20 Kasım 2019, Çarşamba - 10:49

Gönderen Konu: Dünyada İlk Seri Atışlı Sahra Topunun Mucidi Ahmed Süreyya Emin  (Okunma sayısı 1196 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Advertisement
Eskiyle yeni, dünle bugün, doğuyla batı arasında ezel-ebed kavganın trajik kayboluşları arasında, Osmanlı İmparatorluğu son bir hamle ile asırların kendisinde biriktirdiği mirasın ağır sorumluluğunu taşımasının bir tesadüf olmadığını göstermiştir. Bu bir devlet politikası olmaktan ziyade, İmparatorluğu oluşturan esas unsur olan insan potansiyelinin değerini göstermesi bakımından ilginçtir.

XIX. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğunun inkıraz devri, bir çok nevakısın görüldüğü, siyasi sadematların arttığı buhranlı ve bir o kadar da atılımların yapıldığı bir dönemdir. Osmanlı topçuluğunun, Avrupa topçuluğu karşısında gerilemesi uzun bir süre devam ettikten sonra; zaman zaman top yapımında silkinme ve atılımlar olmuştur. Ahmed Süreyya Emin Bey (1848-1923) seri atışlı bir top yapılabileceğini kanıtlayan dünyadaki ilk insan olarak parlak bir başarıya imza atmıştır. Türk modeli bu topun yapılmasının başarılması Ahmed Süreyya Emin Bey’in bireysel yeteneklerinin bir tezahürüdür.

Halen İstanbul’da Harbiye Askeri Müzesinde sergilenen bu topun, ilk Türk icadı olarak kayıtlara geçen seri atışlı bir sahra topu olduğu görülmektedir.(1)
 
Bu topun ön tarafında, kalkan ile baskı teşkilatının birleştiği yerde sarı bir plaket üzerinde Osmanlıca şu ibare bulunmaktadır;
 
''Zeytinburnu Fabrikası Mamulât-ı Muhterî Ahmed Süreyya Emin''
 
Marangozluk mesleğinin en zor ve en büyük kabiliyete mazhariyet icab ettiren bölümü, kalıp marangozluğudur. Ahmed Süreyya Emin Bey bu yüksek kabiliyetlerinin istimali ile 19 yaşında başlayıp, 21 yaşına kadar iki sene müddetle çalışarak ve kendi parasını harcayarak 500 altın mukabilinde, Zeytinburnu Fabrikasında ilk Türk yapısı, seri atışlı, demontabl sahra topunu icad ve imal etmiştir. Topun yanında Osmanlıca ve Latin harfleri ile şunlar yazılıdır;

1866 – 1868 senelerinde ilk seri atışlı sahra topunu icad eden ve imâl ettiren Ahmed Süreyya Emin Efendi
D: 1264 Rumî – 1848 Miladi
V: 1339 Rumî – 1923 Miladi


Topa ait müze kayıtlarındaki bilgiler;

Çap 8 cm.
Boy 192 cm.
Cidar Kalınlığı 3 cm.
Namlu 12 setlidir.
Dingil Genişliği 175 cm.
Tekerlek Yüksekliği 150 cm.


Topa seri ateşli vasfını kazandıran diğer bilgilerden birisi de, kamanın yalnız elle değil, alt tarafındaki pedala ayakla yapılacak cüz’i bir tazyikin kamayı seri olarak açması ve bu kolaylığın muhtemelen ilk defa uygulanmış olmasıdır.

Tekerleklerde ilk defa demir yerine kauçuğun takılmış olması(2), tekerlek kutrunun daha büyük ve parmakların demir çubuklardan olmasının yanısıra bu topun bir hususiyeti de, tekmil aksamının demonte edilip katırlar üzerinde konulabilmesi ve istenilen bir tepeye çıkarıldıktan sonra, orada tekrar parçaların monte edilip gülle atma vaziyetine getirilebilmesi halinden ibarettir.
 
Top’un mucidi Ahmed Süreyya Emin Bey’in izni dışında, II. Abdülhamid’den irade elde etmeleri suretiyle bu topun imalat resimlerini Alman Krupp Fabrikası mühendisleri alarak iki sene sonra onlar da ilk seri ateşli Alman topunu vücuda getirmişler ve Padişaha’a bir nümunesini hediye edip ayni müzeye koydurmuşlar ve mukabilinde II. Abdülhamid’in Krupp Fabrikası’na nakdi mükâfatı olmuş ise de, asıl top’un mucidi Ahmed Süreyya Emin Bey’e o zamanın hükümeti aferin diye bir takdir sözünü sarf etmemiştir. Bu dönemde Krupp fabrikasının başında Alfred Krupp bulunurken onun 1887 yılında ölümünden sonra fabrikanın başına geçen oğlu Frédéric Krupp zamanında da Osmanlı Devleti ile ilişkiler yoğun bir seyir izlemiş hatta Frédéric Krupp babasının ölümünden hemen bir ay sonra yaptığı ilk seyahat Balkanlara ve İstanbul’a olmuştur. İstanbul gazeteleri, Frédéric Krupp’un 8 Eylül 1887’de Varna yolu ile geldiğini ve hemen sonra da II. Abdülhamid tarafından kabul edildiğini yazarlar. Silah fabrikalarının satış müdürleri de yanındadır. Ertesi günü (9 Eylül) II. Abdülhamid, Cuma selâmlığından sonra Frédéric Krupp’u kabul eder, konuşurlar. Osmanlı padişahı kendisine nişanlar verir. 12 Eylül akşamı da Frédéric Krupp Yıldız sarayında yemeğe Abdülhamid’in davetlisidir. 16 Eylül’e kadar İstanbul’da kalan silah fabrikatörü o gün Abdülhamid tarafından üçüncü defa kabul edilir, veda ederek İstanbul’dan ayrılır(3).

Ahmed Süreyya Emin Bey, 1848 yılında İstanbul’da doğmuş 1923 senesi Nisan ayında yine İstanbul’da intikalleri vaki olmuştur. Makamı Ortaköy’deki Yahya Efendi Camii’nin bulunduğu mezarlıkta aile kabristanındadır. İbtidai ve rüştiye tahsillerini İstanbul’da ikmal etmiştir.
 
Pederleri, Enderunu Hümâyun’da yetişmiş olan Mabeyn-i Hümâyun baş kâtibi merhum Emin Bey’dir. Büyük pederleri Mihrişah Valide Sultan’ın yağlıkçıbaşısı El Hac İbrahim Ağa’dır. Bir ara Posta ve Telgraf nezareti idare meclisi azalığında bulunmuş, bilahare bu vazifeden ihtiyarları ile istifa etmiştir. Hatice Atiyetullah hanımefendi ile evlenmiş iki oğlu dünyaya gelmiştir. Biri Dr. Fuat Süreyya Paşa’dır ki 11 Nisan 1928 tarih ve 1219 sayılı kanuna müteferri Etibba odaları nizamnamesinin madde-i muakkatesi ahkâmına tevfikan kurulan Etibba Odası ‘’üçüncü Mıntıka’’ yedek azalığına seçilen zevat arasındadır. Moda’daki Şifa Hastanesi, Yakacıktaki Süreyya Paşa Hastanesi de onun
eserlerindendir(4). Diğer oğlu Münir Süreyya Bey 1871 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlkokuldan sonra Mekteb-i Sultani’yi bitirmiştir.
 
13 Eylül 1892’de 22 yaşında Mekteb-i Sulatani’de Fransızca öğretmenliği ile devlet memuriyetine başlamış, bu görevine ilaveten 26 Eylül 1892’de Hariciye Tahrirat Kalemine stajyer olarak atanmıştır. 9 Temmuz 1896’da gösterdiği başarılardan dolayı Nişan-ı Âlî -i Osmânî ile taltif edilmiş, 17 Ocak 1897’de ise rütbe-i Sâlise tevcih buyrulmuştur. 8 Kasım 1898’de rütbe-i Saniye sınıf -ı Sanisi tevcih edilerek ünvanı Fransızca Başkatip Muavinliğine yükseltilmiştir. 15 Ocak 1899’da üstün başarılarından dolayı kendisine üçüncü rütbeden Nişân-ı Âlî Osmânî verilmiştir.
 
Sırasıyla Barcelona, Siroz, Nis Başşehbenderliği, Viyana ve Brüksel sefareti Başkitabeti daha sonra da Brezilya, Sao Paulo, Tiflis ve Cenevre Başşehbenderliğine atanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra 19 Ağustos 1927’de New York Başşehbenderliğine atanan Münir Süreyya Bey en son olarak 1 Ağustos 1931’de Hariciye Vekaleti Protokol Umum Müdürlüğü görevine getirilmiştir. 10 Nisan 1932 tarihinde vefat etmiştir(5).
 

(1) Harbiye Askeri Müzesi Env. 194.

(2) Tekerlere konulmuş olan bu sert kauçuk maddesi, zamanla çürümüş olup, halen takılı bulunduğu yerde ufak  bazı kalıntıları göze çarpmaktadır.

(3) Ömer Sami Coşar Atatürk Ansiklopedisi. 1881-1908. cilt.1 S. 85.

(4) Dr. C. Arabacıoğlu, S. 247. 1992. Adana.

(5) Dışişleri Bakanlığı Arşivi.

Kaynak: https://www.academia.edu/7470876/DÜNYADA_İLK_SERİ_ATIŞLI_SAHRA_TOPUNUN_MUCİDİ_AHMED_SÜREYYA_EMİN

Yazı, yazarın (Şafak Tunç) Tophane-i Amire ve Osmanlı Devletinde Top Döküm Faaliyetleri adlı çalışmasından imiş.

*

Topun görüntüsü için tarama yaparken ne acıdır ki yalnızca tek bir, evet bir görüntüye denk gelebildim. Bağlamınca, kendisinin içinde gömülü olduğu şu yüze de denk gelmiş oldum. Okumadım, ancak okumak isteyenler için geçiyorum:

http://medhaldergi.com/oku.php?makaleno=294

Görüntü için şöyle denmiş: ''Resim 5: Harbiye Askeri Müzesi'nde bulunan Zeytinburnu Demir Fabrikası İmali İlk Seri Atışlı Sahra Topu''



''Resim 6: Topun namlu tarafında bulunan madeni etikette "Zeytinburnu Fabrika-i Humayunu Mamulatı Muhterii: Süreyya Emin 01" yazmaktadır.'' denmiş.



Günün sonunda, ilk sahra topunu bulan, yapan bir Türk. Ancak kimimizin bundan haberi var, nece bunu kabul ettirebiliyoruz.. hepsi muamma.

''Resim 4: Ahmet Süreyya Emin BEY.''



Ruhun şâd olsun ulu adam.

*

Konu, bu görüntü bilgi çalışığında da kısaca anılmaktadır:

« Son Düzenleme: 20 Kasım 2018, Salı - 00:17 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Dünyada İlk Seri Atışlı Sahra Topunun Mucidi Ahmed Süreyya Emin
« Yanıtla #1 : 20 Kasım 2018, Salı - 00:33 »
İlgili kitabın adı geçmişken. Burada benzer adla ancak daha hacimle bir başka çalışık var. Dursun burada.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/tophanei-amire-ve-top-dokum-teknolojisi/92867.html&filter_name=Tophane-i%20Amire

İlk yapraklarına bakma imkanınız var.

Aynı yazardan (Salim Aydüz) şu kitap da ilgi çekebilecektir.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/osmanli-biliminin-onculeri/394347.html&filter_name=Osmanlı%20Biliminin
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun