14 Kasım 2019, Perşembe - 22:11

Gönderen Konu: Enerji ve Maden  (Okunma sayısı 3885 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Enerji ve Maden
« : 17 Mayıs 2018, Perşembe - 20:32 »
Advertisement
Science Daily'nin haberine göre, Washington Üniversitesi mühendisleri tarafından geliştirilen, "RoboFly" ismi verilen robot böceğin bir kürdan ağırlığında olduğu belirtildi.

LAZER ENERJİYİ ELEKTRİĞE DÖNÜŞTÜRÜYOR

RoboFly'ın üzerinde bulunan küçük bir devre sayesinde lazer enerjiyi elektriğe dönüştürebildiği böylece kanatlarını çırparak uçabildiği kaydedildi.

Washington Üniversitesinden Doç. Sawyer Fuller, "Daha önceden, kablosuz, böcek büyüklüğünde uçan robotların bilim kurgu olduğunu düşünürdük. Bizim geliştirdiğimiz kablosuz RoboFly artık bu robotların gerçek hayatın içinde olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Fuller, maliyeti oldukça düşük olan bu robot böceğin insansız hava araçlarının giremediği yerlere girebileceğini ve gaz sızıntılarının tespit edilmesinde kullanılabileceğini ifade etti. RoboFly, 23 Mayıs'ta Avustralya'nın Brisbane kentinde yapılacak Uluslararası Robot ve Otomasyon Konferansı'nda tanıtılacak.

Kaynak: Anadolu Ajansı üzerinden HaberTürk. Bkz. http://www.haberturk.com/tv/teknoloji/haber-amp/1968783-kurdan-agirliginda-robot-bocek-uretildi?__twitter_impression=true
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2018, Salı - 22:27 Gönderen: YörükEfe »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #1 : 17 Mayıs 2018, Perşembe - 20:36 »
Nükleer atıklardan üretilen elmas pil binlerce yıl enerji üretecek!

Bilim insanları nükleer atıklardan elmas pil üretmeyi başardı. Çok uzun ömre sahip bu piller uzay araçlarına, uydulara ve hatta tıbbi cihazlara temiz ve güvenli bir şekilde elektrik sağlayabilir…


Yalnızca ABD’de 76.430 metrik ton nükleer atık bulunduğu düşünülürse, bu yeni teknolojinin önemi daha iyi anlaşılabilir.

Bristol Üniversitesi Cabot Enstitüsü’nden bilim insanları, laboratuvarda radyoaktif atıkları dönüştürerek ürettikleri enerji üretebilen elmasla bir taşta 2 kuş vuruyor.

Nükleer enerji santralleri nasıl çalışır?

Nükleer enerji santrallerinde radyoaktif uranyum nükleer füzyon adı verilen bir işlemle bölünür. Atomlar bölündüğünde ısı açığa çıkarır. Bu ısı suyu buhara dönüştürerek elektrik üreten türbinleri çalıştırır.

Bu işlemin ciddi bir dezavantajı vardır. İşlem sonucunda tehlikeli bir radyoaktif atık ortaya çıkar, bu atık da grafit içerisinde birikir.

Günümüzde bu atık madde, radyoaktif özelliğini kaybedene kadar güvenli bir şekilde saklanır. Yarı ömrünün 5.730 yıl olduğu düşünülürse, atığın saklanmasının büyük bir sorun olduğu anlaşılacaktır.

Elmas pil nasıl çalışıyor?

Bilim insanları bu radyoaktif grafiti ısıtarak radyoaktivitesinin çoğunu gaz formunda uzaklaştırmanın bir yolunu keşfetti. Daha sonra bu gazı düşük basınçta yüksek sıcaklıkta tutan bilim insanları, insan yapımı bir elmas üretmeyi başardı.

Bu elmaslar radyoaktif bir alana konulduğunda küçük bir elektrik akımı üretiyor. Araştırmacılar elmas pili bir başka radyoaktif olmayan elmasın içine koyarak zararlı emisyonları yakalamayı hedefledi. Bu tasarım da daha fazla elektrik üretilmesine olanak tanıdı ve pili %100 verimli hale getirdi.

Nükleer elmas pil inanılmaz uzun bir ömre sahip. 7.746 yıl süresince pilin enerjisinin yalnızca yarısı kullanılmış oluyor. Böylesine uzun ömürlü bir pil de, normal pil kullanmanın ve pil değiştirmenin kolay olmadığı durumlar için harika bir çözüm sunuyor.

Pilin kullanılabileceği alanlar arasında uçaklar, uydular, uzay araçları ve hatta tıbbi cihazlar bulunuyor.

Alıntı: https://www.gidahatti.com/nukleer-atik-elmas-pil-104526/
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2018, Salı - 22:28 Gönderen: YörükEfe »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: vural, Danişment

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #2 : 17 Mayıs 2018, Perşembe - 21:48 »
Nükleer atıklardan üretilen elmas pil binlerce yıl enerji üretecek!

Bilim insanları nükleer atıklardan elmas pil üretmeyi başardı. Çok uzun ömre sahip bu piller uzay araçlarına, uydulara ve hatta tıbbi cihazlara temiz ve güvenli bir şekilde elektrik sağlayabilir…


Yalnızca ABD’de 76.430 metrik ton nükleer atık bulunduğu düşünülürse, bu yeni teknolojinin önemi daha iyi anlaşılabilir.

Bristol Üniversitesi Cabot Enstitüsü’nden bilim insanları, laboratuvarda radyoaktif atıkları dönüştürerek ürettikleri enerji üretebilen elmasla bir taşta 2 kuş vuruyor.

Nükleer enerji santralleri nasıl çalışır?

Nükleer enerji santrallerinde radyoaktif uranyum nükleer füzyon adı verilen bir işlemle bölünür. Atomlar bölündüğünde ısı açığa çıkarır. Bu ısı suyu buhara dönüştürerek elektrik üreten türbinleri çalıştırır.

Bu işlemin ciddi bir dezavantajı vardır. İşlem sonucunda tehlikeli bir radyoaktif atık ortaya çıkar, bu atık da grafit içerisinde birikir.

Günümüzde bu atık madde, radyoaktif özelliğini kaybedene kadar güvenli bir şekilde saklanır. Yarı ömrünün 5.730 yıl olduğu düşünülürse, atığın saklanmasının büyük bir sorun olduğu anlaşılacaktır.

Elmas pil nasıl çalışıyor?

Bilim insanları bu radyoaktif grafiti ısıtarak radyoaktivitesinin çoğunu gaz formunda uzaklaştırmanın bir yolunu keşfetti. Daha sonra bu gazı düşük basınçta yüksek sıcaklıkta tutan bilim insanları, insan yapımı bir elmas üretmeyi başardı.

Bu elmaslar radyoaktif bir alana konulduğunda küçük bir elektrik akımı üretiyor. Araştırmacılar elmas pili bir başka radyoaktif olmayan elmasın içine koyarak zararlı emisyonları yakalamayı hedefledi. Bu tasarım da daha fazla elektrik üretilmesine olanak tanıdı ve pili %100 verimli hale getirdi.

Nükleer elmas pil inanılmaz uzun bir ömre sahip. 7.746 yıl süresince pilin enerjisinin yalnızca yarısı kullanılmış oluyor. Böylesine uzun ömürlü bir pil de, normal pil kullanmanın ve pil değiştirmenin kolay olmadığı durumlar için harika bir çözüm sunuyor.

Pilin kullanılabileceği alanlar arasında uçaklar, uydular, uzay araçları ve hatta tıbbi cihazlar bulunuyor.

Alıntı: https://www.gidahatti.com/nukleer-atik-elmas-pil-104526/

Müthiş bir haber bu.Umuyorum bir an önce bu teknoloji kullanım alanına yansıtılır da eziyet gören müslüman coğrafya biraz rahat nefes alır.
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2018, Salı - 22:28 Gönderen: YörükEfe »
 
Beğenenler: Danişment, Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #3 : 18 Mayıs 2018, Cuma - 15:02 »
Nükleer atıklardan üretilen elmas pil binlerce yıl enerji üretecek!

Bilim insanları nükleer atıklardan elmas pil üretmeyi başardı. Çok uzun ömre sahip bu piller uzay araçlarına, uydulara ve hatta tıbbi cihazlara temiz ve güvenli bir şekilde elektrik sağlayabilir…


Yalnızca ABD’de 76.430 metrik ton nükleer atık bulunduğu düşünülürse, bu yeni teknolojinin önemi daha iyi anlaşılabilir.

Bristol Üniversitesi Cabot Enstitüsü’nden bilim insanları, laboratuvarda radyoaktif atıkları dönüştürerek ürettikleri enerji üretebilen elmasla bir taşta 2 kuş vuruyor.

Nükleer enerji santralleri nasıl çalışır?

Nükleer enerji santrallerinde radyoaktif uranyum nükleer füzyon adı verilen bir işlemle bölünür. Atomlar bölündüğünde ısı açığa çıkarır. Bu ısı suyu buhara dönüştürerek elektrik üreten türbinleri çalıştırır.

Bu işlemin ciddi bir dezavantajı vardır. İşlem sonucunda tehlikeli bir radyoaktif atık ortaya çıkar, bu atık da grafit içerisinde birikir.

Günümüzde bu atık madde, radyoaktif özelliğini kaybedene kadar güvenli bir şekilde saklanır. Yarı ömrünün 5.730 yıl olduğu düşünülürse, atığın saklanmasının büyük bir sorun olduğu anlaşılacaktır.

Elmas pil nasıl çalışıyor?

Bilim insanları bu radyoaktif grafiti ısıtarak radyoaktivitesinin çoğunu gaz formunda uzaklaştırmanın bir yolunu keşfetti. Daha sonra bu gazı düşük basınçta yüksek sıcaklıkta tutan bilim insanları, insan yapımı bir elmas üretmeyi başardı.

Bu elmaslar radyoaktif bir alana konulduğunda küçük bir elektrik akımı üretiyor. Araştırmacılar elmas pili bir başka radyoaktif olmayan elmasın içine koyarak zararlı emisyonları yakalamayı hedefledi. Bu tasarım da daha fazla elektrik üretilmesine olanak tanıdı ve pili %100 verimli hale getirdi.

Nükleer elmas pil inanılmaz uzun bir ömre sahip. 7.746 yıl süresince pilin enerjisinin yalnızca yarısı kullanılmış oluyor. Böylesine uzun ömürlü bir pil de, normal pil kullanmanın ve pil değiştirmenin kolay olmadığı durumlar için harika bir çözüm sunuyor.

Pilin kullanılabileceği alanlar arasında uçaklar, uydular, uzay araçları ve hatta tıbbi cihazlar bulunuyor.

Alıntı: https://www.gidahatti.com/nukleer-atik-elmas-pil-104526/

Müthiş bir haber bu.Umuyorum bir an önce bu teknoloji kullanım alanına yansıtılır da eziyet gören müslüman coğrafya biraz rahat nefes alır.

Müslüman coğrafya demişsin üstadım. Bağı kuramadım. Muhtemelen bilmediğimden. Bu tür atıklar genelde ilgili ülkelere mi "şutlanıyor"?
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2018, Salı - 22:28 Gönderen: YörükEfe »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #4 : 18 Mayıs 2018, Cuma - 15:54 »
Nükleer atıklardan üretilen elmas pil binlerce yıl enerji üretecek!

Bilim insanları nükleer atıklardan elmas pil üretmeyi başardı. Çok uzun ömre sahip bu piller uzay araçlarına, uydulara ve hatta tıbbi cihazlara temiz ve güvenli bir şekilde elektrik sağlayabilir…


Yalnızca ABD’de 76.430 metrik ton nükleer atık bulunduğu düşünülürse, bu yeni teknolojinin önemi daha iyi anlaşılabilir.

Bristol Üniversitesi Cabot Enstitüsü’nden bilim insanları, laboratuvarda radyoaktif atıkları dönüştürerek ürettikleri enerji üretebilen elmasla bir taşta 2 kuş vuruyor.

Nükleer enerji santralleri nasıl çalışır?

Nükleer enerji santrallerinde radyoaktif uranyum nükleer füzyon adı verilen bir işlemle bölünür. Atomlar bölündüğünde ısı açığa çıkarır. Bu ısı suyu buhara dönüştürerek elektrik üreten türbinleri çalıştırır.

Bu işlemin ciddi bir dezavantajı vardır. İşlem sonucunda tehlikeli bir radyoaktif atık ortaya çıkar, bu atık da grafit içerisinde birikir.

Günümüzde bu atık madde, radyoaktif özelliğini kaybedene kadar güvenli bir şekilde saklanır. Yarı ömrünün 5.730 yıl olduğu düşünülürse, atığın saklanmasının büyük bir sorun olduğu anlaşılacaktır.

Elmas pil nasıl çalışıyor?

Bilim insanları bu radyoaktif grafiti ısıtarak radyoaktivitesinin çoğunu gaz formunda uzaklaştırmanın bir yolunu keşfetti. Daha sonra bu gazı düşük basınçta yüksek sıcaklıkta tutan bilim insanları, insan yapımı bir elmas üretmeyi başardı.

Bu elmaslar radyoaktif bir alana konulduğunda küçük bir elektrik akımı üretiyor. Araştırmacılar elmas pili bir başka radyoaktif olmayan elmasın içine koyarak zararlı emisyonları yakalamayı hedefledi. Bu tasarım da daha fazla elektrik üretilmesine olanak tanıdı ve pili %100 verimli hale getirdi.

Nükleer elmas pil inanılmaz uzun bir ömre sahip. 7.746 yıl süresince pilin enerjisinin yalnızca yarısı kullanılmış oluyor. Böylesine uzun ömürlü bir pil de, normal pil kullanmanın ve pil değiştirmenin kolay olmadığı durumlar için harika bir çözüm sunuyor.

Pilin kullanılabileceği alanlar arasında uçaklar, uydular, uzay araçları ve hatta tıbbi cihazlar bulunuyor.

Alıntı: https://www.gidahatti.com/nukleer-atik-elmas-pil-104526/

Müthiş bir haber bu.Umuyorum bir an önce bu teknoloji kullanım alanına yansıtılır da eziyet gören müslüman coğrafya biraz rahat nefes alır.

Müslüman coğrafya demişsin üstadım. Bağı kuramadım. Muhtemelen bilmediğimden. Bu tür atıklar genelde ilgili ülkelere mi "şutlanıyor"?

Şöyle izah edeyim,dünya petrollerinin %70'i müslüman coğrafyada.Petrol bahane edilip müslümanların katledilmesi,zorunlu göçe zorlanması biat edenleri ise müslümanlara karşı kullanılmasından bahsetmiştim.

Sizin bu paylaşımınız şayet ileride hayata yansıtılırsa bu bahaneler ortadan kalkacak dolayısıyla müslümanlara yapılan eziyette son bulacak.İşte bu nedenle müslüman coğrafyanın nefes alabileceği gibi bir ümidimi paylaştım.
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2018, Salı - 22:29 Gönderen: YörükEfe »
 
Beğenenler: Caner Çetin

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #5 : 18 Mayıs 2018, Cuma - 16:00 »
Birde şu başlıkla ilgili bir görüşümü bildirmek isterim.Genel gelişmeler başlığında belirsizlik var gibi görünüyor.Mesela Enerji ile ilgili Genel Gelişmeler yapılabilir mi.Başka bir başlıkta da başka bir konu ile ilgili Genel Gelişmeler yazılabilir.Konuyu sizin açmanız nedeniyle konu başlığını sizin değerlendirmenize bırakıyorum.Teşekkürler...
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2018, Salı - 22:29 Gönderen: YörükEfe »
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #6 : 18 Mayıs 2018, Cuma - 16:23 »
Uyguna düzenledim. Böyle daha güzel oldu. Teşekkür ederim.
« Son Düzenleme: 07 Ağustos 2018, Salı - 22:32 Gönderen: YörükEfe »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #7 : 07 Ağustos 2018, Salı - 22:30 »
Dünyanın en büyük güneş enerjisi santrali Konya'ya kuruluyor

Dünyanın en büyük güneş enerjisi santrali Konya’nın Karapınar ilçesinde kuruluyor. Dev santral, yılda 1.7 milyar kWh elektrik enerjisi üretecek ve 600 bin evin ihtiyacını karşılayacak



Yaşamın kaynağı güneş, aynı zamanda yerküre için sınırsız enerji kaynağı. Yılda 200 günü güneşli geçen Türkiye, dünyanın en şanslı ülkeleri arasında yer alıyor. Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü, çatısına güneş enerji sistemi kurulabilecek 10 milyon ev olduğunu, 1 milyonun da uygulamasıyla büyük bir dönüşümün yaşanacağını belirtti. Her geçen gün artan dünya nüfusu enerji ihtiyacını arttırırken alternatif enerji kaynakları arayışı sürüyor. 2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyar kişiye ulaşacağı, enerji ihtiyacının ise 28 milyar kWh olacağı düşünülüyor. Enerji kaynağı güneşten daha fazla yararlanmak için Konya’nın Karapınar ilçesinde kurulmasına başlanan güneş santralı yılda 1.7 milyar kWh elektrik enerjisi üreterek 600 bin evin ihtiyacını karşılayacak.
 
Yılda 200 günü güneşli geçen Türkiye’nin dünyanın en şanslı ülkelerinden olduğunu söyleyen Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Başkan Yardımcısı Halil Dağ, 7 bölgeden enerji üretmenin mümkün olduğunu belirtti.
 
YATIRIMCILAR İLGİLENİYOR
 
Coğrafi konumu nedeniyle güneş ışınımı açısından ülkemizin avantajlı olduğumuzu belirten Dağ, “Avrupa ışınım haritasında, Türkiye’nin yıllık elektrik üretim kapasitesi aynı bölgedeki ülkelerin ortalamasından daha yüksek. Tarıma elverişsiz arazilerin kullanımı da eklenince güzel bir var karşımızda. Güneş enerjisi piyasası 4 yıldır aktif ve Mayıs 2018’den beri kurulu gücümüz 4.590 MW oldu. Sadece 2017 yılında 2.500 MW’lık kurulum yapıldı. Yani, yeterli destek sağlandığında yatırımcı ilgi gösteriyor” dedi.
 
Güneş enerjisi kullanımının küresel iklim değişikliğinin yavaşlatılmasında önemli olduğunu belirten Dağ, “Halen dünyada elektrik üretimi termik ve nükleer santrallerden sağlanıyor. Yakıt olarak kullanılan doğalgaz ve kömür, küresel ısınmanın en büyük tetikleyicilerindendir. Atmosfere bıraktıkları karbondioksit ve diğer zehirli gazlar küresel iklim değişikliğine yol açıyor. Güneş enerjisinden elektrik üretimi ise dünyaya hiç zarar vermez. Temiz enerji diye adlandırdığımız yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı çevre, iklim ve dünyanın dengesi için önemlidir” dedi.
 
Dağ, “Çatı ve cephelere konulabilen 10 kW altı santralleri çok önemsiyoruz. Ülkemizde çatısına kurulum yapılabilecek 10 milyon ev var. Bu çatıların yarısına bile kurulabilecek 3 kW’lık güneş santrali ile Türkiye 15 bin MW’lık kapasiteye sahip olabilir. Türkiye’de 1 milyon evin çatısını güneş panellerinin süslediğini düşünsenize! Toplumsal bilinç o noktada çok daha iyi bir seviyeye ulaşacaktır. Gün-Der olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Güneş enerjisinde bilim ve teknolojinin geliştirilmesi, kullanımının yaygınlaştırılması ve eğitimin özendirilmesini istiyoruz” diye konuştu.
 
KARAPINAR SANTRALININ İHALESİ TAMAMLANDI
 
Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi anlaşıldıkça tüm dünyada adeta güneş enerjisi dönüşümü yaşanıyor. Güneşten elektrik üreten santrallar için Türkiye’de toplam 600 MW’lık lisans verildi. TEİAŞ’ın lisanslı ve lisanssız santralların toplam kurulu gücü 4.590 MW olarak açıklandı. 1.000 MW’lık Karapınar YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları) ihalesi gerçekleştirildi. Lisanssız güneş santralları, tüketicilerin kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılarken tüketimden arda kalan fazla elektriği devlete sabit fiyattan satmalarını sağlıyor. TEDAŞ ve Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü 6 bin 500 MW’lık güneş enerjisi kurulumu belirledi. 4 bin MW’lık bölümü kuruldu. Lisanssız güneş santralları müstakil ev veya villalar için son derece cazip. Böylece kullanılan elektrik ucuza gelirken ihtiyaç fazlası elektrik şebekeye satılarak kazanç elde ediliyor.
 
'GÜNEŞE GİDEN YOLU BULMALIYIZ'
 
21 Haziran’ın Dünya Güneş Günü ilan edildiğini belirten TMMOB Makina Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Naci Erçolak, “Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için güneş enerjisine geçmeliyiz. Fosil kaynaklı yakıtların 21. yüzyılın sonuna gelmeden tükenebileceği ve küresel ısınmanın artmasına neden olarak geri dönülemez çevre sorunlarının ortaya çıkacağı görülüyor. Türkiye yılda 2 bin 640 saat güneş alıyor. Bu enerjinin toplam gücü 1.3 milyar ton petrole eşdeğer. Kıymetini fark etmeliyiz.
 
1.3 milyon adet dünyayı bir araya getirsek ancak bir güneş olabiliyor. Güneşin enerjisini ürettiği çekirdekte sıcaklık 15 milyon derece. Güneşin görünen yüzündeki sıcaklık ise demirin ergime noktasından 3 kat fazla 5 bin 500 derece. Hayatın kaynağı güneş her yıl dünyaya 219 bin milyar kilovat saat(kwh) enerji gönderiyor. Bu enerji günümüzde dünyada tüketilenin tam 2 bin 500 katı. Almanya‘da bile bir metrekareye gelen güneş enerjisi 100 litre petrole eşdeğer. Ülkemiz güneşe giden yolu bulmalı” dedi.

http://www.star.com.tr/ekonomi/dunyanin-en-buyuk-gunes-enerjisi-santrali-konyaya-kuruluyor-haber-1372696/
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #8 : 09 Ağustos 2018, Perşembe - 18:00 »
Çok hayati bir olay. Yolumuz ak olsun.

Güneş iydesini en son noktaya değin, olduğunca kullanabilme yetisine ermeliyiz. Hem kendimiz, hem doğamız için.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #9 : 10 Ekim 2018, Çarşamba - 12:10 »
Maden kaynak, kaynak işleyebilmek üretebilmek, üretim ise güç ve günümüz koşullarında da bağımsızlık demektir. Kaynak, bizim müktesebât ve mukaddesâtımızda aslâ yer almamak ve kat'a yer alamamasıyla/almayacak olmasıyla birlikte uğrunda insan kanı dökülen nesnedir. Bunun en somut örneği günümüz, yaşadıklarımız olduğu gibi, İngiliz Churchill'in, kendisine sıkça atfedilen şu sözü vardır: ''Gün gelecek, bir damla petrol, bir damla kandan daha değerli olacak.''

Bu boyut, kişi oğlunun ne denli gözü kararıp ileri gidebildiğinin açık göstergesidir ki, yine, kaynak eşittir güç eşittir (tek) hâkimiyet olduğundan ilintili bağlamda, bir Hollandalı târihçi, 1950li Çin yönetimi hakkında Rus yönetimini insan nüfusunu azaltmak için bir atom savaşı çıkarmak konusunda nasıl kışkırttığını yazmaktadır. Bu konuda Çin yönetiminin ''soğuk kanlılığını'' Ruslara verdikleri şu yanıtı aktararak anlatır: ''İnsanlar belirli birkaç yıl sonra yine üreyecek, çoğalacaklar.'' (Bu, Uygurlara ve diğer topluluklara hiçbir şey yapılmıyor, Çin çok iyidir diyenler için de örnek olsun; madem kendi târihlerinden/târihlerimizden bilgileri yok. Belki bu biraz yarar.) İçinde yaşadığımız dünyânın, dengesinin ve insanların ve dahî tüm canlıların, varlığın hiçbir değeri bu alçakların gözünde bulunmamakta, birkaç şeytânî yaratık tüm insanlığı her türlü felâkete sürükleyebilmektedir.

Olayın kendi özlüğüne bakacak olur isek, olgu artık bam başka bir boyuta geçmek üzere, ve, Uzay Madenciliği büs bütün konuşulmakta ve konuşulmaktan öte de usulca iyiden iyiye fiiliyata dökülmeye başlalmaktadır. Öyle ki, Japonlar bir uzay taşına sonda indirmeyi başardılar ve oradan örnek elde etmek istiyorlar. Devletlerin dışında özel alandan işliklerin, şirketlerin de bu alanla ilgilendikleri bilgi arasındadır. Uzayda bulunan kimi madenler, mineraller öyle değerli ki bir gramı binlerce dolarla ifâde edilmektedir. Uzak olmayan bir gelecekte, en açık bir ifâde ile, uzay da, aynı dünyâda kimi güçlerin kimi yerleri -kendi aralarında- 'parselledikleri' gibi 'parsellenecektir', 'parselleyeceklerdir'.

Bu doğrultu ve büyük gerçekliğin ışığında konuyu en yakından tâkip etmeli, ulusumuzu bilgilendirmeli, olduğunca az olur çok olur kendi çapımızda kamu oyu yaratmalı ve bu konuya şimdiden millet nezdinde gerekli ileri görüşlülük ve fikir alt yapısını oluşturmalıyız. Zirâ işler, eylemler fikirden doğarlar.

Hiç kuşku yoktur ki, istikbâl, göklerdedir. Kişi oğlu bir gün de başarırsa, bundan çok daha da ötede olacaktır. Bu günler için şimdiden hazırlanmalı, yarını hâlde düşünmelidir ki, yarınlar oluşabilsin.

« Son Düzenleme: 10 Ekim 2018, Çarşamba - 18:03 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #10 : 10 Ekim 2018, Çarşamba - 12:12 »
Kokpit Aero madenciliğimiz açısından son derece hayatî olan bir gelişmenin bilgisine ulaşmış. Bu konu çok önemlidir.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: Yunus Can Akbaş

Çevrimdışı Bismarck

Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #11 : 10 Ekim 2018, Çarşamba - 15:29 »
Ülke olarak yanlış bir enerji politikası uyguladığımızı düşünüyorum. Dış ticaret açığı vermemizin en büyük nedenlerinden biri enerjide dışa bağımlı olmamız. Ülkemizde bilinen bir Doğalgaz rezervi olmamasına rağmen elektrik ihtiyacımızın %30'unu Doğalgaz Santrallerinden karşılıyoruz. Yani Rusya'dan ithal ettiğimiz Doğalgaz ile elektrik üretiyoruz. Ülkemizde ciddi miktarda Taş Kömürü ve Linyit rezervleri olmasına rağmen İthal Kömür ile elektrik üreten Termik Santraller yapıyoruz. Mesela Zonguldak Eren Termik Santrali, 2790 MW'lik güce sahip ama İthal Kömür ile elektrik üretiyor.

Enerjide dışa bağımlılığı en az seviyeye indirmek adına Taş Kömürü ve Linyit ile çalışabilecek Termik Santrallerin sayısını arttırmamız lazım. Ülke olarak artık kendi Termik Santrallerimizi tasarlayıp, inşaat edebilecek seviyede olduğumuzu düşünüyorum.
Savaşlar silahlarla yapılır ama insanlarla kazanılır. Zaferi getiren şey, emirlere itaat edenlerin ve onlara komuta edenlerin ruhlarıdır.
-General George Smith Patton
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #12 : 10 Ekim 2018, Çarşamba - 16:28 »
Ülke olarak yanlış bir enerji politikası uyguladığımızı düşünüyorum. Dış ticaret açığı vermemizin en büyük nedenlerinden biri enerjide dışa bağımlı olmamız. Ülkemizde bilinen bir Doğalgaz rezervi olmamasına rağmen elektrik ihtiyacımızın %30'unu Doğalgaz Santrallerinden karşılıyoruz. Yani Rusya'dan ithal ettiğimiz Doğalgaz ile elektrik üretiyoruz. Ülkemizde ciddi miktarda Taş Kömürü ve Linyit rezervleri olmasına rağmen İthal Kömür ile elektrik üreten Termik Santraller yapıyoruz. Mesela Zonguldak Eren Termik Santrali, 2790 MW'lik güce sahip ama İthal Kömür ile elektrik üretiyor.

Enerjide dışa bağımlılığı en az seviyeye indirmek adına Taş Kömürü ve Linyit ile çalışabilecek Termik Santrallerin sayısını arttırmamız lazım. Ülke olarak artık kendi Termik Santrallerimizi tasarlayıp, inşaat edebilecek seviyede olduğumuzu düşünüyorum.

Garip bir durum. Söz bulamadım.

Bilgi için teşekkür ediyorum.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Bismarck

Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #13 : 11 Ekim 2018, Perşembe - 11:35 »
İtalya ve Japonya'da enerji konusunda dışa bağımlı ülkeler. Her iki ülkede petrol, doğal gaz ve kömür gibi kaynaklara sahip değil. Japonya çözümü nükleer güç santralleri kurmakta buldu ve 2011 yılına kadar elektrik ihtiyacının %30'unu buradan karşılıyordu. Fukuşima kazasından sonra Japonya ne kadar Termik Santrallere ağırlık vermiş olsa Nükleer enerjiden de vazgeçmiş değil, Şuan da Japonya'da çalışır durumda 42 tane Nükleer Reaktör var ama bunların sadece 9 tanesi ile elektrik üretiliyor. Diğer reaktörlerde, gerekli güvenlik testleri tamamlandıktan sonra elektrik üretmeye başlayacak.

İtalya'da ise durum biraz daha kötü. 1986'ya kadar ülkede çalışır durumda 4 adet nükleer güç santralli vardı. 1986'da ki Çernobil kazasından sonra gidilen referandumda halk, nükleer santrallerin kapatılmasından yana oy kullandı ve ülkede ki nükleer santrallerin hepsi kapatıldı, buna yapımı devam eden ve bitmesine kısa bir süre kalmış 2018 MW'lik güce sahip olması planlanan nükleer santralde dahildi. Şimdi ise İtalya, Rusya'dan ithal ettiği Doğal gaz ve Libya, Cezayir gibi ülkeden ithal ettiği petrol ile elektrik üretiyor. Fransa'dan da ayrıca elektrik ithal ediyorlar diye biliyorum.

Yani bir ülkenin ekonomik olarak tamamen bağımsız olması için önce enerji konusunda dışa bağımlı olmaması lazım. Rüzgar ve güneş enerji sistemleri konusunda ülkemizde olan gelişmeler güzel ama 80 milyonluk ülkenin elektrik ihtiyacını sadece rüzgar ve güneşten gelen elektrik ile karşılamak imkansız.
« Son Düzenleme: 11 Ekim 2018, Perşembe - 11:44 Gönderen: Bismarck »
Savaşlar silahlarla yapılır ama insanlarla kazanılır. Zaferi getiren şey, emirlere itaat edenlerin ve onlara komuta edenlerin ruhlarıdır.
-General George Smith Patton
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Enerji ve Maden
« Yanıtla #14 : 05 Temmuz 2019, Cuma - 23:33 »
STM ThinkTech, enerji güvenliğini gündeme taşıdı

Türkiye’nin ilk teknoloji odaklı düşünce merkezi STM ThinkTech, dördüncü panelini “Enerji Güvenliği: Fırsatlar ve Tehditler” başlığı altında gerçekleştirdi. Panelde, enerji konusu ulusal ve uluslararası düzlemde; arz güvenliği, fiziki güvenlik ve siber güvenlik boyutlarıyla tartışıldı.

STM’nin mühendislik, teknoloji ve danışmanlık alanlarındaki derin bilgi birikimi ve tecrübesini bölgesel ve küresel ölçekte bir sinerjiye dönüştürmek üzere kurduğu STM ThinkTech, konusunda uzman ve yetkin kişilerle gerçekleştirdiği panellerin dördüncüsünü 4 Temmuz Perşembe günü Ankara Sheraton Otel’de gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü gazeteci Hakan Çelik’in üstlendiği panele konuşmacı olarak; T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Prof. Dr. Gülnur Aybet ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Tanrısever katıldı. Etkinlikte ana sunum Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol tarafından yapıldı.

“Enerji güvenliğiyle bağlantılı faaliyetlerimizi arttırmamız gerekiyor”

Panelde konuşma yapan T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir; enerji kaynaklarının kısıtlı olması, bu kaynakların bulunduğu bölgelerde yaşanan istikrarsızlık ve artan enerji talebi ile ortaya çıkan enerji sorununun altını çizerken hem ulusal hem de küresel anlamda önem taşıyan enerji güvenliğine de vurgu yaptı. Demir sözlerine şu şekilde devam etti: “Jeopolitik konumunun getirdiği sorumlulukların bilinciyle hareket eden Türkiye, enerji konusunda bölgedeki önemli aktörler arasında yer alıyor. Bugün, hiç kuşkusuz, enerji güvenliğiyle bağlantılı faaliyetlerimizi arttırmamız ve enerji akışını tehdit edebilecek unsurlara karşı önlemler almamız gerekiyor. 2023 hedefleri doğrultusunda enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımı ve öngörülebilir piyasa koşullarının tesis edilmesini içeren bir strateji benimseyen ülkemiz, alt yapı ve veri güvenliği konusunda da ciddi adımlar atacaktır. STM’nin bu alandaki çalışmaları ve ThinkTech’in faaliyetleri de ülke güvenliği için önemli bir katkı teşkil ediyor.”

Enerji Altyapılarını Korumak Kritik Önem Taşıyor

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren STM Genel Müdürü Murat İkinci, “STM ThinkTech ile 30 yıla yaklaşan birikim ve tecrübemizi teknoloji tabanlı öngörülere çevirerek bölgesel ve küresel çapta güvenlik stratejileri geliştirmek üzere çalışıyoruz. Teknoloji alanında yaptığımız yatırımlar ise savunma sanayimizi yerli ve milli ürünlerle güçlendirmek adına önem taşıyor. Ulusal güvenlik kapsamında baktığımızda enerji konusundaki kritik altyapılar; korunması ve olası tehditlere karşı önlem alınması gereken stratejik sistemler arasında yer alıyor. Bilişim ağlarına bağlı sistemlerin karşı karşıya olduğu tehditler, veri kaybı ve veri kayıplarından doğabilecek ciddi riskler oluşturuyor. Bu kapsamda enerji güvenliğini sağlama konusunda bütünleşik bir yaklaşım benimsenmesinin büyük bir önem taşıdığını düşünüyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz panel ile enerji güvenliğini farklı boyutlarıyla ele alarak gelecek stratejilerin belirlenmesine ve birlikte çözümler üretilmesine katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi.

Enerjide Doğru Senaryolar

Panelde bir sunum gerçekleştiren Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol; “Günümüzde enerji sektöründe üç büyük devrim yaşanıyor. Öncelikle enerji tüketenlerin rolü değişiyor. Asya ülkeleri enerji üretim ve tüketiminin merkezi haline geliyor. İkinci devrime baktığımızda ABD’nin kaya gazı, petrol ve doğalgaz üreticisi ve ihracatçısı konumuna geldiğini görüyoruz. Üçüncü devrimse yenilenebilir enerji konusunda yaşanıyor. Bugün rüzgar ve güneş enerji üretiminde maliyetler ciddi oranda düşmüş durumda” dedi. Dünyada enerji talebinin 2018 yılında büyük bir artış gösterdiğini belirten Birol, sürdürülebilir bir dünya için enerji verimliliğinin büyük bir önem taşıdığını vurguladı.

Panelde Türkiye’nin enerji güvenliğinin sağlanması konusunda kararlılığını vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, “Önceliğimiz ve temel amacımız enerjinin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu şekilde tüketicilere sunulmasıdır. Bu anlamda geliştirdiğimiz politikalar uzun vadeli, bütüncül ve kapsamlı bir bakış açısının ürünüdür. Yerli ve yenilenebilir kaynakların azami seviyede ekonomimize kazandırılması, enerji verimliliği konusunda adeta seferberlik ilan edilmesi, kara ve denizlerimizde petrol ve gaz aramaları, enerji sektöründe yerli imalatın geliştirilmesi ve AR-GE destekleri ile yatırımlar devam ediyor. Bunun yanında Türkiye, enerjnin bölgesel kalkınma ve refaha katkı sağlayan ve yaşanan çatışmalara çözüm üreten yönüyle ele alınması gerektiğine de samimiyetle inanmaktadır” dedi.

İlki 2017 yılında “Geleceğin Harekât Ortamının Öncelikli Savunma Sistemleri ve Teknolojileri” başlığıyla düzenlenen STM ThinkTech panelleri, 2018 yılında “Dijitalleşen Dünyanın Yeni Askerleri: İnsansız ve Akıllı Sistemler” ve “Terörle Mücadelede Yeni Oyuncu: Yapay Zekâ” konularıyla devam etti. Uzman isimlerin katılımıyla savunma sanayinde öne çıkan konularda önemli bir kaynak ve bilgi paylaşımı sağlayan panellerin “Enerji Güvenliği: Fırsatlar ve Tehditler” başlığıyla düzenlenen dördüncü etkinliği de yoğun bir katılımla gerçekleşti.

STM ThinkTech Hakkında

Savunma–güvenlik ve mühendislik-teknoloji alanlarında var olan bilgi birikimi ve insan kaynağıyla bölgesel ve küresel stratejiler, teknolojik öngörüler, olası senaryolar ve karar destek sistemleri geliştiriyor. Türkiye’nin gelecek vizyonuna uygulanabilir, düşünsel ve pratik katkılar sunan ThinkTech, başta savunma olmak üzere havacılık, enerji, ulaştırma, eğitim ve sağlık alanlarında objektif bir yaklaşımla teknoloji odaklı analizler ile özgün çözümler geliştiriyor ve veri işleme yeteneğiyle raporlar yayımlıyor. STM ThinkTech, geliştirmekte olduğu öngörüler ve stratejik çözümler için akademisyenler, diğer düşünce kuruluşları, üniversiteler, yüksek teknoloji üreten firmalar, kamu kurumları ve karar vericilerle iş birliği içerisinde.

STM Hakkında

Savunma sanayiine mühendislik, teknoloji ve danışmanlık alanlarında çeyrek asırdan uzun bir süredir hizmet veren STM, bugün sahip olduğu temel kabiliyet ve teknolojilerini askeri deniz platformlarından uydu çalışmalarına, siber güvenlikten büyük veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarına varan stratejik alanlarda kullanarak ülkemizin ihtiyacı olan kritik alanlarda çalışmalar yürütmektedir.

https://www.defenceturk.net/stm-thinktech-enerji-guvenligini-gundeme-tasidi-2
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun