08 Aralık 2019, Pazar - 20:57

Gönderen Konu: Söz, Dil, Millet - Boyunduruktan Kurtulmak İçin Herşeyden Önce Millî Benlik  (Okunma sayısı 70926 defa)

0 Üye ve 82 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
"... bakmaya doyamadığınız mavi göklerin bin bir tonundayım..."

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
inim köl tigin birle sözleşdimiz.

(Küçük erkek) Kardeşim Köl Tiğin ile konuşup anlaştık.

Yazıtta Köl Tiğin adı ilk kez burada geçiyor. İlk sözü "kül" gibi okuyup "ateşin közü" olarak anlamlandırma eğiliminde olanlar var. Kül sözü o dönem Türkçesinde olduğu gibi günümüz Türkçesinde de ateşin kızgın olan közü değil, sönmüş, boz renkli artığı anlamına gelir. O dönemde çiçek anlamında kullanıldığıyla ilgili bir gösterge yok. Diğer yandan Kaşgarlı Mahmud Divânında benzer bir adı "köl irkin" olarak okumak gerektiğini örnekliyor. O dönemde soyluların güç belgisi olarak dağ, deniz, gibi adlar alması bir gelenekti. Benzer biçimde bu tiğine de göl sözünün o dönem seslenimi olan "köl" adı verilmiş.

Köl Tiğin Bengi Taşı, doğu yüz 26. dizede geçen söz. M Levent KAYA Usta, Bilge Yazıtlar - Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk'un Yazdırdığı Yazıtların Bölgenin Yaşam Biçimi Bağlamında Yörüğü, Kitap Otağı Yayınevi, 1. Basım, s. 45.

Çekimi öz belgeliğimizde bulunan Cengiz ALYILMAZ Usta'nın Türk Harfli Yazıtların İzinde çalışmasından aldık.

Adın doğru bilgisinin yayılıp bilinmesi adına üleşmeyi görev bilelim.

Benzer biçimde yine ulu dil bilginimiz Kaşgarlı Mahmud, bilge maddesinde Uygur haanının (bir unvan) adını "Kö(ö)l Bilge Xaan" diye aktardıktan sonra, bu ad/unvan için " "aklı göl gibi" " açıklamasını yapar. Bu da bir diğer önemli, açık ve kesin dayanaktır.

Çin yıllıklarında unvanın ilk parçacığının "k'ueh" (ya da benzer (yazımla)) biçiminde geçmesi de, adın nasıl okunması gerektiğine/dilimizde nasıl okunmuş olduğuna dâir dayanak ve veya gösterge olamaz. Nitekim Çin dilinin "çepreşikliği" en bildik bir gerçeklik olduğu, "Enver" gibi bir adı bile "a-ni-va-er" biçiminde söylediği/yazdığı gibi, bu konularda en baş ölçü (hiç değilse ilkin) bizim kendi geleneğimiz, kendi geleneğimize bakmaktır. Bu bağlamda adın kül değil Köl Tiğin okunması gerektiği, zorlama ve çok derinlere inme gerektirmeyen bir uğraşdır.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
nakl, Arapça, taşıma/aktarma demek. Kaşkarlı divânında kötürmek (götürmek) eyleminden bir kötürgü (götürgü) sözünü anar.

Kimi işlerin vaktı zamanında olmuş olması çok ilginç.

Araba, araba yükü, yüklemek (bk. charge) olguları ile ilgili cargo sözüne değinmeye ise hiç gerek yok.

« Son Düzenleme: 20 Mart 2019, Çarşamba - 07:52 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
21 Mart ile ilgili gerçekler üzerine tüm gerekli -özet- bilgi.

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1206454686186662&id=100004664263836&_rdr

Duvarım herkese açık. Girip okuyabilirsiniz.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: vural

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
yeni sözünün aslı geniz n'li yaɳı'dır ve ''gün'' anlamına (da) gelir. Örneğin bengi taşlarımızda geçen yapıya örnek söz: it yılka yetinç ay on yaɳıka. İt yılı yedinci ay(ın) onuncu gününde.

Dolayısıyla günün gereklerine getirme (işi) için yenilendirme, yenileme gibi sözler uygundur. Sürecin kendisi de zaten bir yeni-lemedir.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
En güzel armağan kitapdır. Bu değerli eserin şerefi ve yoldaşlık töresi üze. Sizlerin de ıştahını kabartayım.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İmzâmda da bundan beri görülebileceği üzre bilgi akışı bundan böyle yeni bilgileme yüzümüzden sürecektir. Dileyenler beğenip ize alabilirler, desteklerini verebilirler. Bugüne dek olduğu gibi aynı biçimde aynı gönderiler elbet bu başlığa da girilmeye devam edecektir.

https://www.facebook.com/binyiltumengun

''Seçilen Ad Üzerine

Ad, bengi* bildirir. Bengi yazıt ve de sonraki yazmalarımızda geçen sonsuzluk bildiren bir kalıp deyiş. Orkun bengi yazıtlarından hemen sonra dikilen kağanlık bengi yazıtlarında Türk kağanı "bin yıllık tümen** günlük (yani bengi, ebedî) bitiğimi yarattırdım," der. Sonraki dönem el yazmalarında (Turpan) da örneğin her hangi nesne, mal devri için bir tür devir veya vasiyet belgesi anlayabileceğimiz belge yazmalarında, "bu x malına bundan beri falanca bin yıl tümen güne [sonsuza] dek erkli (iye) olsun", türünden sözler vardır. Yine, "bin tümen yıla (dek)" deyişi de bu yazmalarımızda göze çarpar.

Buradan gelip getirip, kimliğimiz ocağımız bengi yaşasın şiâr ve anlayışınca yüzün adını böyle koyup kendimizi böyle tanıtma kararı biçtik.

Kutlu olsun.

*Sonsuzluk; söz hem ad hem sıfat olarak kullanılır. Bilgi için Kaşkarlı'nın divânına bakınız.

**"on bin". On binlik engime (unit) tümen değil, "kol" denir; tümen sayının adıdır. Binliğe "orta", yüzlük engime "yüzlü/-k", onluya da "onluk" denir.

Çekim, ilgili deyişin geçtiği ata taşı göstermek amacıyla öz belgeliğimizde bulunan Osman MERT Usta'nın Ötüken Uygur Dönemi Yazıtlarından Tes-Tariat-Şine Us çalışmasından alınmıştır. Türk Kağanı Bayan Çor'un bengi taşının birinci parçasının deyişin dokuzuncu dizede geçtiği doğu yüzünü gösterir. Taş, sınıktır.''

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
ERTİ

Dilimizde "olmak" anlamı veren bir er- fiili vardır. Günümüzde buna i- (cevher fiil) diyoruz ve aslî anlamı unutulmuş gibidir, diyebiliriz. Bilge Kağan'dan için bir sözü ulu orta çok veciz söz imişçesine (burada imiş sözünün bu i cevher fiilinden geldiğine dikkat ediniz; birleşik "sözmüşçesine" dememiz gerekecekti) durmamaca dolaştırılır. Kısaca, "ilini (ülke ve üzerinde yaşayan kişi, halk) ve töreni (burada devlet anlamıyladır) kim bozabilir?" sözü. Bu, yanlış ve savsaklanmış bir aktarmadan başkası değildir. Bilge Kağan, "kim artatı udaçı ERTİ", der. Pek iyi, ne demektir bu? artat- bozdur-, mahvet-, ortadan kaldır- gibi anlama gelir; u- kudret eylemidir, yapabilmeyi, muktedir olmayı anlatır; bundan gelen "umak" sözü Arapça köklü kudret sözünün dilimizdeki karşılığıdır. -daçı takısı ise gelecek ve de süreklilik bildiren bir takıdır, yâni, udaçı sözü, kudretçi, yapabilici, gücü yetici gibi çevrilebilir. Bilge Kağan'ın "muktedir olamadık" için dediği söz de "umaduk" sözüdür ki, bu yapıyı günümüzde de koruruz; yapamadık, gidemek; tümen ("halk") dilinde ise bire bir: yapamaduk, gidemedük.

Peki, böylece, ne demek istedi, istiyor Bilge Kağan? Şunu: "... ilini ve devletini kim bozabilir İDİ?" Sözün tümüyle: "Üstte mavi gökyüzü basmasa, altta yağız yer delinmese, ey Türk halkı, senin ilini ve devletini kim bozmaya muktedir (olabilir) İDİ?"

Kısaca, çok kötü şeyler olmuş ve Bilge Kağan, veciz bir söz anmakta değil, kamu boduna, kamu kişiye hesap sormaktadır. O kötü şey ise; vatansızlıkdır, devletin ortadan kalkmış olmasıdır.

https://m.facebook.com/binyiltumengun/photos/a.367966850463602/368626170397670/?type=3&source=48&ref=opera_for_android_speed_dial

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Memleketten sıcak geldi. Bir parça vatan.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
BEŊGÜ TAŞ

Günümüzde "yazıt" dediğimize özde ne dendiğine bakmakta büyük yarar var. Şöyle ki, ulu kağanlık yazıtlarından yola çıkacak olur isek, atamız Bilge Kağan, "beŋgü taş tokıtdım," der. Günümüzde bu söze bengü ya da bengi dememiz gerekecek. Yâni, "sonsuza duracak bir taş(ı) tokturdum* (vurdurdum)". Yine, söz sonradan türetme ise, günümüzde "yazıt" denmesine neden olan bitig/bitiğ de denir: "bu bitiğ bitiğme", "bu bitiği bitiyen"; bitimek, yazmak demektir ve klasik orta ya da klasik geçer dilde fiil için bu söz kullanılır. Yine beŋgü taş sözü ile benzer bitiğ taş dendiğini de öğreniyoruz: barkın bedizin bitiğ taşın biçin yılka...; "türbesini, süslemelerini heykellerini, bitiğ taşını biçin (maymun) yılda...".

Aşına tüzüğü (hükümet) sonrası Türk kağanı da, Bayan Çor, kısaca "bitiğimin belgümin yaratıttım," der: bitiğimi belgimi yarattırdım. Hattâ, Kem bengü taşlarına baktığımızda, kısaca "beŋgüsin tike berti," denildiğini, "bengüsünü diki verdi", de görüyoruz.

Pek iyi, bu bizim için niçin önemlidir? Çok önemlidir. Çünkü, uğurunda (devir) yaratılıp adı var olan bir nemenin öz adını kullanmak, yordam işi, yordama uymak olacağı gibi, hem o uğur, hem de nemenin ihtivâ ettiği anlam ve görkem ile daha güçlü bağ kurmamıza büyük yardımcıdır. Dilimiz, geçmişimize daha yalın götürücüdür, zihinde daha güçlü ve olumlu etki yaratıcıdır.

Bu bağlamda, bengü taşlar uğuru için "bengü taşlar uğuru/devri", bengü taşlara da bengü ya da bengi taş, ya da kısaca yazıt için/yerine bitiğ (taş) demek, daha doğru, hiç değilse çok daha güzel bir davranış olacaktır. Bilmeli ki, bir ulusun bu tür özel kaplama giren söz varlığı, onun öncü sözleridir ve onu, kimliğini, maddî ve manevî varlığını diğerlerinden ayrıca, üst perdeden yansıtır, temsil ederler. Diğerleri kendi sırasınca, benzetmede hatâ yok, toplar iken, bu sözler birer şâhîdir. Bu açıdan bu değerleri, bu yüce sözleri yüce kılan ardındaki anlamları kodlayan bu sözleri dilimize ve hafızâmıza, günümüz kültür ve hafızâ kimliğimize kazandırmakda, hiç bir sakınca ya da âfâkîlik olmaz.

Peki, bu beŋgü taş sözünün, aynı anlam denecek, "anıt" doğrultusunda ve de aslî geniz n'li Türkiye Türkçesi ağızlarında yaşadığını söylesek, bilir misiniz?

*Bakınız: tokmak sözü.

Çekim Bugat ya da Bugut denen bengü taşı gösterir.

https://m.facebook.com/binyiltumengun/photos/a.367966850463602/369982366928717/?type=3

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
RUNİK Mİ?

Bir önceki yazımızda, yazıtlar dönemine yordama uyarak bengü ya da bengi taşlar dönemi, bengü taşa da yine birce demenin uygun davranış olacağı yönünde söz eylemiştik. Elbet, bu bir tercih, gönül işidir, ve fakat uygulanmasında yüce yarar vardır. Nedenlerine önceki yazımızda değindik.

Bundan başkaca ise, yanlış, yanılgı ve yordam dışı diyeceğimiz ayrı bir uygulama vardır. Şöyle ki, yazımız için "runik" denmektedir ve bu kötü uygulama öz bilim câmiamız içerisinde sürmektedir. Bu sözü açmakta yarar var.

İskandinav yazıtları bulunduğunda, bu yazıtların yazılmış olduğu yazı bilinmediği yâni giz(em)li olduğu için, Online Etymology Dictionary'ye göre Cermen köklü olan bir söze baş vurulmuş ve durumu anlatmak için giz, gizem; sihirli im vb. gibi anlam kaplamına iye "runa, rune" sözü kullanılmış ve bu kullanış zaman içinde yazılmışa oturmuştur. Gün gelip bizim bengi taşlar batılılarca bulunduğunda yazımızın üsükleri (harf) İskandinav yazı dizgesinin üyelerine benzetilip üstelik de bu benzetmeden ötürü bulucularca kendi atalarına âit yazıtlar sanıldığı için öz yazımız için de oradan getirip "runic", üsüklerine de runa, rune denmiştir.

Olayın arkası bu olmakla, öz yazımız bizim yazımız olduğu gibi, diğer deyişle tanımını bizim koymamız gerektiği, en azından kendi kullanış alanımızda öz bir kullanış sürmemiz gerektiği gibi, uzundur da çözülmüş bulunmakta, yâni giz (run) olmaktan çıkmış bulunmaktadır. Sihir(li im) vb. ise zaten değildir. Hâl bu iken, Türkçeleştirip ya da daha doğru bir deyişle devşirip "runik" demek, çok yersiz ve de yanlış bir uygulamadır. Dışarıdan geleni yeğlemek, (özce) düşünmemek, üretmemek, hazırcılığa alışmak demektir. (Özellikle bir başka pencereren bakıp değinecek olur isek, son zamanlarda dilimizde bu kötü alışkanlık kendini daha da göstermekte, destination sözünden destinasyon, boarding card sözünden bording kart, penetration sözünden penetrasyon gibi sözler karşılığı her bir dünya dilinde bulunan sözler dahi umursamazlarca bünyemize sokulup şuursuzlarca da kullanılıp yaygınlaştırılmaktadır.) Durum bu iken ancak, bir çok akademik çalışmada (bile) bu uygulamanın sürdüğünü, öz devinimin öz düşüncenin olmadığını, yukarıda imlediğimiz gibi görebiliyoruz.

Bu durumu, Türkistan adını unutturmak için -bir çok diğer şeyi unutturmaya çalıştığı gibi- Rus'un "orta asya" kavramını bulup buna karşın benimsememize, devletin adı açıkça Türk olduğu hâlde Rusların kağanların unvanlarından hareketle türettikleri yapma ad "karahan"ı almamıza, Alman Willy Bang'ın olmadığı hâlde ulus, dil ve devlet/yurt adı olarak "göktürk" adını kullanması sonucu bizim de bilim câmiamızın benimsemesine ve yazılmışımıza kendi ellerimizle oturtmamıza benzetebiliriz. Bunlar, maalesef, acı örneklerdir ve ders çıkartılması gerekmektedir.

Olay öyle durumda ki, Alman (buraya dikkat) Türklük bilimcisi Marcel Erdal bu işi anlamış ve ilgili duruma karşı çıkarak, "Başkalarının runik, Orhon, Orhun veya Göktürk yazısı dedikleri, benim burada 'eski Türk yazısı' olarak niteleyeceğim yazı sistemi, Kırgızistan'da, Moğolistan'ın çeşitli yerlerinde, Güney Sibirya'nın Tuva, Hakasya, Altay Cumhuriyeti ve başka bölgelerinde bengü taşlara, kayalara ve bir takım nesnelere kazılmış ve çizilmiş yüzlerce yazıtta ortaya çıkmıştı; Orhon nehri kıyıları bu geniş Türk coğrafyasının önemli fakat çok küçük bir kısmını teşkil etmektedir. Kök Türk 'mavi Türk' terimi tartışma konusudur; ben bu tartışmaya katılmadan, yazının sadece büyük Türk imparatorluğu içinde değil, bunun dışında, öncesinde ve sonrasında da kullanıldığını hatırlatmak istiyorum. Yazıya "runik" demek ise tümüyle yanlıştır: Orta Çağ Cermen kabilelerinin kuzey Almanya'da, Danimarka'da, İsveç'in ve Norveç'in güneyinde ve İngiltere'nin doğusunda abidelere kazıdıkları yazıya Almanlar ve İskandinavyalılar -yazı artık okunamadığından- rune 'gizli işaret' derler. Eski Türk yazıtlarının dili daha belirlenmeden önce, Sibirya sürgünü Finliler ve İsveçliler, Sibirya'da buldukları, ilgilendikleri ve araştırdıkları yazıtların kendi ataları tarafından yazıldığını düşünürler, bu yüzden buradaki işaretler için de aynı terimi kullanırlar." demiştir (Eski Türk Yazısı Yazmaları ve Gramer Özellikleri, Berlin).

Sonuç şudur. Bu gibi tanım işleri hafife alınır değildir. Özellikle de "be(ng)ü taş" örneğinde olduğu gibi bir işin aslı durur iken. Pek iyi, uygunu nedir? Bu durumda yazının niteliği söz konusu olduğu için uygun bir söz gerektir. Bunun için ilk davranmamız gereken yer, kendi kaynaklarımız, kendi yazılmışımızdır (literature). Yazdırıcılar, yazıyı vurdurduklarından ("urturtum" = vurdurdum), dokutduklarından ("tokıtdım" = dokuttum) söz eder. Bildik olduğu üzere de yazı, taşa kazınmakta, oyulmakta, dönemin ağızıyla "urulmakta"/"tokınmakta" yâni vurulmakta/dokunmaktadır (bkz. tokmak). Buradan getirip vurma yazı, oyma yazı gibi bir tanım yapılabilir. Örneğin, "Türk vurma yazılı metinlerde (yâni kasıt bengü taşlar devri ve bengü taşlar metinleridir) x söz tanıklanmıştır.", denebilir. Bununla birlikte, yazımızın kağıda da işlendiğini, unutmamalı. Bu durumda da kısaca "kağıda yazılı Türk üsüklü/harfli metinler," gibi bir betimleme kullanılabilir ya da yakın hattâ aynı döneme girdiği (geçiş dönem denebilir sanıyoruz) için kağıda yazılı olanları (Irk Bitiğ gibi) da taş olanlara katıp tümden kamusuna "Türk yazılı metinler", "Türk üsüklü metinler" denebilir.

Ancak elimizdeki kağıtlı örnekler diğerine bakarak düşük oranda olduğu için genelleme yaparak oyma/vurma yazı demek, yine de bu tür bir kullanışın gerektiği yerde yerinde bir davranış görülebilir. Böylece, ilgili yazımızın nasıl işlendiğini dönemin ağızına uygun olarak, yansıtmış da olur, doğru bir tanım ile ne olduğunu gösterip, yordamca davranmış oluruz.

İşleri ne denli doğru yapar isek, o denli öze ulaşır ve düşünce de söz de mantıklı zemine oturur.

https://www.facebook.com/binyiltumengun/photos/a.367966850463602/371619583431662/?type=3&theater

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3282
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Geçen bir adaşımız kendi aramızda güzel bir söz etti: At Avrat Savunma. :D

Bu arkadaşlar da at avrat metal demişler. Bence de öyle. Demire hükmetmiş bodunun milletin elbet metale de hükmetmesi gerekir. Bu enerjiden yoksun kalmak olur mu?

Ancak şunu da demeliyim: hatun çizimi çok kötü. Türk hatunu, kadını öyle giyinmez. Bildiğiniz amazon ya da neydi şu kadının adı, o diziden çıkmışçasına.

Keçe yurt da değil; yurt vatan demek. Keçe ev.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun