19 Kasım 2019, Salı - 20:34

Gönderen Konu: Güderler (Drones)  (Okunma sayısı 7480 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Malpsoy

  • Tarkan
  • *
  • İleti: 73
  • Beğeni Sayısı: 84
  • Cinsiyet: Bay
  • Bizi bilen bilir, bilmeyende kendisi gibi bilir
  • Referans Olunan Üye(ler): 3
    • Profili Görüntüle
Güderler (Drones)
« : 28 Mayıs 2017, Pazar - 22:13 »
Advertisement
İnsansız hava-deniz-kara araçlarındaki gelişmeleri buradan takip edelim.
« Son Düzenleme: 25 Aralık 2018, Salı - 02:39 Gönderen: Caner Çetin »
 

Çevrimdışı oğuz18

Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #1 : 24 Haziran 2017, Cumartesi - 12:42 »
İnsanlı ve insansız uçakların gelecekteki birlikteliği ve F-35




Bugün sizlere insanlı ve insansız uçakların gelecekte birlikte icra edeceği görevlerde karşılaşacakları engellerden bahsedeceğim. Ağ merkezli harp sayesinde F-35’in müşterek harekâta katkısını da (sadece bir yönü ile) anlatacağım. Bunları anlatırken de mecburen A2-AD kavramına, anti-stealth radarlar denen VHF radarları ve F-35’den kullanılan yapaya zekâya değineceğim.

Belki de 2030-40’lı yılları gördüğümüzde F-22 Raptor gibi hava üstünlüğü uçaklarını bir kenara ayırmak şartı ile, F-35 gibi çok rollü uçakların tamamı insansız uçaklarla müşterek harekât yapacak. Bir görüşe göre de F-35 çok rollü uçaklar içinde son insanlı uçak kalmış olacak.

ABD ordusunun USAF, US.NAVY, US.MARINECORPS gibi kuvvetleri hava görev emrini oluştururken her seferinde insanlı bir uçağın yanına belki de onlardan daha fazla sayıda insansız uçak, hatta yine insansız yarı drone, yarı füze olan son günlerde sık sık sosyal medyada görmeye başladığımız uçan robot savaşçılara benzeyen sistemleri eklemiş olacaklar.

Özellikle Çin ve Rusya, sonrasında İngiltere, Fransa ile onları bir adım geriden takip eden Japonya ve Hindistan’ın da bu kervana katılacağını tahmin etmek zor değil.

Gelecekte SİHA/İHA (UCAV/UAV, insansız silahlı, insansız silahsız hava araçları), her ne kadar yeni teknolojiler kullansa ve teknoloji gittikçe bu yönde evrilse de yoğun siber saldırı / elektronik karıştırmada güvenli bir bağlantı kurmak için ve etraflarındaki az sayıda insanlı uçakla yüksek hızlı taktik veri alış-verişi yolu ile bilgi paylaşmakta zorlanacaktır. Yani tespit ettiği hedef bilgilerini paylaşmakta ve yeni emir almakta kısaca ağ merkezli harp icra etmekte çeşitli engellerle karşılaşacaklar.

Diğer yandan son yıllarda örnekleri çoğalan VHF teknolojilerine dayalı radarlar düşük radar görünürlüğüne sahip stealth dediğimiz insanlı/insansız hava araçlarını ve füzeleri tehdit etmektedir. Ayrıca A2-AD “erişim / alan reddi” veya daha doğru tanımlama ile “geçişe kapatma ve alan hâkimiyeti” stratejileri ile sağlanan entegrasyon ve ağ merkezli harp yeteneğini ve dost unsurun stealth kabiliyetini zedeleyecektir. AWACS gibi tipik C4ISR platformlarının siber savaşa ve yoğun düşman uçak ve füze tehdidine karşı koyarak, havadan savaşı komuta-kontrol etmesinin çok zor hale geleceği ön görülmektedir.

AWACS’ları (havadan erken uyarı ve kontrol uçağı) dahi zor durumda bırakacak olan ve stealth uçaklar ile insansız sistemler kombinasyonunu baltalayacağı öngörülen yukarıda bahsettiğim VHF radarlar ile A2/AD kavramlarını kısaca izah ettikten sonra tekrar ana konumuza geri döneceğim.

Başlıktan da anlaşıldığı üzere gelecekte insanlı / insansız sistemlerin birlikte çalışmasına engel teşkil edecek faktörleri bazı yönleri ile ele almaya çalışıyorum.



VHF ANTi-STEALTH RADARLAR

VHF Radarlar için, Stealth yani düşük radar görünürlüğünün sonunu getirecek teknoloji olacak diyenler gittikçe çoğaldı. 2014'te Çin’deki Zuhai Air Show, yeni Çin radar sisteminin eğer yanlış bilmiyorsam dünya kamuoyuna ilk tanıtıldığı yerdi. JY-26 VHF / UHF faz dizinli radarın, F-22 ve B-2 gibi beşinci nesil ileri gizlenebilirlik iddiasındaki uçakları dahi tespit edebileceği Çinliler tarafından iddia edildi.

Stealth uçaklar düşük görürlük veya mümkünse tam görünmezlik için iki şey yapabilmelidir. Radar dalgalarını yansıtma ve emme. Aslında Stealth kavramı sadece radar görünmezliğini içermez. Tam gizlilik için sadece düşük radar görünürlüğü yetmez. Ayrıca düşük Görsel, Termal (kızılötesi), Akustik, Elektromanyetik emisyon gözlenmesi şartı vardır. Tüm bu şartlar yerine geldiğinde Stealth-ileri gizlenebilirlik özelliği gerçekleşmiş olur. (şu an radarı anlattığım için işin sadece elektromanyetik boyutundan bahsedeceğim) Örneğin F-22 uçağına ön taraftan baktığımızda; önden geriye doğru radar sinyallerinin yansıtacak birkaç yüzey olduğunu görürüz. Radar dalgalarının eğik açılarla dağılması ve göndermeçten çıkan dalgaların almaca çok az enerji ile dönmesi için yani yansımanın en aza inmesi için klasik yansıtıcı noktalar törpülenmiş, yeniden şekillendirilmiştir. Stealth uçaklarda çok az çıplak metal yüzey görülebilir. Yüzeyler mikrodalga sinyalleri emmek için en etkili olan (RAM) boya ile kaplanmıştır.

Antrparantez Jammer cihazlarının da radarları aldatmakta kullanılan başka bir yöntem olduğunu belirterek devam ediyorum.

[imghttp://kokpit.aero//image/data/hakan%20kilic/F35/2.jpg]http://[/img]

HF Havacılık Haberleşme bandını, radar sinyalleri ile istila etmenin başlıca nedeni, Stealth uçakların tespit etmek için en iyi frekans aralığı olmasıdır. Radar emici boyalar VHF'de daha az etkindir. Bu nedenle bir radar enerjisinden kullanışlı yansımalar almak daha zor olur. VHF'de çalışan anti-stealth radar, mikrodalga sistemlere göre avantajlıdır. Her ne kadar modern beşinci nesiller, emici boyaların rezonans ve sınırlamaları dikkate alınarak tasarlanmış olsalar da inanılmaz düşük gözlenebilirlik özelliği daha uzun radar dalga boylarında çok düşük değildir. Ayrıca ağır hava aracının geçişi nedeniyle airmass bozukluğu söz konusudur, bu da radar tarafından azda olsa tespit edilebilir (havanın kırılma indeksinde anlık değişikliklerden dolayı).

Gizli bir uçak, vericiden gelen radar sinyallerini saptırarak düşük görünürlüğe ulaştığından ona karşı etkili bir karşı önlem yansıyan sinyalleri algılamak için eğik açılardaki birçok uzak alıcının geniş alanlara konuşlandırılması olacaktır. (Bosna savaşında düşürülen F-117 için casusluk faaliyeti ile uçağın geçeceği saat ve rota bilindiğinden bu yöntemin denendiği iddia edilmektedir) Daha açık ifade ile güneş ışığının bir prizma veya ince kesilmiş ve cilalanmış kristal tarafından dağıtılması. Yansımaların güneş ışığına tutulan böyle bir kristalin yanlarına, üstüne ve altına gidecek şekilde dağılması gibi. Sinyallerin her alıcının varış zamanının doğru ölçümleri ile uçakların konumunu hesaplamak mümkün olabilir.

Radarın ilk üreticisi Çin’in ordusu yoğun A2-AD uygulaması yaptığı için VHF radarlara ağırlık vermesi de normaldir. Ancak Vietnam ve Singapur kıyılarında da Çin kıyılarında duyulan VHF radarlara ait sinyallerin aynısının duyulması (Bir sinyal ve telsiz dinleme uzmanı duyduğunu iddia ediyor. Hatta internete sinyal ses kayıtlarını koymuş) bu iki ülkeye de gizli ihracat yapıldığı şüphesini doğurmaktadır.

ABD savunma sanayii ise karşı atak olarak yeni ekipman ve taktikler geliştirmeye çalışmaktadır. Ancak şu ana kadar global veya stratejik bazda HGV (hipersonik kayma/saldırı aracı), taktik bazda ise hipersonik seyir füzeleri haricinde etkili bir çözüm duyulmamıştır. Hipersonik araç ve füzelerin aşırı hızları sebebi ile düşman radarının görmesinin bir önemi kalmayacağı düşüncesi ile bu yönde ciddi yatırımlar yapılmıştır. (HGV’leri daha önce iki bölüm anlatmıştım. Yazarlar bölümünden bulabilirsiniz.)



A2-AD

A2 AD kavramı, Anti Access- Area Denial demektir. Türkçeye “geçişe kapatma ve alan hâkimiyeti” ifadeleriyle çevrilebilir. Bugün çatışma ve savaş sinyallerinin parladığı bölgelerdeki askeri dengeler için sık sık A2-AD’den bahsedilmektedir.

Bu konuyu incelediğim bir kaynaktaki ifade hoşuma gitti; bu güne kadarki en başarılı A2-AD örneğinin batılı askeri stratejistlere göre (kendisi de onlardan) Çanakkale savaşı veya savunması olduğunu yazmış. Türk ordusunun, denizde mayınlama ve engel koyma, karadan topçu ve klasik piyade silahları kullanarak Çanakkale boğazını dönemin en büyük donanmalarına karşı kapatması askerlik tarihinde A2-AD örneği olarak okutuluyormuş.

2. Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin hava sahasını koruma amacı ile Alman uçaklarına kapattığı / savaştığı “Battle Of Britain” ise hava sahası hâkimiyetine örnek gösteriliyor.

Çin’in, Çin denizi ve Rusya’nın, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yapmaya çalıştığı veya kriz anında yapmaya çalışacağı şeyde bu olacak. Çin’in, Çin denizinde inşa ettiği ve diğer tüm çevre ülkelerin hukukunu hatta dünya ticaret hacminin %40’nın bu ticaret yolundan geçtiği için tüm dünya ülkelerinin hak ve hukukuna tecavüz ettiği suni adada bu amaçla yapıldı. Yani denizde acil durumlarda inecek bir adamız olsun, ticari bir meydan kazanalım veya bir meydanımız daha olsun mantığı ile değil. Çin bu adayı HQ-9/16/21 vb. hava savunma ve diğer anti-ship füzeleri ile donattı. Hele geçen aylarda teslim almaya başladığı ve dünya üzerinde ikinci kullanıcısı olduğu S-400 Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemini bu adaya konuşlandırdığı takdirde; 400 km radar, 150-250 km füze menzili ile (hangi füzesini aldıklarını henüz bilmiyorum) Çin denizinde artık uçan, kaçan veya yüzen her şey Çin kontrolünde demektir (Bu durum başta bölge ülkeleri Japonya, Güney Kore, Tayvan, Malezya, Singapur, Filipinler, Hindistan ve ABD ile bu ticaret yollarının ablukaya alınmasından rahatsız olacak diğer dünya ülkelerini ciddi rahatsız etmektedir).



Aynı şekilde Rus Amiralin “Karadeniz’de üstünlüğü ele geçirdik, artık Karadeniz Türk gölü değil, Rus gölü” açıklaması da Karadeniz’de Rus A2-AD uygulama imkânının elde edildiğinin ilanı idi. (Rahmetli Süleyman Demirel’in “Ege göl değildir” sözü aklıma gelmedi değil) Gerçi, ben donanmamızın ne zaman Karadeniz’de Ruslara üstün geldiğini anlamış değilim. Şimdi söyleyeceklerimden ötürü Milliyetçiği tekelinde sananlar ile savunma konularından anlamadığı halde trollüğü kimseye kaptırmayanlar (Rusya hayranlarını da ekleyelim) bana kızıp yorumlara başlamasın lütfen. Ancak Rus generalin beyanı bana daha çok politik bir söylem gibi geldi. Rus donanmasının bir ara zayıflamış olması bizim bir ara çok güçlendiğimiz manasına gelmiyor.

Sonuçta Rusya’da Kırım merkezli yani Kırım Yarımadasında üsler kurarak, ta doğu Karadeniz kıyılarına ve Kuzey Kafkasya’ya kadar Bastion anti-ship / seyir füzeleri, S-300/400 Yüksek İrtifa Hava Savunma füzeleri ve SS-26 Iskander TBM’leri ve ayıca donanması ile Karadeniz’de savaş durumunda kolaylıkla A2-AD uygulayacak seviyeye geldi. Buna hava kuvvetlerinin seyir füzesi taşıma kapasiteli TU-160 / Su-34 vb. uçaklarının yardımı da eklemek lazım.

İşte gerek VHF ve UHF radarların stealth özelliği üzerindeki olumsuz etkisi, gerekse A2-AD uygulamalarının araçları olan süpersonik ve hipersonik anti-ship ve SAM (uçaksavar füze sistemlerinin genel adı) füze sistemleri, insanlı ve insansız saldırı paketlerinin en büyük sabotajcısı olacak.

Diğer yandan yoğun EH ve siber saldırı yetenekleri gelecekte daha da gelişmiş olacağından İHA / SİHA’lardaki teknolojik ilerlemeye paralel gelişen EH (elektronik harp) ve siber saldırı yeteneği bu kombinasyonu baltalayacaktır. Oysa savunma sektörünün her alanında bu paralel ilerlemeyi göremiyoruz. Örneğin balistik füze teknolojisi son 30-40 yılda almış başını giderken anti-balistik füze teknolojisi çok gerilerde kalmıştır. Veya havadan havaya füze teknolojisi, kaçma kurtulma yöntemlerinin çok ilerisindedir. Aynı şekilde süpersonik ve hipersonik anti-ship (gemi) füze teknolojisine karşı sistem ve füzeler özellikle hipersonik (5 Mach+) füzelere karşı çaresizdir.



SIRTLAN SÜRÜSÜ

SİHA / F-35 paketini gerek yer hedefleri, gerekse hava muharebesinde avlarını kovalayan bir sırtlan sürüsüne benzetebiliriz (Kurt veya Arslan sürüsüne de benzetebilirdik. Ama o zaman hava araçlarını çok güçlü kılmış olurduk ki bu tanımlama sizin konuyu yanlış anlamanıza sebep olurdu. Bir yorumcu konuyu anlatırken bunlardan ziyade sırtlana benzetmiş çünkü vahşilik ve güçte göz kamaştırıcı olmadıkları halde, çok etkili mücadele taktikleri var. O yüzden bende sırtlan dedim).

Bu paketin taktiği; insanlı F-35 ve diğer insansız uçakların örneğin gelecekte seri üretime geçtiğini varsaydığımız Bell V-247 hedefleme yaparken uçaklarının radar ve diğer sensörler ile elde ettiği verileri hızlıca paylaşmadan ibaret dersek fazla kısaltmış olmayız. Hedefin özelliklerini ve yerinin sürekli paylaştıklarından öncelikle düşmanın daha doğrusu hedefin digital kimliğini sürekli ekranlarda tutacak ve bilgiyi tüm kuvvetlere yangınlaştıracaklar. Diğer yandan, sürekli konum, taktik ve karar değişecekleri için düşmanın durumsal farkındalığını bozup sabote etmiş olacaklar. Bu da düşmanın taktik duruşunu ortadan kaldırdığı gibi savunmasını olumsuz etkileyecek ve dost unsura tam isabetli, kayıpsız bir saldırı imkânı sunacaktır.

İNSANSIZ VE KÜÇÜK UÇAKLARA KARŞI EĞİLİMİN SEBEBİ NE?

Neden gelecekte daha modern ve büyük bombardıman uçakları yapmak yerine insansız ve küçük uçaklara karşı eğilim artıyor?

Evet öncelikle stealth B-2 Spirit’a ilaveten B-21 Reader’ın yapılacağını ve F-22 üretim hattının yeniden açılabileceği haberlerinin çıkmaya başladığını belirtelim. Ancak B-2 ve B-21 az sayıda üretilen / üretilecek, stratejik ve daha çok nükleer bombardıman amaçlı stratejik yani uzun menzilli bombardıman uçakları. Taktik yani konvansiyonel saldırı amaçlı bombalarda taşıyabiliyorlar. B-2 konvansiyonel savaş ve saldırılarda birçok kez kullanıldı ama sayı olarak bir savaşın bombardıman görevini üstlenecek güce sahip olmaları (1,4 Milyar USD ile B-2’nin dünyanın en pahalı uçağı olduğunu düşünürsek) imkânsız.

Diğer yandan daha önceki makalelerde anlattığım X-47B UCAS-D gibi nispeten çok daha küçük insansız, turbofan jet motorlu bombardıman uçakları uçak gemilerinden inip-kalkmaya başladı bile (Yeri geldiğinde X-47B ile ilgili son durumu anlatacağım).

Çünkü ABD gelecekte yani 2035’li yıllardan sonra hemen hemen tüm dünyada gelişmiş hava ve yüzey tehdit yeteneklerinin mevcut olmasından korkuyor. Gelecekte hipersonik silahlar, stealth cruise / seyir füzeleri ve sofistike konvansiyonel balistik füze sistemleri gibi siber tehditler ve hava tehditlerinin miktarı ve sofistikeliği gibi. Yani her yerde etkili SAM ve anti-ship yeteneklerinin kolaylıkla A2-AD’ye imkân tanımasından korkuyor.

1990 Körfez Savaşı’nda sergilediği ezici hava üstünlüğü ve çok etkili CAS’ın (Close Air Support-Yakın hava Desteği) artık geride kaldığının farkında. Şayet 2.Dünya Savaşı’nda ki gibi binlerce B-17/29 (B-2) ve P-47/58 (F-22) üretemeyeceğine göre ne yapmalı? Sayı avantajından yoksun ise ABD kuvvet yapısı, yukarıda bahsettiğim potansiyel düşman yeteneklerine karşı ne yapacak?

İşte bu yüzden çözüm insansız sistemler ve karma yani F-35’li karma paketler. İnsansız sistemlerin özerk C4ISR/ saldırı / bombardıman / siber saldırı ve savunma yeteneklerinin giderek daha da güçlendiğini görüyoruz. Artık hava operasyonlarının belkemiğini oluşturma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar (Hatta ülkemizde dahi bir nebze de olsa böyle değil mi? Uydu ve İHA’ların aldığı görüntülerin C4 merkezlerinde anlık kıymetlendirilmesi üzerine bazen F-16’lar, bazen de SİHA/İHA’ların, güdümlü / güdümsüz roket ve bomba kullanarak terörle mücadele operasyonlarını yurt içinde ve sınır ötesi harekâtlarda başarı ile icra ettiklerinin son günlerde sık sık duymaktayız).

Günümüzde insansız sistemler, dağınık komuta ve kontrol merkezleri veya istihbarat birimleri arasında sürdürülebilir bir bilgi ağı sağlamak için kritik bir bileşen haline gelmiştir. Bununla beraber örneğin, ABD askeri tarafından UAV'lerin veya dronların istihdamına baktığımızda, net kavramsal farklılıklar vardır. Donanma daha sonra F-35’te de anlatacağım yapay zekâya (AI) doğru ilerlerken ve uçakları temel olarak önceden programlanmış şekilde kaldırırken, ABD Hava Kuvvetleri USAF ise insansız ancak pilot kumandalı sistemleri tercih ediyor.


Hatta donanmanın adlandırılmasında drone’yi uçuran personele “drone operatörü” denirken, USAF ise “drone pilotu” olarak isimlendiriliyor. (Terörü övmüş olmayı asla düşünmem ve öyle anlaşılmayacağını umarım ama çok komik geldiği için paylaşmak istiyorum; PKK’da telsiz konuşmalarından duyduğum kadarı ile İHA’lara “adamsız uçak” diyor)

USAF, altıncı ve belki yedinci nesil savaş uçaklarının geliştirilmesinden ziyade F-35’in takipçisi olacak daha gelişmiş insanlı ve insansız sistemler istiyormuş. Aslında insanlı sistemler dediklerinde bu altıncı nesil demek. İnsansız ve F-35 yakın performanslı yani daha otonom ve kabiliyetli olanlar ise X-47B gibi olanlar. Bunlarla Yeni Nesil Hava Hâkimiyeti (NGAD) veya Penetrating Counter Air (PCA-Nüfuz edici karşı saldırı olarak çevirebiliriz) harekâtlarının gerçekleştirilmesi planlanıyor veya amaçlanıyor.

ÇUBUK YERİNE FÜZE İLE YAPILAN BAYRAK YARIŞI

Daha önce yayınladığımız F-35 ağ merkezli harp haberini hatırlayanlar olacaktır. Çölde kurulmuş bir gemi simülasyonu olan ve çok uzaktan baksanız çöle oturmuş bir gemi gibi görünen USS Desert Ship’ten fırlatılan SM-3 füzesi, F-35 tarafından bir nevi teslim alınmış ve hedefine angaje edilmişti. Ben bunu füze ile bayrak yarışı yapılmasına benzetiyorum. Bir platformdan füze ateşleniyor örneğin bu denizde SM-6 veya karada başka bir SM-3 olabilir, yüksek irtifada ki F-35 yerdeki platformun radarlarının görmeyeceği uzaklıktaki hedefe yüksek irtifanın avantajını kullanarak radar veya IR teması kuruyor ve füzenin kumandasını eline alarak hedefe yönlendiriyor / güdülüyor. Ona bir şey olursa başka bir F-35 görevi devralıyor. Tıpkı bayrak yarışı gibi. Bayrak (füze) bitiş çizgisine varana kadar elden ele dolaşabiliyor.

İşte şu ana kadar yazdıklarımıza ve daha önceki bazı makalelerimize bakarsanız gelecekte hava görev emri veya görevi yukarıda bahsettiğim gibi bir bayrak yarışı ve ağ merkezli harp kombinasyonu olacak. Sadece ikisini anlattığım engellemelere rağmen (VHF radarlar ve A2-AD uygulamalarındaki hipersonik anti-ship, ve süpersonik SAM füzeleri) başarılmaya çalışılacak görevlerde;

-Ön tarafta ölümden korkmayan, yiğit mi yiğit, gözü kara, akıl küpü (yapay zekâ) silahlı insansız savaş uçakları veya drone’leri veya otonom üzün süre havada kalan akıllı füzeler

-Arka tarafta ise bunları sevk ve idare eden veya hedef tahsisine müdahale edebilen veya sadece izleyip kalan hedefleri temizlemeyi amaçlayan korkak(!) bir F-35 pilotu ve uçağı

olacak. Özellikle siber ve EH teknolojisi zayıf olmasına rağmen parası çok olduğu için topraklarını SAM cennetine çeviren ülkeler USAF ve muadili hava güçlerinin F-22 ve muadili pahalı ve sayı olarak az olan uçaklarına kıyıp ta giremeyeceği savaşlarda, otonom, insansız sistemlerle savaşmak zorunda kalacaklar. Adeta uzay filmlerinde gördüğümüz gibi robot savaşçılara karşı savaşan kahraman pilotların kullandığı dördüncü nesil savaş uçakları olacak. Yukarıdaki örnekler size hayal gibi gelebilir ama daha geçen günlerde aynı gün içinde Pakistan Hava Kuvvetleri ve USAF birer tane İran İHA’sı düşürdü. Benin verdiğim örnek ise bunun tersi olacak. SİHA’ların az gelişmiş ülkelerin pilotları tarafından vurulmaya çalışılması gibi. Tek fark insan yapımı V-247 gibi silahlı İHA’ların (SİHA-UCAV) uzay filmlerindeki hava araçlarına benzememesi olacak.

Yarın ikinci bölümde şunları anlatarak bitireceğim; Ruslar ne yapıyor? F-35 gelecekte yukarıda anlattıklarımı nasıl başaracak ve yapay zekâ ne işe yarayacak?

http://www.kokpit.aero/iha-f35-birlikte-gorev-1
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:24 Gönderen: Caner Çetin »
"Savaşmadan düşmana baş eğdirmek becerinin doruğudur"
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #2 : 25 Ağustos 2018, Cumartesi - 22:47 »
İnsansız hava aracı 'Çağatay' trafik denetimine katıldı

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından insansız hava aracı 'Çağatay' ile 43 ilin geçiş noktasındaki Kırıkkale'de bayram trafiğinin denetimi yapıldı.



Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından insansız hava aracı (İHA) "Çağatay" ile 43 ilin geçiş noktasındaki Kırıkkale'de, bayram tatili dönüşü yapan araçlar izlendi.
 
Kurban Bayramı tatilinde vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla çeşitli tedbirler alan EGM, karayollarındaki trafik yoğunluğunu da kontrol ediyor.
 
Karayollarındaki trafik kazalarının azami seviyeye indirilmesi için Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan polis ekipleri, denetimlerini özveriyle sürdürüyor.
 
Piste ihtiyaç duymaksızın dikey kalkış-iniş imkanına sahip insansız hava aracı (İHA) "Çağatay", 43 ilin geçiş, 52 şehrin bağlantı noktasında bulunan Kırıkkale'de, Kayseri-Kırıkkale ve Samsun-Kırıkkale karayollarındaki araç yoğunluğunu denetledi.
 
Havacılık Daire Başkanlığı pilotları tarafından kontrol edilen İHA'nın yüksek çözünürlüklü kameralarla kaydettiği veriler, mobil görüntü işleme aracına aktarıldı. Görüntüler sayesinde hem karayolunda kural ihlali yapan sürücüler tespit edildi hem de trafik akışının yoğunluğunun kontrolü sağlandı.
 
Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkan Yardımcısı 2. Sınıf Emniyet Müdürü Mehmet Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, emniyet teşkilatı bünyesinde insanlı hava araçlarının yanı sıra insansız hava araçlarının da bulunduğu belirtti.
 
Değişik görevlere göre farklı hava araçları kullandıklarını anlatan Güngör, şöyle konuştu:
 
"Kurban Bayramı tedbirleri kapsamında İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün aldığı tedbirler kapsamında Trafik Daire Başkanlığı ve İl Emniyet Müdürlükleriyle birlikte vatandaşların can ve mal emniyetine yönelik trafik güvenliğini sağlamak amacıyla biz de envanterimizde bulunan hava aracımızla kontrollerimize destek veriyoruz. Havadan denetim yapan keşif gözetleme helikopterlerimiz, İHA'larımız ve dronelerle bütün imkan ve kabiliyetlerimizle bayram tedbirleri dolayısıyla görev yapıyoruz. Kırıkkale-Samsun, Kırıkkale-Kayseri karayollarında Ankara istikametimize yoğunluğumuz artmış durumda. İl Emniyet Müdürlüğümüzün almış olduğu tedbirlere ek olarak olayları daha kolay görebilmeleri için yardımcı oluyoruz. Genelde trafik denetimleri hız kontrolleri veya ışık kontrolü şeklinde oluyor ama seyir halindeki bir trafiğin tamamen yukarıdan görülmesi apayrı bir denetim şekline giriyor. Vatandaşlarımız durdurulduğu anda da bu duruma şaşırıyorlar. Uygulamamız karayollarının güvenliği için devam edecek."
 
İl Emniyet Müdürü Mahmut Çorumlu da sürücülere emniyet kemeri takmaları ve hız kuralları konusunda uyarıda bulunduklarını vurgulayarak, "Bayram süresince Allah'a şükür karayollarımızda önemli bir kazamız olmadı. İnşallah tatil boyunca da olmaz. Kırıkkale kavşağında günlük ortalama 35 bin araç geçiyor ancak bayram tatili boyunca 100 bin araca kadar çıkabiliyor. Bayram dönüşleri başladı. Vatandaşlarımıza dikkatli olmalarını ve kurallara uymalarını tavsiye ediyoruz. İHA'dan görüntüleri alıyoruz. Ayrıca 27 ekiple biz emniyet olarak denetimlerimizi devam ettiriyoruz. Vatandaşlarımızın inşallah evlerine sağ salim ulaşması için elimizden geleni yapıyoruz." diye konuştu.

http://www.star.com.tr/guncel/insansiz-hava-araci-cagatay-trafik-denetimine-katildi-haber-1378270/
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:24 Gönderen: Caner Çetin »
 
Beğenenler: Caner Çetin

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #3 : 26 Ağustos 2018, Pazar - 04:22 »
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:25 Gönderen: Caner Çetin »
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #4 : 28 Eylül 2018, Cuma - 21:13 »
Bell, ABD’de düzenlenen USMC Tech Expo’da yeni ürününün tam boyutlu modelini tanıttı. V-247 Vigilant, Amerikan Deniz Piyade Kolordusu’nun dikey kalkışlı çok amaçlı muharip İHA ihtiyacına yönelik geliştirildi.

Deniz Piyadeleri, geçtiğimiz mart ayında Deniz Piyade Görev Gücü için Seferi İnsansız Hava Aracı Sistemi (Unmanned Aircraft System Expeditionary / MUX) bilgi talep dokümanı yayınlamıştı.

Bell’den yapılan açıklamaya göre platform, V-22 Osprey ve V-280 Valor’dan kazanılan birikimle geliştirildi. Otonom uçuş yapabilme kabiliyenin yanı sıra V-247 Vigilant, insanlı araçlar ile ortak operasyon yapabilmek için gerekli veri yollarına da sahip. Rotorları katlanabilen ve kanatları 90 derece döndürülebilen platform, UH-1Y Venom genel maksat helikopteri ile aynı büyüklükte alanlara sığabiliyor.

Kaynak: C4 Defence.

« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:25 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #5 : 03 Ekim 2018, Çarşamba - 15:28 »
Türkiye, çok uluslu insansız deniz sistemleri girişimine imza atacak



Türkiye, aralarında Almanya, ABD, Belçika, Danimarka, Hollanda, İspanya, İtalya, Norveç, Polonya, Portekiz ve Yunanistan'ın da bulunduğu insansız deniz sistemleri geliştirilmesine yönelik çok uluslu girişim için niyet beyanına imza atacak.
NATO Savunma Bakanları Toplantısı çerçevesinde düzenlenecek imza töreninde, Türkiye, Almanya, ABD, Belçika, Danimarka, Hollanda, İspanya, İtalya, Norveç, Polonya, Portekiz ve Yunanistan savunma bakanlarının akşam saatlerinde niyet beyanına imza atması bekleniyor.

Türkiye'yi temsilen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın imzalayacağı niyet beyanı, girişime katılan ülkeler arasında iş birliği yapma, personel görevlendirme ve standartları belirleme açısından hukuki zemin oluşturmayı amaçlıyor.

Çok uluslu girişimin ise bir taraftan NATO'ya kalitesi yüksek bir insansız deniz sistemi kabiliyeti kazandırılması amaçlanırken, diğer taraftan iş birliği sayesinde mali kaynak israfının engellenmesi öngörülüyor.

İnsansız deniz sistemleri, robotik sistemlerin kullanımıyla birlikte harekat ortamında insan hayatına yönelik muhtemel riskleri azaltmayı hedefliyor.

https://www.aksam.com.tr/teknoloji/turkiye-cok-uluslu-insansiz-deniz-sistemleri-girisimine-imza-atacak/haber-779568
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:25 Gönderen: Caner Çetin »
 
Beğenenler: Caner Çetin

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #6 : 06 Ekim 2018, Cumartesi - 15:54 »
Sivil kullanıma yönelik yerli İHA simülatörü geliştirildi

ESOGÜ öğretim görevlisi Tamer Savaş ve ekibi tarafından sivil kullanıma yönelik, erişimi kolay, ucuz ve özgün yerli İHA simülatörü geliştirildi.



Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eskişehir Meslek Yüksekokulu Uçak Teknoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Tamer Savaş ve çalışma arkadaşları, insansız hava araçları (İHA) için tamamen yerli uçuş test ve eğitim simülatörü geliştirdi.
 
Savaş, 2017 yılında TÜBİTAK'ın "1512 Programı" kapsamında drone simülatörü geliştirme projesi sundu. Uzun bir eleme sürecinin ardından projenin kabul edilmesiyle Anadolu Üniversitesi (AÜ) Teknoloji Geliştirme Merkezi'nde Tronik Savunma ve Havacılık Şirketi'ni kurdu.
 
Oluşturduğu çalışma ekibindeki 4 mühendisle yola çıkan Tamer Savaş, İHA'lar üzerine uçuş simülatörü geliştirmeye başladı. Savaş ve ekibi, 7 aylık çalışma sonunda yazılımı da kendilerine ait sivil kullanıma yönelik erişimi kolay, benzerlerinden ucuz ve özgün bir simülatör geliştirdi.



"Teknoloji yoğun bir ürün"

Savaş yaptığı açıklamada, İHA uçuş simülatörlerinin uluslararası piyasada çok pahalı olduğunu belirterek, yurt içinde İHA simülatörü geliştiren bir şirket olmadığını görünce kolları sıvadığını kaydetti.
 
Gerçek uçuşlarla test ve analiz edilen bir simülatörün bulunmadığını anlatan Tamer Savaş, şöyle konuştu:
 
"Geliştirdiğimiz simülasyonla gerçek uçuş öncesi çeşitli testler yapılabiliyor. Sistemimiz sayesinde uçuş incelenip, analiz edilebiliyor. Uluslararası rakiplerimize baktığımızda bu tür simülatörler yüz binlerce doları bulabiliyor. Yani bunlara erişim imkanı da çok zor. Bu tür sistemler genellikle askeri ve savunma alanlarında geliştiriliyor. Simülatörlerin sivil alanlarda da kullanılması önemliydi. Drone sayılarının ve kullanımının hızla artması nedeniyle simülasyon ve eğitim ihtiyacının bulunduğunu fark ettik. Bizim simülatörümüzü sivil alanda ileriye dönük, düşük maliyetli, erişimi kolay ve özgün bir çözüm olarak sunuyoruz. Teknoloji yoğun bir ürün. Üzerinde gece gündüz çalıştık. Simülatörümüzü hem yerli hem de düşük maliyetli olarak kullanıma sunuyoruz."
 
Her İHA'ya ve koşula uyumlu simülatör

Savaş, günümüzde kullanılan İHA ya da drone sistemlerinin uçuş simülasyonlarının temel düzeyde ve boş bir alanda uçuş yapma imkanı sunduğunu vurguladı.
 
Kendilerinin geliştirdiği sistemle kullanıcıların dünyanın her yerinde uçuş gerçekleştirebildiğine değinen Tamer Savaş, şunları söyledi:
 
"Bizim simülatörümüzde dünyanın her yerinde uçuş yapabilme kapasitesine sahipsizin. Halihazırdaki drone sistemlerinde kullanıcılar, çevresel etkileri tam olarak analiz edemiyor. Söz konusu drone simülatörlerinde temel güneşli bir havada uçuş gerçekleştiriyorsunuz. Yerli simülatörümüzde ise istediğiniz hava koşullarında, dünyanın her noktasında uçuşunuzu gerçekleştirebiliyorsunuz. Gerçekliği artırıldığı için benzerlerine göre bir adım önde. Her drone firması kendi simülatörünü içeriyor. Bizim simülatörümüzde istediğiniz hava aracını ekleyip, istediğiniz mekan ve koşullarda uçurabiliyorsunuz. Her türlü İHA'yı modelleyip, test ve analizleri gerçekleştirebiliyoruz. Milyon dolarların üzerinde satışa sunulan İHA simülatörlerinin askeri ve savunma amaçlı olmasından dolayı sivil kullanıcıların bunlara erişimi çok zor. Bu tür sistemlere Türkiye'de çok ihtiyacımız var. Özellikle millileşme açısında bakıldığında bu tür sistemler önemli çalışma alanlarından biridir."

https://www.star.com.tr/teknoloji/sivil-kullanima-yonelik-yerli-iha-simulatoru-simulatoru-gelistirildi-haber-1392691/
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:26 Gönderen: Caner Çetin »
 
Beğenenler: Caner Çetin

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #7 : 07 Ekim 2018, Pazar - 22:59 »
İHA ve SİHA'larla yeni taarruz modeline geçiliyor

Terörle mücadelede yerli imkanlarla geliştirilen İnsansız Hava Araçları’nın daha etkin kullanılacağı yeni bir taarruz modeline geçiliyor. Bulut üstünde İHA ve SİHA’ların, altında ise gözcü drone’ların tespit ettiği hedefler, F-16’ların nokta atışıyla imha edilecek.



Türkiye, çok katmanlı harp stratejisiyle göklerde boşluk bırakmamak için hamlelerini yoğunlaştırdı. Keşif amaçlı ya da silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) yurtiçi ve yurtdışı operasyonlardaki başarısıyla hava gücünün önemi iyiden iyiye fark edilince, geleceğin savaşlarında üstünlüğü başkasına kaptırmama amacıyla çalışmalara hız verildi. Sahadaki bütün araçların aynı ağ üzerinden yönetildiği, radar keşif bilgilerinin bir tek merkezde toplanıp buna göre strateji üretildiği, gelen tehdidi bertaraf etmek için hangi silahın kullanılacağına milli yazılımların karar verdiği ve operasyon bölgesine taarruz sırasında uzaydan komut gönderildiği işlevsel bir sistemin inşasına çalışılıyor.



AĞ MERKEZLİ HARP
 
Alçak irtifada gözcü ve kamikaze drone’ları, daha yüksek irtifada ANKA ve BAYRAKTAR İHA/SİHA’ları, yakın hava desteğinde taarruz helikopteri ATAK, hafif taarruz uçağı HÜRKUŞ, yüksek irtifada F-16, F-4 ve envantere girdiğinde Milli Muharip Uçak ile HÜRJET araçları, gökyüzünde takım halinde görev alacak. Adeta ‘insansız uçak’ işlevi görecek AKINCI SİHA da değişik irtifalarda düşmanın korkulu rüyası olacak. Hava katmanları arasında koordinenin sağlandığı ‘ağ merkezli harp’, terörle mücadelede başarıyı en üst seviyeye çıkaracak ve kazanılan işlevsellik operasyon maliyetini de düşürecek. Havadan ihbar ve kontrol (HİK) uçakları yüksek irtifada yeryüzüne doğru radarlarını çalıştırırken, bilgilerin iletildiği ‘network’, Türkiye’deki tüm kara, hava ve deniz araçlarına hayati öneme haiz istihbaratı sağlayacak.
 
ÖNCE S-400, SONRA HİSAR
 
Ağ merkezli harbin unsurları yalnızca hava araçlarından ibaret değil. Karada konuşlu savunma sistemleri de güvenli şebekenin en önemli caydırıcı unsurları olacak. Rus S-400 hava savunma sistemiyle birlikte Türkiye, uzun menzil hava savunması konusunda rahatlayacak. 2019’da ilk teslimatı yapılacak S-400’lerin ardından milli hava savunma sistemleri HİSAR-O ve HİSAR-U’ların da sonraki yıllarda envantere girmesi bekleniyor. İstihbaratta uydu verilerinin de eklenmesiyle birlikte gökyüzünde savunma ve taarruz katmanları tamamlanacak.



Sürü halinde saldırı
 
Gözcü drone sistemleri, özellikle kötü hava koşullarında bulut altı gözetlemesinde öne çıkıyor ve kritik görevler üstleniyor. İHA ve SİHA sistemlerinin bulut altına inmesinin risk olarak görüldüğü durumlarda bu görevi gözcü mini İHA’lar üstlenecek. Bu tip araçlar başarıyla kullanıldığında sınır ötesi harekâtlarda, radar sistemlerini delerek operasyon bölgesine kolaylıkla sızabiliyor.



Halen Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri’ne teslimatları devam eden kamikaze Kargu ile Alpagu, mühimmat yüklü saldırı araçları olarak kullanılıyor ve güvenlik güçlerinin operasyon kabiliyetini artırıyor. Türkiye, alçak irtifada çoklu drone harekâtı ve hatta sürü halinde saldırı yeteneğine çok yakın bir gelecekte sahip olacak. Aynı anda yüzlerce uçan bomba, tespit edilmiş hedefleri takip ederek onu şaşmaz biçimde imha edecek.



Yakın keşif
ANKA ve BAYRAKTAR İHA/SİHA’ları üretim bandından çıkarak hızla Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giriyor. Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri bünyesinde teknoloji harikası bu araçların sayısı her geçen gün artıyor. Bir yandan da alçak irtifa devriyesi için daha ufak boyutlardaki mini İHA’lar kullanıma sokuluyor. Aselsan üretimi Serçe mini İHA, alçak irtifada uçarak topladığı istihbari görüntülerle Afrin’de ilerleyişini sürdüren güvenlik güçlerinin öncü gözü olarak kullanılmıştı. Mini İHA’lar arasında sadece gözetleme değil, operasyon da icra edecek ‘kamikaze İHA’lar da gelecek vadediyor. STM üretimi kamikaze İHA’lar Kargu ve Alpagu, ayrıca onları havada yöneten Togan, cephede Mehmetçiğin vazgeçilmezleri olacak. Önümüzdeki süreçte envantere daha çok sayıda Serçe ve Togan gibi gözcü drone’larla diğer kamikaze araçların katılması bekleniyor.



Destan yazmıştı
 
Yaklaşık 8 kilometre irtifaya çıkıp bulutların üzerinde görev yapan silahlı İHA Bayraktar, Afrin’deki Zeytin Dalı Harekâtı sırasında risk alarak bulut altına inmişti. Raco dağına ilerleyen TSK unsurlarına yönelik 1027 rakımlı tepede 10 askerin şehit düştüğü PKK saldırısında Bayraktar SİHA, bulut altına inerek yerden görülebilir hale gelmiş ancak operasyor süresince teröristleri tam isabet bombalamıştı. 70 teröristin 34’ü SİHA tarafından etkisiz hale getirilmişti. Çok daha büyük sonuçları olacak bir saldırı planlayan teröristler bu taktik hamleyle kaçmak zorunda kalmış ve risk alan SİHA, Raco’da destan yazmıştı.
 
Kement’le gönder gelsin
 
Askeri birliklerin, hedefe gönderilen füze ile sürekli iletişim halinde kalması için çok önemli bir aşama kaydedildi. Milli akıllı mühimmatlar, seyir füzeleri ve hava platformları için geliştirilen ve ağ destekli harekât için önemli bir altyapı sağlayan Kement Projesi’nde fabrika kabul aşaması başarıyla tamamlandı. Meteksan Savunma öncülüğünde 2013 yılında başlayan projede TÜBİTAK SAGE, ROKETSAN, TÜBİTAK BİLGEM ve MilSOFT da alt yüklenici olarak görev aldı. ‘Kement’ kısaca, taktik veri linki, ağ destekli harekâtın yönetimini destekleyen, muharebe sahasındaki komuta kontrol, hava aracı, silah ve görev sistemleri gibi birçok birimler arasında gerçek zamanlı karşılıklı ses, görüntü, yazılı mesaj, durum bilgisi, dosya gibi verilerin aktarımını sağlayan kablosuz haberleşme sistemi olarak tanımlanıyor.
 
GÖREV GÜNCELLENİYOR
 
Kement Projesi ile geliştirilen taktik veri linki, öncelikli olarak yüzlerce kilometre ötedeki hedeflerin etkisiz hale getirilmesi için kullanılan seyir füzelerinde yer alıyor. Füzenin fırlatılmasıyla hedefine ulaşması arasında geçen zamanda hedefin yer değiştirmesi ya da çevresine başka unsurların gelmesi gibi farklılıklar oluşabiliyor. Bu nedenle seyir füzelerinin atıldıktan sonra görev parametrelerinin güncellenmesi gerekiyor. Böylece hedef bölgesindeki değişimlere göre, füzenin görevinde değişiklikler yapılabiliyor, füze başka bir hedefe yönlendirilebiliyor ya da görev iptal edilebiliyor. Tüm bu operasyonlar füze ve ilgili hava platformu üzerinde bulunan Kement terminalleri sayesinde gerçekleştiriliyor.



KONTROL, İSTENİRSE BAŞKASINA GEÇEBİLİYOR
 
Proje ilk olarak seyir füzeleri ve hava platformları için gerçekleştirilmiş olmakla birlikte, ağ destekli harekât için de önemli bir altyapı sağlıyor. Bu konseptle aynı veri linkini kullanan tüm unsurlar, eş zamanlı olarak aynı ağ üzerinden iletişim kurabiliyor. Örneğin, füze uçak tarafından ateşlendikten sonra, uçağın iletişim menzilinden çıksa dahi ağda yer alan başka bir kara, deniz ya da hava unsuru üzerinden kontrol edilmeye devam edilebiliyor. Böylece seyir füzeleri için çok yüksek menzillere ulaşmak mümkün olabiliyor. Ayrıca füze, hedefle ilgili bilgileri iletebiliyor, ağdaki tüm unsurlar da seyir füzesinin sağladığı bu bilgileri görebiliyor. Bunları mümkün kılan taktik veri linkleri hem seyir füzelerini ağ destekli birer silah haline getiriyor hem de farklı deniz, hava, kara platformlarına entegre edilerek tüm bu platformların birbiriyle konuşmasını sağlayıp ağ destekli harekatın iletişim katmanını oluşturuyor.

https://www.star.com.tr/teknoloji/iha-ve-sihalarla-yeni-taarruz-modeline-geciliyor-haber-1392985/
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:26 Gönderen: Caner Çetin »
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #8 : 07 Ekim 2018, Pazar - 23:30 »
Böylesi bir yeterlik inanılmaz bir şey. Üzerine derinlemesine düşününce; çok farklı bir boyut.
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:26 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #9 : 15 Ekim 2018, Pazartesi - 22:53 »
  An itibariyle kanal24'te yayınlanan Doğrusu Ne programında gazeteci Metehan Demir bir açıklama yaptı.Diyor ki ''Türkiye öyle bir İnsansız Hava aracı yapıyor ki,proje çok gizli tutuluyor,ben detayları gördüm müthiş bir şey,Dünyada bir benzeri yok''

  Kim bilir bilmediğimiz daha ne silah ve sistemlerimiz var.
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:27 Gönderen: Caner Çetin »
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #10 : 15 Ekim 2018, Pazartesi - 23:18 »
  An itibariyle kanal24'te yayınlanan Doğrusu Ne programında gazeteci Metehan Demir bir açıklama yaptı.Diyor ki ''Türkiye öyle bir İnsansız Hava aracı yapıyor ki,proje çok gizli tutuluyor,ben detayları gördüm müthiş bir şey,Dünyada bir benzeri yok''

  Kim bilir bilmediğimiz daha ne silah ve sistemlerimiz var.

Devletin kuşkusuz böylesi çalışmaları olur. Ancak bu açıklamanın söyletilmiş dolayısıyla gerekli bir açıklama olduğunu var saymak ve buna inanmak istiyorum. Gazeteci bir sümüğün, aff buyrun -kişiyi de tanımıyorum hakaret de etmek istemiyorum ama-, böylesi bir açıklama yapması bana hiç mi hiç olagelen, olağan iş gelmedi. Yani sen kimsin ki devletin böylesi süper über gizli bir çalışmasına vākıf, āşina oluyorsun, gördürülüyorsun; sonra da çok böyle sıradan bir şey dermişçesine bunu böyle ortaya atıyorsun? Çocuk oyuncağı mı bu? Hem ''çok gizli tutuluyor'' de, hem de utanmadan, arlanmadan, sıkılmadan bu sözü ettiğin/etmiş olduğun aynı cümle içinde ilgili çalışmadan söz et. Bunlar ne akıl mantıkla bağdaşır, ne de ahlâkî ve de millî duruşla bağdaşır.

Gerçekten. Bunun yönlendirilmiş bir şey olduğunu çok istiyorum. Her ne ise, en çok aklıma takılan bir gazetecinin böylesi bir işin ''detaylarını'' bilmesi. Şu an kafa kırasım geldi. Yok, söylenmesini gerektirecek bir vesile var ise de, bunu niye gazeteci bir ''sümük'' yapıyor? Koca devlet-i âlînin yetkilileri yapamıyor mu? Kusura bakılmasın ancak şu an kan beynime sıçradı.
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:27 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #11 : 16 Ekim 2018, Salı - 00:44 »
  An itibariyle kanal24'te yayınlanan Doğrusu Ne programında gazeteci Metehan Demir bir açıklama yaptı.Diyor ki ''Türkiye öyle bir İnsansız Hava aracı yapıyor ki,proje çok gizli tutuluyor,ben detayları gördüm müthiş bir şey,Dünyada bir benzeri yok''

  Kim bilir bilmediğimiz daha ne silah ve sistemlerimiz var.

Devletin kuşkusuz böylesi çalışmaları olur. Ancak bu açıklamanın söyletilmiş dolayısıyla gerekli bir açıklama olduğunu var saymak ve buna inanmak istiyorum. Gazeteci bir sümüğün, aff buyrun -kişiyi de tanımıyorum hakaret de etmek istemiyorum ama-, böylesi bir açıklama yapması bana hiç mi hiç olagelen, olağan iş gelmedi. Yani sen kimsin ki devletin böylesi süper über gizli bir çalışmasına vākıf, āşina oluyorsun, gördürülüyorsun; sonra da çok böyle sıradan bir şey dermişçesine bunu böyle ortaya atıyorsun? Çocuk oyuncağı mı bu? Hem ''çok gizli tutuluyor'' de, hem de utanmadan, arlanmadan, sıkılmadan bu sözü ettiğin/etmiş olduğun aynı cümle içinde ilgili çalışmadan söz et. Bunlar ne akıl mantıkla bağdaşır, ne de ahlâkî ve de millî duruşla bağdaşır.

Gerçekten. Bunun yönlendirilmiş bir şey olduğunu çok istiyorum. Her ne ise, en çok aklıma takılan bir gazetecinin böylesi bir işin ''detaylarını'' bilmesi. Şu an kafa kırasım geldi. Yok, söylenmesini gerektirecek bir vesile var ise de, bunu niye gazeteci bir ''sümük'' yapıyor? Koca devlet-i âlînin yetkilileri yapamıyor mu? Kusura bakılmasın ancak şu an kan beynime sıçradı.

    Belki söyletmek istemişlerdir.Bazen resmi bir açıklama öncesi gayriresmi bu tür tiyolar verdirilir.Yoksa nereden bilecek,böyle bir gizli çalışmadan haberdar olacak.Kabul edilebilir olmaz sizinde söylediğiniz gibi.Bunun diğer adı da casusuluk olur.Kimse casus yaftasını üstlenmek istemez.Hani bir şekilde bilse bile bunu ekran karşısında söylemez,söyleyemez izin verilmedikçe.

   Ayrıca aramızda olmayan şahıslar hakkında incitici sözlerden kaçınmak gerek.Şahısları sevmesek bile burası kamuya açık bir yer,bazen kızgınlığımızı içimize akıtmamız gerek.
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:27 Gönderen: Caner Çetin »
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #12 : 10 Kasım 2018, Cumartesi - 14:33 »


Ortak Silahlanma İşbirliği Teşkilatı ( Organisation for Joint Armament Cooperation/OCCAR) Avrupa tedarik ajansı, Avrupa Orta İrtifa Uzun Havada Kalışlı (MALE) Uzaktan Kumandalı Hava Sistemi (RPAS) ihalesi için ana yüklenici olarak Airbus’a resmi davet yolladığını duyurdu.

Airbus’a yapılan davet, Fransız Dassault’un ve İtalyan Leonardo’nun yanı sıra Almanya ve İspanya adına geliştirilmekte olan MALE RPAS için tasarım-tanım aşamasının hemen öncesine geliyor.

OCCAR tarafından yönetilen Avrupa MALE RPAS  programı, 26 Ağustos 2016 tarihinde imzalanan bir tanım çalışması sözleşmesinin son aşamasıdır. Geliştirme aşamasının 2023 başlarında beklenen ilk uçuş tahmini ve ilk sistemin 2025 civarında teslim edilmesi maksadıyla, 2019 yılında başlatması bekleniyor.



ILA Berlin Airshow’da bu yılın başlarında ortaya konan tam boyutlu insansız uçak modeli, iki adet itmeli pervane konfigürasyonu ile MQ-9 Reaper’dan biraz daha büyük olduğunu gösterdi. Model tek bir elektro-optik/kızılötesi (EO/IR) sensörü ile gösterildi. Her ne kadar öncelikli olarak bir istihbarat, keşif ve gözlem aracı olsa da silahlandırılması için bir seçenek olacak.

Almanya bugüne kadar 21 adet uçağın tedarik edileceğini açıkladı. Fransa 2030’a kadar sekiz adet alacağını söylerken, İspanya da geçtiğimiz günlerde sekiz adet alım yapacağını açıkladı. İtalya henüz ihale planını açıklamadı.

Kaynak/Aktarma: Jane’s/DefenceTurk.
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:27 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #13 : 15 Kasım 2018, Perşembe - 00:19 »


Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall’in Mission Master İnsansız Kara Aracı (İKA), Belçika’nın Lens kentinde düzenlenen Avrupa Kara Robotu (ELROB) denemelerinde başarı sağladı.

Rheinmetall yöneticisi Alain Tremblay, Jane’s 360’a yaptığı açıklamada, Mission Master gibi bir sistemin diğer benzer sistemlerle ilk kez karşılaştırabildiğini söyleyerek, “Bu nedenle, çok ödüllendirici bir deneyim oldu” dedi.

Mission Master İKA, bin 400 metre uzunluğunda her bir aracın çeşitli hareketli ve statik engellerle dolu bir rotayı tamamladı. Ayrıca Mission Master İKA, parkurda rakiplerine göre daha hızlıydı.

İKA, Rheinmetall Canada tarafından üretildi ve ilk olarak Eurosatory-2018’de sahneye çıktı.

2,95 metre uzunluğunda araç maksimum 40 km/s hıza ulaşabiliyor. 750 kilogram olan araç amfibi operasyonlarda kullanıldığında 300, normal şartlarda ise 600 kilograma kadar yük taşıma kapasitesine sahip.

Haber/Aktarma: Defence Limit.
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:28 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #14 : 18 Kasım 2018, Pazar - 21:34 »
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:28 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #15 : 19 Kasım 2018, Pazartesi - 22:28 »
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:28 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #16 : 21 Kasım 2018, Çarşamba - 19:11 »
« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:28 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #17 : 02 Aralık 2018, Pazar - 18:45 »


Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı’nın Avrupa Birliği’nin deniz sınırlarının güvenliğini güçlendirmek amacıyla açtığı döner kanatlı insansız hava aracı tedarik ihalesini Schiebel firması S-100 sistemi ile kazandı.

Avusturyalı Schiebel firması Perşembe günü, “S-100’ün, gece ve gündüz kamera görüntüsünün aktarımı maksadıyla L3 Wescam’s MX-10, Overwatch Görüntüleme PT-8 Oceanwatch ve otomatik tanımlama sistemi ile donatılacak” açıklamasını yaptı.

Camcopter S-100, 124 mil menzilli, 5,500 metre (18,000 ft) azami uçuş irtifasına sahip, 10 saate kadar görev icra edebilen ve azami 220 kilometre hıza ulaşabilen bir sistemdir.

Haber: Defence and Technology.

« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:29 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #18 : 06 Aralık 2018, Perşembe - 00:03 »
Cumhurbaşkanlığı 100 Günlük Eylem Planı kapsamında geliştirilmesi planlanan insansız kara araçları hafif, orta ve ağır sınıfta olmak üzere 3 ana sınıfta öbeklendirildi.

Hafif sınıf İnsansız Kara Araçlarımız ise üç farklı basamağa ayrıldı.





« Son Düzenleme: 18 Aralık 2018, Salı - 06:29 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Güderler (Drones)
« Yanıtla #19 : 18 Aralık 2018, Salı - 06:22 »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun