesinde elde edildi.

“Diğer Dünyalarda Bizi Nasıl Tuhaflıklar Bekliyordur, Kim Bilir”

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden mikrobiyal ekolojist Rick Colwell de, araştırma hakkında yorumlarda bulundu. Yer altındaki yaşamda zaman ekseninin bambaşka bir biçimde işlediğini belirten Colwell, bazı mikro-organizmaların, depremler, erozyonlar ve tektonik hareketler haricinde hareket etmeksizin binlerce yıldır canlı olduğunu açıkladı. Colwell, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Biz insanlar, güneş ve aya göre şekillenen günlük döngülere, göreceli olarak daha hızlı süreçlere alışkınız. Fakat bu organizmalar, yavaş ve daha daimi, jeolojik süreçlerin bir parçası.”

Yer altı biyosferi, jeolojik ve coğrafi yapıya göre bir hayli çeşitlilik gösterebiliyor. Bu biyosferlerin toplam sahası, 2 milyar kilometreküplük bir alanı kaplıyor, ve gelecekte bu alanın daha da genişlemesi bekleniyor. Carnegie Bilim Enstitüsü’nden mineralog Robert Hazen, bu çarpıcı çalışmadan yola çıkarak şu soruyu sordu: “Kendimize sormamız gerekir: Eğer gezegenimizdeki hayat bu denli farklılığa sahipse, diğer dünyalarda bizi nasıl tuhaflıklar bekliyordur, kim bilir?”

Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM
Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2018/dec/10/tread-softly-because-you-tread-on-23bn-tonnes-of-micro-organisms

http://beyinsizler.net/bilim-insanlari-yeraltinda-milyarlarca-mikro-organizmanin-bulundugu-bir-eko-sistem-kesfetti/



İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun