12 Kasım 2019, Salı - 15:49

Gönderen Konu: Söz, Dil, Millet - Boyunduruktan Kurtulmak İçin Herşeyden Önce Millî Benlik  (Okunma sayısı 61900 defa)

0 Üye ve 62 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Advertisement
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
RUNİK Mİ? (2)

Bir önceki yazımızda öz yazı dizgemize "runik" demenin yanlışlığına değinmiş idik. Okumamışlarımız buradan erişebilir: https://m.facebook.com/binyiltumengun/photos/a.367966850463602/371619583431662/?type=3&source=54&ref=bookmarks

Bu aynı konuyla ilgili ikinci yazımızda, bir diğer ve daha da önemli açıdan olayı, dil bilimci Mehmet Levent KAYA'nın sarf ettiği sözleriyle ele almak istiyoruz.

*

"Târih boyunca dünyanın çeşitli yerlerinde ses özelliğine dayalı çeşitli yazı dizgeleri geliştirilmiştir. Bunlar yazılış kurallarına göre "alfabe, ebced, abugida, kana, ..." olarak adlandırılmıştır. Bozkır dönemi Türkçe yazıtlarda gördüğümüz dizge kısmen abugidaya, kısmen de kanaya benzemekle birlikte ikisi de değildir. Çünkü abugida dizgesinin yazımında bütün harfler "*a" biçiminde açık heceli olarak okunur, "e, i, o, u" sesleriyle okumak için üstlerine ayırıcı imler konur. Kana türünde ise bütün birimler zaten ayrı birer hece olarak kurulmuştur.

Türk yazı dizgesi ise genelde "a" ya da "e" ile okunmakla birlikte aslında söz içinde ünlülerin yazılıp yazılmayacağını belirleyen ikinci kural ise sözün ilk hecesindeki ünlüdür. Türk dilinin en önemli belirleyici özelliklerinden biri ünlü uyumudur. Küçük ünlü uyumu kimi ağızlarda sonradan gelişmişse de büyük ünlü uyumu bütün Türk ağızlarının belirleyici özelliğidir ve klasik Türk yazısı yazım kuralları da bu özelliğe göre belirlenmiştir. Bu yönüyle de abugida dizgelerinden ayrılık gösteriyor. İşte bu çok önemli temel özellik bile bu dizge için kaynak olarak Aramî dizgesini gösterenlere ağır bir meydan okuyor. Çünkü Aramî dizgesinin ebced olduğu çok iyi bilinen bir gerçektir. Aslında bu özelliğiyle bütün ünlüleri yazılan "runik" dizgelerden de ayrılıyor ama kimileri yine de görüntü olarak bu dizgeyi "runik" diye adlandırmayı sürdürüyor."

Mehmet Levent KAYA, Bilge Yazıtlar - Bilge Kağan ve Bilge Tonyukuk'un Yazdırdığı Yazıtların Bölgenin Yaşam Biçimi Bağlamında Yörüğü, Kitap Otağı Yayınevi, 1. Basım, s. 4-5.

Bilgi: yörüğ sözü, açıklama, tefsir gibi anlama gelir.

https://www.facebook.com/binyiltumengun/photos/a.367966850463602/374329866493967/?type=3&theater

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
ERTİN ÖKÜN

Bilge Kağan'ın diktiği yazıt taşlar küllî (universal), yâni tüm zamanlarımıza, günde-mize* dolayısıyla da günümüze seslenen sözler öğütlerle doludur. Gerçekten, bengidirler. Bengi içindirler. Sonsuzdur, sonsuzlukturlar. Bunlardan birisi, şu kısacık, ancak anlam dolu "ertin ökün" çağrısıdır.

Günümüzde, bu yazıt taşlardan bilim camiâmız başka, ne yazık ki herkes, ama istisnâsız herkes "işine" geleni görmekte ve onu yazmak, anlatmaktadır. Hattâ kimi kendin bilmez arsızlar da vardır ki, ap açık olmayan sözleri bile uydurmaktalar. Oysa, gerçeğe bağlı kalmak, her kişinin olması gereken vasfı iken, yalnızca iyi olan sözü söylemek ve kötü olana baş yorup ders çıkarmak istememek olabilir bir haslet değildir. Nitekim, bir çok zaman yeri geliyor, iyiden çok kötüye bakmak gerekiyor. Eksi, artıdan daha önemli oluyor. Çünkü giderilmeleri için onları bilmek gerektir.

Bu vesile ile çok kısa bu söz kümesine değinelim.

ert- (ertmek) eylemi geçmek ile ilgilidir. geçmek sözü gibi hem somut hem soyut anlamı vardır. Günümüzde daha çok "irtiş" denen ırmağın adı buradan gelir ve aslı, ulu dil bilginimiz Kaşkarlı'nın divânında girdiği gibi "ertiş"dir. Irmağın adına kısaca "geçiş, geçme işi" anlamına gelen bir söz kullanılmış. Muhtemelen çok işlek, geçilen bir ırmak olduğu için; belki kişi oğlınca, belki de hayvan oğlunca. Bilge Kağan ise bengisinde bu sözü soyut anlamıyla kullanıyor: (Yanılgılarından, yanlışlarından vaz) geç.

ökün- ise, aynı "ert-in" sözünün yapısı gibi, günümüzde örneğin "salın" yâni "kendi kendini sal" dememiz gibi "pişman ol" demektir (ökünmek). Yine Kaşkarlı'nın çok değerli ancak hak ettiği değeri görmeyen divânında geçer. Bu eylemden gelen ökünç sözü (krş. basınç, direnç, dayanç, vb.) ise yat köklü "pişmanlık" sözünün dilimizdeki karşılığıdır.

Buradan, Bilge Kağan Türk halkına şöyle seslemektedir: (Türk halkı, işlediğin yanlışlardan vaz) geç, pişman ol!

Peki neyden, niçin vaz geçecek, neden pişman olacak? Bunu başka bir zaman başka bir yazımızda açabiliriz. Düşündürmek için bu itiş, yeterli olsun. Gerçek şu ki, bu bengiler salt iyi ve parıldayan sözlerle dolu değildir. Acı, kötü, hattâ çok kötü yaşanmışlar, tecrübeler ve alınması gereken ders öğütlerle de doludur. Günümüze bile. Bilge Kağan'ın dediği gibi, bengi olan taşlardır.

*günde sözü, "her gün" anlamına kullanılan bir sözümüzdür.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Açıklamayı okuyunuz adaşlar.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ahmet Taşağıl Ustamız çok önemli bir konuya değinmiş.

Aydınlattığına şu bilgiyi de anabiliriz:

Ortadan kalkmış bir varlığın adından için, ortadan kalktık yaklaşık 200 yıl sonrası bir bengi taşda "temsilci gönderdiler" diye bilgi de geçemez. Nitekim, Bilge Kağan bengi taşında Avarları Apar diye anıp diğer devletler yanı sıra temsilci gönderdiklerini bildirir. Yine bu bilgi de bize kesinlik sunar. Çünkü, Apar adı, Roma'yı gösteren Purum adının hemen yanı başında geçtiği için aynı anda yönce sıralama da kılınmıştır, verilmiştir. Bu anlayışı bengi taşların benzer yerlerinde de görüyoruz.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Köl Tiğin'in bengi taşından, batı yüzünden harika bu ayrıntıyı biliyor muydunuz?

Çekimi öz belgeliğimizde bulunan TİKA'nın Moğolistan'daki Türk Anıtları Projesi Albümü adlı çalışmasından aldık.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Göz - Gez# - Arpacık.

#Bu söz de okçuluk geleneğinden; gezlemek = amaçlamak** (nişan (Farsça) almak). Parigi, 1665, Roma.

**amaç almak = aynı. amaç = hedef, vurulan yer. amaçlık yer = atıcılık edilen yer.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: :::DeSaLaToR:::

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
SÜ BAŞI

altun yışda : oluruŋ tedi : sü başı : inel kagan : tarduş şad : barzun tedi :

Altun yış(ın)da oturun (konuşlanın) dedi. Sü Başı olarak İnel Kağan ile Tarduş Şad gitsin dedi.

Bilge Tonyukuk, Birinci Taş, Kuzey, yedinci dize. 732-734 araları.

Bu, "sü başı", yâni kumandan sözünün ilk geçtiği kaynak. Ardından 750 dolaylarında dikilen bir diğer bengi taşda karşımıza çıkar. Tarduş Şad söz edilen, o uğurda şad olan Bilge Kağan'dır. Kendisinin İnel Kağan ile birgelerindeki süye başçılık, sü baş(ı)lık kılması buyruluyor. Buyuran, sözü ilettiren, gönderen idi/ulu kağan olan Kapgan Kağan'dır. Buna belki neden, kendisinden önce uçup giden ağabeyi Tuŋa Tiğin dek yetmeli olmayan İnel Kağan'ın kendisi olabileceği gibi, ki Tonyukuk'un bunu yer sıkıntısı ve vurma güçlüğü olan taşda belirtmesinin bir anlamı olmalı, sü/görevlendirme yapısı, kağanı korumak da olabilir. Sonraları Bilge Kağan ile inisi Köl Tiğin işbu İnel ya da Inal Kağan'a karşı bir darbe gerçekleştirecek ve tüzüğün başına geçeceklerdir.

Tonyukuk'un aktardığı bu gerçeklikten ayrıca Bilge Kağan'ın yetmeliğini de anlayabiliriz.

Altun Yış, Altay Taygasıdır. O uğurda kamu dilde altın için altun denir. Günümüzde doğal ağızlarımızda da yine "altun" denir. Hattâ bir çok son ad da "altunsoy" ve benzeridir.

idi ise günümüzde iye dediğimiz söz. Hükümdâr, sâhip anlamına gelir. Böylece Çingis Kağan'da da gördüğümüz Ulu Kağan ya da İdi Kağan, en ulu kağan, baş kağan, kağanlar kağanı anlamına gelir.

Çekimi Talat Usta'nın Tonyukuk çalışmasından aldık; Simurg Yayınları, Ankara, 1994.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
YÜZ BAŞI / BİN BAŞI VE ÖTESİ

teŋride : bolmış : el etmiş : bilge kanım : içreki : bodunı : altmış : iç buyruk : başı ınançu : baga : tarkan ulug buyruk : tokuz : bolmış bilge : tay seŋün : tay [...] beş yüz : başı külüg oŋı : öz ınançu : beş yüz : başı : ulug öz : ınançu  uruŋu : yüz : başı : ulug uruŋu : tölis begler : oglı : bıŋ baş[ı] tölis külüg eren : tarduş begler : oglı bıŋ b[aşı] : tarduş : k[ülüg eren tarduş] [...] : ışbaras beş bıŋ : er : başı : alp ışbara seŋün yaglakar [.....................................] tokuz yüz : er : başı toykun : ulug : tarkan : bukug : bıŋa [......................]

Gökden* olmuş El Kurmuş Bilge Kanım'ın içkin halkı altmışdır. İç Buyruk Başı: Inançu Bağa Tarkan'dır. Ulu Buyruk Dokuz Olmuş Bilge Tay Sengün'dür. Tay [...] Beşyüz Başı Ünlü Ongı Öz Inançu'dur. (Yine diğer) Beşyüz Başı  Ulu Öz Inançu'dur. Urungu Yüzbaşı Ulu Urungu'dur. Tölis Beylerinin oğulları(ndan) Binbaşı (olanlar). (Yine) Tölis'in ünlü erleri. Tarduş Beylerinin oğulları(ndan) Binbaşı (olanlar). (Yine) Tarduş'un ünlü erleri. Tarduş [...] Işbaralar. Beşbin (Er) Başı Alp Işbara Sengün Yağlakar'dır. [....................................] Dokuzyüz (Er) Başı Toykun Ulu Tarkan Buku(ğ)'dur(?). Bınga [.......................]

El Etmiş Bilge Kağan Bengi Taşı (Tariat), Batı Yüzü, 6.-8. Dizeler. [...] aşınmış yerleri, nokta sayısı ise oranı gösterir. El/İl sözü ülke ve üzerindeki halkı anlatan bir söz olmakla birlikte bu gibi yerlerde daha çok devlet olgusunu/mekanizmasını, yâni kurulan, varlığı bulunan tüzüğü (=hükümet) gösterir. Çünkü herkesin yaşadığı bulunduğu ve ''tuvgan/doğgan elim'' dediği bir yurdu, öz yurdu vardır zaten. İtmek/etmek ise yalnızca yapmağı göstermez; günümüzde odunu yanacak yararlı biçime sokmak işine de bu yüzden ''odun etmek'' denir (halk ağzı). Kısaca bir işe olguya biçim vermek, düzene komak. Devleti anlatan söz ise ''törü'' sözüdür: törük ili törüsi; Türk ili (ve) devleti, yahut, ikileme olmasından ötürü doğruca Türk memleketi (mâlik olunan(/bulunan) yer)/devleti; Türk buyrultusunun geçtiği yer.

Bu yüzün ilk dizesinde ise, teŋride bolmış el etmiş bilge kagan diye, kağanın (görev) sanı El Etmiş Bilge Kağan diye geçer. Mehmet Levent KAYA Ustamızın aktarma yoluyla geçtiği bir bilgiye göre, kağana kan demek olur, ancak kağandan bir basamak altta olan kana kağan denmez. İşbu gerçekliğin çok güzel bir örneğini bu bengi taşın bu yüzünde görebiliyoruz.

Aşına âilesinden gelen sondan bir önceki kağan olan Ozmış Kağana kısa süre sonra El Etmiş Bilge Kağan sanıyla törünün başına geçecek olan bu kağanın bengi taşında bu olayları anlatır iken ondan Ozmış Kan diye söz etmesi de, yine aynı olguyu, kan sanının kağandan küçük olduğu gerçeğini gösterir. Levent Ustanın söylediği gibi belli ki kutu alınmış düşünülen, işleri düz yürütemediği ınanılan, artık istenmeyen, değişmesi gerektiği ınanılan kağana kağan demek istemiyorlardı. Çünkü o sıralarda epey hareketlik dönüyor, çarpışılıyor, kısaca tam bir savaş ve yeni tüzük, yeni düzen kurma ortamında bulunuluyordu. Dolayısıyla mevcut olan kabul edilmiyordu. Yine bu gerçeklik de, hem aynı bengi taş(lar)da ve hattâ kimisinde (Ongi Bengi Taşı gibi) doğruca aynı dizelerde geçmesi nedeniyle kan ya da kaan, sonraları haan sözünün kağan sözünden büzülme olmadığını, ikisinin ayrı olduğunu bir kez daha gösterir. Nitekim Kaşkarlı'da da Ka(a)n ve Xa(a)n yanı sıra Xakan (Hakan) da geçmektedir.

Dokuz sayısı bizde uğurludur; bu yüzden bizde dokuz ayaklı (''başlı'' değil) ak tuğ geleneği vardır ve Kaşkarlı'nın divânında andığı gibi kağanlar, nice yüce olurlarsa olsunlar, dokuzdan art-ık tuğ çıkarmazlar. Günümüzde dokuz doğurmak vb. deyişler de bu ınanış, gelenekle ilgilidir. Buradakı ulu buyrukun görev sanının Tokuz Bolmış yâni Dokuz Olmuş diye başlaması bu gelenekle ilgili olmalıdır. Nitekim san (unvan) ya da kur (rütbe, basamak; yukarıda kullandığımız kuram sözü de bu kur sözü ile ilgilidir) değil, törü kuramında, süde ne tür bir kişi olduğunu, ne tür bir kaplama girdiğini gösterir bir ad olan ''(ulu) buyruk'' sıfatını taşıması, buyruklukda baş yâni en ulu orunda (makam, mevki; yer/location) bulunduğunu anlatır. Bu yüzden, ilgili gelenek, anlayış açısından yine doruk, en yücelik gösterir dokuz sayısı kullanılmış ve böylece yüceltilmek istenmiş olabilir. Bir diğer önemli ayrıntı ise, Ulu Buyruk'un sengün, yâni general olması. Buradan da sözü ettiğimiz ayrımı anlamak mümkün. Böylece, ne olduğunu anlatır ad: Ulu Buyruk. (Görev) San(ı): Tokuz Bolmış Bilge Tay (=Büyük) Sengün. Kuru: Büyük Sengün. Yâni Büyük General. Böyle dendiğine göre, yine kuru da sanda gösterilmiş denebilir. Günümüzdeki kurlarla karşılaması olur mu, bilmiyoruz. Bu sengün kurlarının da daha ayrıntısı, açılması, altı üstü var denebilir. Büyük Sengün ile ayrıca Sengün (bkz. Bilge Kağan Bengi Taşı) denmesinden en azından iki ayrımı, iki basamağı bilmiş oluyoruz.

Bundan şunu çıkarımlıyor, çözümlüyoruz: Çok buyruk vardır ya da olabilir ancak bunların kurları değişkendir. Belli ki, bir urungu da örneğin yüzbaşı iken, ağır ihtimaldır ki ikiyüz başı ya da başka bir kuru da taşıyabilir. Ulu Buyruk, en yüce/baş buyruk ise belli ki en yüksek kuru taşıyandır: Büyük Sengün. Bunu hem buyruk sözünün ''uluğ'' ile, hem de sengün sözünün ise ''tay'' ile nitelenmesinden anlıyoruz. Ayr. bkbz.: https://www.facebook.com/notes/m-levent-kaya/soyluluk-adları/10152910421869900/

kü(ü)lüğ sözü ise ünlü, adlı sanlı, şan şöhretli gibi anlama gelir. Bu san öbekleri içinde de ilgili ileri gelenlerin bildik tanıdık kişiler olmasından ötürü mü yoksa başka nedenden mi kullanıldığı konusu çok açık görünmüyor gibi. Biz yine sözün bildik anlamını geçtik. Kağan, vurdurduğu bengi taşda bu ileri gelenleri öğmek onları anmak göstermek istediğinden, ''adı sanı var'' demek istemiş, böylece de kü(ü)lüğ/kü(ü)lü yâni ünlü demiş olabilir.

uruŋu sözü ise ur- yâni (v)ur- eyleminden getirilip umumiyetle ''savaşçı'' diye gösterilir. Ancak biz bu dizeden bu sözün olağan savaşçıdan çok başka bir tür konumu gösterebileceğini düşünüyoruz. Belki özel bir takım başka görevi üstlendiğinden bunu göstermek için kullanılmış ayrı/özel bir söz olabilir. Ardından yüzbaşı olduğu denmesi de bunu imliyor olabilir. Bu sözü özellikle ileri gelenler için dikilmiş Kem bengi taşlarında geçen adlarda görüyoruz. Bilge Tonyukuk da bizzat kendisinin yağı (düşman; kimi yerde ''savaş'' anlamı da verdiği görülüyor) sözünden gelen kağanın yağıçısı olduğunu bildirir ki, bu da anlam olarak bir tür ''urungu'' gibi söz olmakla birlikte Tonyukuk'un kendisi için bunu üstlenmesi bu sözün, en azından bu ilgili kullanımlarda, özel bir tür savaşçı tanımını imlediği rahatlıkla denebilir.

En son kertede, yüzbaşı, binbaşı değil, benzer biçimde gerek olması üzere beşyüz başı, yediyüz başı, beşbin başı, ikibin başı da diyebileceğimizi, denebileceğini böylece bu kutlu bengi taşdan bilmiş oluyoruz. Aşınmış olan yerlerde ise muhtemel ki benzer kurlar geçmektedir. Bu bilgi askeriyemizin bilgisi dâhilinde mi, ya da başka kaynaklarda da geçiyor mu, bilmiyoruz; nitekim bu bengi taş daha yeni bir buluş sayılır, ancak değil ise, bu savı okuyacaklar arasında süden orun sahibi bulunan ya da erişecek birilerimiz varsa bu konuda bildirme geçebilirler.

*Karşılaştırın Bilge Kağan Bengi Taşı:

teŋri teg teŋride bolmış törük bilge kagan.

Gök gibi gökden olmuş Türk Bilge Kağan.

Ya da(?), aynı bengi taşdan hareket ederek daha derin bir yörüğ (tefsir) ile: Gök(ün kılındığı** ve kılınırken ona gelen/yerleşen öz) doğrultusunda gökden olmuş (=oradan gelen kut sayesinde törünün başına çıkıp kağan olmuş) Türk Bilge Kağan.   

Bilge Kağan Bengi Taşı, Güney Yüzü, Birinci Dize. Bu dize, Bilge Yazıtlar çalışmasında anlatıldığı gösterildiği gibi Türk kağanlarının, Çin'in aksine, gökten aldıkları kut ile törü başına geçip başladıkları/yönettiklerini gösterir çok güzel bir sözdür. Buradakı muhtemel olabilecek yörüğümüzü ise altta olana dayandırıyoruz.

**Karşılaştırın: üze kök teŋri asra yagız yir kılıntukda ekin ara kişi oglı kılınmış.

Üstde mavi gök, astda (altda) yağız yer kılındıkda (yaratıldığında) -bu- ikisinin arasında kişi oğlu kılınmış.

Bilge Kağan Bengi Taşı, Doğu Yüzü, Birinci Dize.

Her ikisi kılındığına göre ve bu ikisinin arasında da kişi oğlu kılındığına göre, bu üçünün Türk inanışına göre bir güççe var edilmiş olması gerekir sonucunu çıkarabiliriz. Türk inanış yoluna göre en üstte de teŋri yâni gök olduğu için, ve en güçlü de en üstde olduğu için, il veren (Bilge Kağan), akıl veren teŋri olduğu için, ''öl'' diyen (Bilge Tonyukuk Bengi Taşı) teŋri olduğu için üçü, dolayısıyla bütünü/evreni var edici gücün (dolayısıyla da iyesi bulunduğu kutun) ora ile, gök ile özdeşleştirilmiş olduğunu söylemek belki mümkündür. Belki de bu gücün -kendine bellediği yorulan- orunu, belli ki, üstde, yukarıda olan gökde bellenmiş. Buradan bakınca böylesi bir düşünce çok uzak olmayabilir. Yine Bilge Yazıtlar çalışmasında bu konularda ve ileri bilgi adına çok mühim ve değerli açıklamalar var.

Uçup gidilen (vefât sonrası özütün/ruhun) yer de yine teŋri, yâni gökdür. Bengi taşlarda öz yandan olan kişiler için uça bardı (''uça/uçup gitti'') denmesi de bununla ilgili olduğu gibi dil bilgini yazarımızın, Kaşkarlı'nın divânında geçen ''uçmak yeri'' sözü için de aynı köken düşüncesi söz konusudur. Günümüzde uçmağ dense de, bu yanlıştır ve sözün aslı uçmak'tır. Belli ki sonraları bu söz teklike düşmüş. Bunda bir etken belki de mastar yapılı sözlerin de ad olarak kullanıldığıdır (bkz. üğmek (Kaşkarlı), yemek, vb.) Bahşayış Lugatı, ya da, Çalıça Sözlüğünde örneğin teklik ''uçmak'' diye geçer. Bu söz kitabı dil özellikleri ve de kimi yazım özellikleri nedeniyle, ör. teŋri sözünün batı ağız biçimi olan taŋrı sözünün aynı klasik dönemdeki gibi tŋri formülüyle yazılması gibi, Selçük dönemine düşünülür. Yine Eski Anadolu Türkçesi döneminde ''mengü (bengi, bengü, sonsuz) uçmak'' gibi bir kullanış da söz konusudur.

Bilge Kağan'dan verdiğimiz bu ilk sözler ise, önemli felsefî bir anlayışı, bir tür dirlik bilgeliğini ve de ona gösterilen saygıyı gösterir denebilir. Çin kağanı kendini göğün oğlu atfederken (krş. Hırıstıyanların İsa'yı oğul görmeleri) Türk kağanının gökten aldığı kutla yönettiğinden buna işaret edilmesi, hem de söze girilmeden önce evrenin ve kişinin kılındığından söz edilmesi, dolayısıyla bir tür düzene atıf yapılması önemli bir düşünce ağırlığını gösterir. Bilgeliğe, bilgi ağırlığına, bilme erdemine ve de hangi öğreti, anlayış, inanıştan olursa olsun ulularına gösterilen saygı da Türk kişisinin bu özünden kılıncından ileri olsa gerek. Kağanların ve Tonyukuk gibi uluların sanına giren ''bilge'' ayaması bile bu bağlamda çok güzel örnektir. Kaşkarlı'nın divânındakı açıklamalarına da bakabilirsiniz. Günümüzde Türk dilinin/dilciliğin bu muazzam baş yapıtını çok uygun tutara edinmek mümkündür.

Çekim, Ali Akar'ın Twitter üyeliğinden alınmıştır. El Etmiş Bilge Kağan'ın üç bengi taşından birini, konumuz olan ve  günümüzde Tariat diye adlandırılanı gösterir. Sanırız ki ancak, bu müzede bulunan alınmışıdır (copy).

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Boyunduruktan Kurtulmak İçin Herşeyden Önce Millî Benlik
« Yanıtla #354 : 06 Mayıs 2019, Pazartesi - 07:29 »
İskit dese de Hun olmalı.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Uygur

Ynt: Söz, Dil, Millet - Boyunduruktan Kurtulmak İçin Herşeyden Önce Millî Benlik
« Yanıtla #356 : 13 Mayıs 2019, Pazartesi - 21:35 »
https://ru.sputnik.kg/society/20170201/1031555027/na-altae-najdena-unikalnaya-runicheskaya-nadpis-vremen-kyrgyzskogo-kaganata.html?fbclid=IwAR3FhpHEHMCCtkeXOoX1Z8OlsGUgHUnt4yDkKyjjUeX_-HGN5bLsi464nWU

Kırgız Kağanlığı döneminden kalma bir yazıt Altay'larda bulundu.

Yaklaşık anlamı şu biçimde verilmiş : "Sonsuz bir kaya üzerine yazıyorum. Bu toprak sahiplerinden sağlık ve uzun ömür için rica ediyorum"

 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
https://ru.sputnik.kg/society/20170201/1031555027/na-altae-najdena-unikalnaya-runicheskaya-nadpis-vremen-kyrgyzskogo-kaganata.html?fbclid=IwAR3FhpHEHMCCtkeXOoX1Z8OlsGUgHUnt4yDkKyjjUeX_-HGN5bLsi464nWU

Kırgız Kağanlığı döneminden kalma bir yazıt Altay'larda bulundu.

Yaklaşık anlamı şu biçimde verilmiş : "Sonsuz bir kaya üzerine yazıyorum. Bu toprak sahiplerinden sağlık ve uzun ömür için rica ediyorum"

Çok değerli bir buluş. Sanırım bir kaya bitiği. Ancak, gördüğümce Ahmet Taşağıl üleşmiş ve güzel biçimde gündem olmuş, yine de çokça yeni bir buluş sayılmaz. Bir süredir biliniyor ve bir başka haber ağında ingilizce haberini okumuş idim.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Sözlerin özlerinde taşıdıkları birden çok anlamları, o dilin ve dolayısıyla sözleyenin düşünce {ve duygu} baylığını* gösterir. Sözünü ettiğimiz söz, keskin sözüdür.

Bernardo da Parigi, 1665, Roma. İtalyanca-Türkçe söz kitabı. Yavuz Kartallıoğlu çalışmasıdır.

*bay, zengin; ıduk (mübarek) ve hem erkek hem kadın için yalın adın ardına eklenen bir saygı çağrı sözü olarak kullanılır. (Biz Türklerde özde kişiyi yalın adla çağırmak hoş görülmez. Günümüzdeki bay/bayan kullanışları ise yanlıştır, galattır.) Günümüzde māmur anlamına kullandığımız bayındır sözü ile karşılaştırın. (Bu söz bir Oğuz boyunun da adıdır.)

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimdışı Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3266
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun