14 Kasım 2019, Perşembe - 22:31

Gönderen Konu: Söz, Dil, Millet - Boyunduruktan Kurtulmak İçin Herşeyden Önce Millî Benlik  (Okunma sayısı 62344 defa)

0 Üye ve 33 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Advertisement

Çok severim bu yırı... çok derin, ve üzünlü. Çok dokunur bana; her bir sözünü anlayamasam da. Rûhu yetiyor.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: Shoryuken.M

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Gördüğünüz Uluğ Köli Çor'un, Bilge Kağan ile Köl Tiğin'in koşundaşı olan bir ulunun tözüdür. Ne acı ki barkından günümüze birkaç kırık, artıktan ayrık bir neme geriye kalmamıştır. Görülen bedizler vardır. Bengi taşı ep eyi on artık asırdır bozulmuş olsa da kendinden ve ettiklerinden bilgi edinebiliyoruz. 80 yaşına değmiş, pek çok savaş vermiş ve birinde yağısına inandığı değer ve devlet uğruna başına saldırıp düşmüştür. Bengi taşda dendiği gibi dirliği boyunca edgü be(ng)i körmiş, yâni iyi huzur-mutluluk => iyi günler görmüştür. Hem söz hem de diğer bengi taşlarda geçmemesi nedeniyle iyi dikkat çeken bir söz olarak bu bengi taşda, "hatırlanan bilgi" anlamına ödük sözü geçmektedir. Zaman anlamına gelen öd sözüyle ilgili olmalıdır.

Günümüzde antilop dense de, bu kutlu bengi taştan dilimizde bu diriye yeğer dendiğini öğreniyoruz. Bu canlıya böken de denir.

Ulu babamızı Türk Törüsü ve dolayısıyla adı ve öğreyiği yoluna yaptıkları adına içten duygularla anıyoruz. Gökte mutlu olasın.

Çekimleri öz belgeliğimizde bulunan Prof. Dr. Osman Mert Hoca'nın Köli Çor Yazıtı ve Anıt Mezar Kompleksi adlı çalışmasından aldık. Ağda olmamaları muhtemeldir. Üleşebilirsiniz. Böylece yayılıp bilinmesine katkı sağlamış olursunuz.

koşundaş, silâh arkadaşı demektir. İlgili söz için Tarama Sözlüğü'ne bakabilirsiniz.

https://www.facebook.com/leventkayausta/posts/790122141345295





İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: Shoryuken.M

Çevrimdışı Shoryuken.M

 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Shoryuken.M

 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle

Hey günler! Hey eski günler! Daha çocuk iken 12 13 14 yaşlarında özümüzde olan itkinin bizi itmesiyle eldeki olanaklar çapında araştırıp ilk denk geldiğimiz, kendimizi duyduğumuz ilk yırlar! Hey güzel anlamlı ilk günler! Yaşa yüce ırkım! Yaşa güzel ulusum! Yaşa, târihim!
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: Shoryuken.M

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
toruk bukalı semiz bukalı ırakda bilser semiz buka toruk buka teyin bilmez ermiş teyin ança sakıntım.

anta kisre teŋri bilig bertük üçün özüm ük kagan kışdım.

Uzaktan semiz boğalarla zayıf boğaları bilmek gerekse, hangisinin semiz ya da zayıf olduğunu bilmez imiş diye öylece düşündüm.

Ondan sonra gökyüzü akıl verdiği için, onu (bizzat) ben kağan yaptım.

Çin yönetiminin geçtiği elli yıl boyunca birçok tiğin ayaklanmış olmasına karşın başarıya ulaşamamıştı. Hattâ adları Çin yazısıyla bize ulaştığı içün gerçek adlarını bilemediğimiz birkaç tiğin, yakalanarak îdam edilmişti. Dolayısıyla Bilge Tonyukuk ilk anda İlteriş'in başarılı olup olamayacağını karar veremediğini ama sonunda buna iknâ olup onu kendisinin kağan yaptığını anlatıyor. Burada geçen "uk2" parçacığının görevi kendinden önceki sözü vurgulamaktır. Yâni Bilge Tonyukuk, İlteriş'i bizzat kendisinin kağan yaptığını söylüyor. Bu çok güçlü ve önemli bir iddiâ. Yazıtın geri kalanında da göreceğimiz gibi Tonyukuk devlete yaptığı hizmetleri anlatırken sözü aslında bir anlamda "Bu devleti ben kurdum, ben yücelttim" demeye getirecek.

Levent​ Usta, Bilge Yazıtlar, Kitap Otağı Yayınevi​, 1. Basım, s. 100-101.

Bilge olan Tonyukuk Dedemizi bu vesileyle içten anıyoruz. Bodunu kılınç ile kılığına, doğası tadusuna uymaz diye Budizim'den koruyup geçit vermeyen de o idi.

Çekimi Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz Usta'nın (Kök)Türk Harfli Yazıtların İzinde adlı öz belgeliğimizde bulunan çalışmasından aldık. Gördüğünüz bir bitiğ bedizdir. Bitiği günümüzde ep eyi aşınmış, yok olmuş durumdadır. Kimi eski kayıtlarda yine az çok bütün hâlı görülebilmektedir. Bitiğ, bedizin kıyısından gitmektedir, çerçeve misâlı.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: Shoryuken.M

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
toruk bukalı semiz bukalı ırakda bilser semiz buka toruk buka teyin bilmez ermiş teyin ança sakıntım.

anta kisre teŋri bilig bertük üçün özüm ük kagan kışdım.

Uzaktan semiz boğalarla zayıf boğaları bilmek gerekse, hangisinin semiz ya da zayıf olduğunu bilmez imiş diye öylece düşündüm.

Ondan sonra gökyüzü akıl verdiği için, onu (bizzat) ben kağan yaptım.

Çin yönetiminin geçtiği elli yıl boyunca birçok tiğin ayaklanmış olmasına karşın başarıya ulaşamamıştı. Hattâ adları Çin yazısıyla bize ulaştığı içün gerçek adlarını bilemediğimiz birkaç tiğin, yakalanarak îdam edilmişti. Dolayısıyla Bilge Tonyukuk ilk anda İlteriş'in başarılı olup olamayacağını karar veremediğini ama sonunda buna iknâ olup onu kendisinin kağan yaptığını anlatıyor. Burada geçen "uk2" parçacığının görevi kendinden önceki sözü vurgulamaktır. Yâni Bilge Tonyukuk, İlteriş'i bizzat kendisinin kağan yaptığını söylüyor. Bu çok güçlü ve önemli bir iddiâ. Yazıtın geri kalanında da göreceğimiz gibi Tonyukuk devlete yaptığı hizmetleri anlatırken sözü aslında bir anlamda "Bu devleti ben kurdum, ben yücelttim" demeye getirecek.

Levent​ Usta, Bilge Yazıtlar, Kitap Otağı Yayınevi​, 1. Basım, s. 100-101.

Bilge olan Tonyukuk Dedemizi bu vesileyle içten anıyoruz. Bodunu kılınç ile kılığına, doğası tadusuna uymaz diye Budizim'den koruyup geçit vermeyen de o idi.

Çekimi Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz Usta'nın (Kök)Türk Harfli Yazıtların İzinde adlı öz belgeliğimizde bulunan çalışmasından aldık. Gördüğünüz bir bitiğ bedizdir. Bitiği günümüzde ep eyi aşınmış, yok olmuş durumdadır. Kimi eski kayıtlarda yine az çok bütün hâlı görülebilmektedir. Bitiğ, bedizin kıyısından gitmektedir, çerçeve misâlı.



İlgili sözler, birinci taş, batı yüz, 5.-6. dizelerde geçmektedir. Gönderide geçmeyi unutmuşum. Af ola.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Birinci Karabalgasun (günümüz Moğolcasıyla Harbalgas) Bengi Taşı başının yarık bir kısmı. Ötüken Kır Uygur uğruna âittir. Çekimleri öz belgeliğimizde bulunan Osman Mert Usta'nın Ötüken Uygur Dönemi Yazıtlarından Tes-Tariat-Şine Us çalışmasından aldık.

balgasun sözündeki bal- kısmı "kent" anlamına gelen balık (bal-ık, bkz. Bay Balık, Ordu Balık, Beş Balık, Toğu Balık gibi kentlerimiz/kent adlarımız, kimisi sonrakı uğurlarda da yaşamış ve balık sözünün yerini kent almıştır, Ordu Kent gibi) sözündeki bal- ile aynı olmalıdır. Yine bal-çık dediğimiz sözde de aynı durum, var olmalıdır. Nitekim Kaşkarlı'nın sözüne göre balık sözü (balk biçimini de verir) aynı anda "balçık, çamur" anlamına da gelir. Barkların (bar-ık* olmalı, bal- ile ilgisi olabilir belki, binâ anlamına gelir, bkz. Levent Kaya Usta'nın Kitap Otağı Yayınevi'den çıkan Bilge Yazıtlar çalışması), yapıların o uğurlarda hangi malzemelerden yapıldığını zihnimize getirir isek bu ilişik ep eyi anlam kazanır.

balgas sözünü ise yine Kaşkarlı Mahmud ulumuzun dîvânında verdiği bıçgas sözü ile karşılaştırabiliriz; ant, sözleşme gibi bir anlama gelir. Bunun bıçmak yâni biçmek eylem sözü ile ilgisi var. Gerçeği, işlerin asıllarını ilgilendiren konularda bizde kesmek (cezâ kesmek demek bu yüzden), yarmak (bkz. yargı, yargıç(ı)) vb. eylem sözleri kullanılır. Bunun, bir işin özüne gerçeğine ulaşmak için olguları "kesip, yarıp" içine aslına ulaşıp olayı anlamak, (ona göre) hüküm vermek gibi bir anlayışımızla ilgili olduğu, belki söylenebilir.

Yine kendisinin verdiği bıçığ sözü de aynı anlam kaplamına girer.



İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Gördüğünüz, özlük yazımızın kağıda da işlendiğinin birçok kanıttan birisi. Bu alanda elimize ulaşmış en yoğun yazma/eser, belki de Irk Bitiğ'dir. Fal Kitabı. Geçmiş Talat Tekin Usta'nın bu konudakı çalışması yol göstericidir.

Altta görülen yazma gerecine, yâni kaleme dilimizde üzük denir. Divit, yazma takımına da bitiğü denir. Klasik Türkçe'de yazmak için kullanılan bitimek eylem adından gelir. bitig diye yazılan, bizim ağza göre bitiğ diyeceğimiz yazıt, yazı, yazılı, mektup vb. anlamlarına kullanılan söz de buradan. Bilge Kağan diktirdiği bengi taşlar için aynı anda bitiğ taş da der.

Özellikle bu konularda Levent Kaya Usta'nın Çölde Dor adlı çalışmasında pek çok yerde bulunamayan çok ve de kültürel kimliğimizin parçası olup bizi beslemesi gereken bilgi vardır. Alıp okuyunuz beyler, hanımlar.

Çekimi, öz belgeliğimizde bulunan Cengiz Alyılmaz Usta'nın İpek Yolu Kavşağının Ölümsüzlük Eserleri çalışmasından aldık.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
yöndermek (yön-der-mek), yön göstermek, yönlendirmek gibi anlamlara gelir. gös-ter-mek* (buradakı gös(-) kısmı, bildiğiniz köz -> göz'den gelir, köz aslî biçimdir) dediğimiz sözün kurumu ile aynı kuruma iyedir. Böylece, (daha) ekonomik olduğu gibi ayrıca uzaktan ya da sâir komuta etmek gibi kavramları da daha rahat karşılar. İlgili başlıkta bu yüzden ''uzaktan komutalı kule'' için yöndermeli kule dedim. Böylece daha doğru ve de güzel söz elde edilmiş oluyor, dile dolayısıyla düşünceye zenginlik de katılmış oluyor.

Dil, böyle bir şeydir. Başkaları dillerini çoktan yitirdikleri ve kendi dillerine dâir bizim aksimize pek bilgi veren malzeme, eser ellerinde bulundurmadıkları için (bkz. İnigilizler gibi) ölü dillerin söz hazînelerine baş vurmak zorunda kalır iken biz Türkler atalarımız nedeniyle bu konuda çok kutlu, tâlihliyiz. Bir şeye gerek duyduğunuzda nasıl açıp bakıyor, araştırıp ediniyor iseniz, düşünceleriniz için de dil gerekli malzeme olup bu gereği karşılamak için sözlüklere açıp bakarsınız. Uluslar, aynı tüm yaşamı boyunca yaşadığı, edindiği nemeler (bilgi, görgü, tecrübe, vs.) ile zenginleşen, biriken bir kişiye benzediği için, baştan sona dek tüm kazançlar ve tecrübeler, sizindir ve onlardan dilediğinizce yararlanıp işinizi görmek hakkınızdır ve aklı selim olan herkesin de işidir. Ve bir zamanlar iyi, değerli olan, iş gören, kısaca yaratılmış yaraştırılmış olan her hangi şey, hiçbir zaman da değerinden yitirmez. 1300 yıllık taş yazıtta geçen ve günümüzde de kullandığımız çöl, çorak, ev bark (eb bark), giyim (kedim), ve daha sayısız söz de bunun birer kanıtıdır. Dolayısıyla birileri bunun aksini iddiâ edecek olursa, biliniz ki beyinsizdir. Mal sizindir ve dilediğinizce kullanma tasarrufu, tapusu, yalnız ve yalnız sizin elinizdedir. Hele ki el âlem her tür malzeme ile işini görür iken Türk'e lâf etmek kimsenin haddine düşmez; Türk'e bile. Kendimize ıg gık etme ''hasletini'' çok fazlaca edindik; biraz başımızı kaldırıp dünyaya bakmak, bir de dönüp bizim kim olduğumuzu görme zamanı çatmıştır.

İlgili fiil ayrıca Mukaddimetü'l Edeb'in Şuster yulmasında (copy, nushat) geçiyor. İncelemek isteyenler Nuri YÜCE'nin TDK'dan çıkan çalışmasını edinebilirler.

*Buna bir diğer sözle körgüzmek de denir, körsetmek de denir; her ikisinde de kör sözü, günümüzde göz dediğimiz, bunun bir önceki biçimi olan köz sözünün babasıdır; tüm z'ler çok erken, arkaik bir r'den gelir. Oğur diye bilinen Türk toplulukları bu yüzden Oğuzlar gibi Oğuz adını taşıyan Türk topluluklarından başkası değildir. Muhtemelen bunlar da Oğuz zaaten. Aynı olgu yine gör-ünmek, gözükmek, görükmek (bu daha çok tümen (''halk'') dili, orta dilde pek işitmedim) gibi sözlerimizde de görülebiliyor; ya da, göz-lem-lenebiliyor. :) gözlem için gözdem de denir. Bu da közdemek/gözdemek yapısında gözlemek anlamına bir sözden gelir; krş. ündemek (seslemek), ya da, yine, gös-te-r-mek (göz-de-r; köz-de-r). közdemek gözlemek iken, közdermek gözlenmiş olanı imlemek, göstermektir. Gördüğünüz gibi tek bir olgu için tonlarca karşılık vardır. Bu saydıklarım dışında bunun için daha çok vardır. Ve bunlar yalnızca kör*/köz sözünden hareketle. Daha başka türlü olanları da var. Yine görmek, bakmak anlamına bir karamak eylem adı vardır; karak da göz yuvarı demektir. kara karak ''gözün renkli kısmı'', ürü(ng) karak ''göz akı, gözün akı'', üüt karak ''göz bebeği''; üüt, delik gibi anlama gelir. kara + kol formülünden oluşan karakol sözündeki 'kara' parçacığının da bu karamak eyleminden geldiğini düşünüyorum.

Benzer biçimde, ayrı köklerden gelen aynı/benzer anlamlı örnekler vermek gerekir ise:

yarcanmak.
üşenmek.
erinmek.
yüksünmek.
ağırlanmak.

Hepsi üşenmek, bir işi ağırlı bulmak ile ilgili. ermeğü de eringen, üşengen kişiyi anlatır.

yelmek. Yel sözü ile ilgili.
yüğürmek. Klasik Türkçe'de koşmak için kullanan.
çapmak.
sekirmek (seğirmek, seyirmek).
kovnuşmak.
kunuşmak.
eşmek (eşkinlemek). Dört nala gitmek.
Ve aklıma gelmeyen daha nicesi. eşkin ya da eşkinçi de ''atlı ulak/haberci'' demektir.

Hepsi ivlice, hızlıca deprenmek, koşmak ile ilgili eylem adları. Oysa günümüzde her ilgili iş için ''koşmak'' deriz. Fenâ azalmışız gerçekten. Bu saydıklarımın kimisi tümen dilinde hâlâ yaşıyor; ancak, ulularımızın dünyadan geçmesi ile birlikte, birçok şey de ölüyor, yitiyor; ölüp yok olacak da. Orta dil sözü ile anlattığım ''merkezî (İstanbul)'' dil ise, artık iyice çöplük olmaya başladı. Uyanık olalım. Birçok söz varlığımız da yazı diline hapsolunmakla birlikte, müdahale etmez isek, onlar da yavaş yavaş düşecek, dolayısıyla da bizler de usul usul azalacağızdır. Sonra oradan buradan devşirilenlere kalınacaktır. İşte bu yüzden, kültür ve medenîyet demek olan dilimize erklenmemiz gerekmektedir. Bunun biricik yolu da, kim ne derse desin, herkese ve herşeye karşın uygulamaktır. Mâlum, korkunun ecele faydası yok.
« Son Düzenleme: 11 Mart 2019, Pazartesi - 05:42 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Son gönderimi ep eyi besledim. Tekrar göz geçiriniz adaşlar.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Güzel gönlünüze gelsin.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
FB'da bir büyüğün soruşu üzerine sözlediğim söz. Öncesini ve neden olan gönderimi, buradan https://www.facebook.com/caneryerlik/posts/1200643423434455 okuyunuz.

''Dilimizde bu görevi görecek çok işlevli var. Bir yöntem, tamlama.

noktasal vuruş değil, nokta vuruşu. Ya da, noktalı vuruş.
yörüngesel (ne demekse?) hesaplar değil, yörünge hesapları.

Nitekim, benzer biçimde kalpsal hastalık da değil, kalp hastalığı ya da kalp rahatsızlığı diyoruz.

Benzer biçimde yine, Türkiye'ye gelip Türkçe'yi belli ki en iyi bir biçimde öğrenip ''Söz Kitabı''nı yazan İtalyan Bernardo da Parigi, 1665 yılında Roma'da basmalanan İtalyanca-Türkçe eserinde, günümüzde İngilizce yazımıyla naval yazılan İtalyanca biçim navale için bizim ''donanmalu'', yâni donanma-lı dediğimizi bildirir. naval, ''donanma, deniz gücü (navy; donanma, Bernardo o dönem İtalyancası'nı da navae biçiminde veriyor doğru anımsıyorsam) ile ilgili olan'' gibi bir anlama gelir ve örneğin ''naval'' olan dönerkanatlar (helicopter), olağan karalardan ayrılırlar ve naval diye adlanır, tanımlanır, nitelenirler. Bundan, dilimizde bunun için -lı/-li, -lu/-lü ekinin bunun için de kullanıldığını anlıyoruz. Yine ASELSAN'ın ürettiği Korkut Hava Savunma Kurması'nın da denizci türevi var ve bu da böylece Donanmalı Korkut ya da Korkut Donanmalı (Korkut-D) olur. Ben örneğin bilim''sel'' yerine, yâni scientific için hep 'bilimli' sözünü kullanırım; bilim ile olan, bilim ile ilgili olan, bilimden doğan vs..

Aynı durumu ''yerli'' girdisinde görürüz bu eserin. Hem yerdeş (hemşehirli, hemşeh(e)ri), hem sâbit (sâbit olan, yerde bek durandır), hem ''yer, toprak ile ilgili'', hem bildik yerli (/yerel) hem de başlangıç, kök (yerden çıktığı için) anlamlarına geldiğini bildirir. (Dilin gücü diye, buna denir. Tabi böyle olması için, o ulusun gelişmiş ve akıllı, akledebilen, iyi de benzetmeler kurabilmesi gerekmektedir. Biz yer üstünde pek çok ve de pek çok diğer kimi kadîm uluslardan çok kutlu, tâlihliyiz, ancak kendimize karşı çok umursamazız.)

Yine, bu tüm anlamları karşılamak için uymasa da kimisi için Mukaddimetü'l Edeb'in Şuster yulmasında (copy, nüshâ) geçen kurula sözü (''kuru olarak, kuru biçimde'') örnek olabilir. Bundan da yine, belirli yerler için bu yapının kullanılabileceğini anlıyorum.

Onun dışında, bizim dilimizde de bir -l eki yok değil; gözel (güzel, göz-el, göz ile ilgili, Azerbaycan'da hâlâ gözel denir, kimi soy adlarımızda da Gözel diye geçtiğini gördüm; ya da, arzulamak anlamında küsemek eylem adından geliyor da olabilir belki, küsel diye söz var çünkü, dönüşmüş olma ihtimâli vardır belki) kızıl, yaşıl (yeşil), sökel (hasta demek, sayru sözü gibi, hasta yine Türkçe değil), gibi; bunlar nitelek/sıfat. Ad olarak da var: kural (Kur'ân çevirişi, Karahan dönemi, nüfûz gibi bir anlamla verilmiş, günümüzdeki anlamı nereden nasıl bilmiyorum), söğül (sanırım söğüş sözü gibi kebap anlamına geliyor, tam aklımda değil, bakmam gerek, kebap Türkçe değil), kısıl (canyon (kanyon), Orkun Bengi Taşları'nda geçer), ınal (bir san adı olarak kullanılır, ınanmak/inanmak eylem adından, güvenilecek kişi gibi bir anlamı olsa gerek, sıfat olarak da duruyor), yine en bildiklerden oğul (''evlat, çocuk'' anlamına gelir, Karadeniz'de arıların üremesi, çoğalması için hâlâ 'oğul attı'' denir, ''erkek çocuk'' anlamına gelen söz 'urı'dır, kız ise yine kız, bu söz sonraları anlam daralması yaşamıştır; özgün anlamı nedeniyle de Karamanoğulları, Küpçüoğlu vs. denir, tüm sülâleyi anlatır, oğlan da oğ(u)lan, -n eki çokluk ekidir, ''çocuklar, evlatlar'' demektir esâsen, bu da diğeri gibi aynı süreci görmüş) vs. Daha sayılacak çok var. Bir diğeri siğil. Bir sıfat olarak yine sekül, sanırım atlar için kullanılıyor.

Ancak, bunların tam olarak hangi, ne gibi bir görevi görüp görmediğini, tam olarak nerede nasıl kullanılacağı, ve nerede de nasıl kullanılmayacağı belirlenmeden, bilinmeden, neyi karşılayıp karşılamadığını tam belirlemeden de bir şeyleri bayrak yapamayız.

O yüzden, -sal/-sel'i bir yana, Türkçe böylesi bir ek olduğunu bilsek de, bu konuda da ihtiyatlı olmakta yarar görüyorum. En azından kendi adıma şimdilik.''
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Bunun https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/ üzerine yorumum.

''Doğru değil. Şöyle.

Herşeyden önce, aynı bir sözün yat yabancı köklü olup olmadığını anlamak için ilkin nerede, hangi dilde ve yine o dilde de ne sıklıkta geçtiğine bakmak gerektiği gibi, ekler için de aynısı geçerlidir (-stan (Türk-i-stan gibi) Farsça yurtluk bildiren ek gibi, bunun dilimizdeki karşılığı Türk İli/Eli'dir). Dilimizde, hiçbir biçimde, hiçbir yerde -sal ya da -sel ile kurulmuş bir söz yok. uysal sözünün olduğu doğru, varlığını ben de bir kaynakta gördüm hafızam beni yanıltmıyorsa. Ancak buradakı yapı uy-sal değil, olamaz da çünkü dilde böylesi bir ek yok. Olsa idi, hem tüm klasik ve sonrakı kaynaklarmızda, tüm eserlerimizde, ve de sayısız hadsız olan Türk ağızlarında varlığı saptanırdı. Yok. Yapı, güçlü ihtimal uy-sa-l. Benzer bir söz, okuma doğru ise, Alî Şîr Nevâî'nin bir eserinde kapsal olarak geçiyor (kap-sa-l). Kaşkarlı, kuşatmak, çevirmek anlamında bir kapsamak eylem sözünden söz eder. Bunun -sa- yapısı ile ilgisi var ve örneğin kişinin bir şeyi herhangi bir şey sayması, ya da öyle yapmak istemesi (canı çekmesi) durumlarında kullanılır:

er aşsadı: Erin canı aş çekti.
bağırsamak: Canı bağır (ciğer) çekmek.
ağırsımak ya da ağırsamak: Bir yiyeceğin ağırsıması, kötü olması, ağrık kokması ve yenmez duruma gelmesi.
görsemek (anam kullanır): Görmek istemek, birisini ya da bir şeyi görmeyi istemek, görmeyi canı çekmek. Kaşkarlı bunun aslî biçimini de anar: körsemek; körüğsemek de dendiğini ekler.

uysamak da, büyük ihtimal, uymak/uymayı istemek (bunu sevmek, yâni tüzün, yavaş (yumuşak, hâlim demektir) olmak), ardından gitmek, gibi anlamlardan gelip yukarıda örnekleriyle gösterdiğim -l ekinin getirilmesi sonucu oluşturulmuş bir sıfattır. kapsal sözü ise ad olarak verilip, kapsayan/kaplayan bir nesne, anlamında idi.

Yazıda anılan söz ise doğruca ar-sal diye verilmiş, işin ne yazık ki kolayına kaçılmış (muhtemelen ilgili kişinin çokça dil bilimi çalışmışı yok) ancak bunun da ar-sa-l olması yüksek ihtimal. kumsal sözü için ise kara+kol gibi kum+sal, iki sözün birleşmesi formülü getiriliyor. Bu bana da mantıklı gelir; kumsamak gibi bir söz olmaz.

Bunların dışında, hiçbir yerde, hiçbir biçimde böylesi bir ses yapısı, böylesi bir ek yok. Bu da ancak şu anlama gelir: Öyle bir ek hiçbir zaman kullanılmamış. Olsa idi, örneklerimiz bolca olurdu. Aynı -l örneklerinde olduğu gibi. Dolayısıyla, daha ne olup olmadığını tam çözmeden, yüz binlerce Türkçe söz içerisinde hiçbir somut veri ortada yok iken bu gibi bir iki söz üzerinden çıkarımlar yapmak, yazık ki işin erbabı olunmadığını göstermektir.

Ayrıca Kaşkarlı arsal maddesinde arsal saç: Kızıla çalan saç; demiş. Kumsal anlamını nereden almışlar bilemedim, kitap önümde.

Ek: Bu işi, yoksul gibi sözler ile de karıştırmamak gerekir. Buradakı da aynısı: yok-su-l. yoksu sözü, yok'un, yokluk'un bir tür saygı ifâdesidir. Bizim orta dilde (standart, merkezî dil, İstanbul) geçmese de, Uygurca'da var ve muhtemelen kimi tümen (halk) ağızlarımızda da varlığını sürdürüyordur. Benzer söz kurumunu tuysu (duysu, duygu demek) ya da yansı sözlerinde de görürüz. yoksul sözünde de güçlü ihtimal uysal, kapsal sözlerinde olduğu gibi l getirilip (yukarıdakı örneklerce), yeni söz kurulmuş.''
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Shoryuken.M

 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Shoryuken.M

 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Moğol Rock  :)


Bunların Wolf Totem adlı parçaları gâyet iyi. :)) Yeni çıktılar ortaya.

Hanggai adlı topluluğun ise The Rising Sun adlı parçasını severim.


Bunlar İç Moğol sanırsam. Diğeri Moğolistan kökenli.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: Shoryuken.M