13 Kasım 2019, Çarşamba - 08:02

Gönderen Konu: Söz, Dil, Millet - Boyunduruktan Kurtulmak İçin Herşeyden Önce Millî Benlik  (Okunma sayısı 62048 defa)

0 Üye ve 42 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Advertisement
Başlığı olduğunca anlamlı ve geniş kapsar kılmaya çalıştık. Tırnaklar içindekinin neye/kime gönderme yaptığı açık. Bu doğrultuda güç ve dil yettiğince çabalayacak, naçizane öneriler sunacağız. Bu iş elbet kolay değil, ancak bir başlangıç kılacak ve hiç değilse ulaşabildiğimiz yere değin anlatmaya çalışacağız. Başlık sürekli bir başlık. Dolayısıyla gönderiler eklenecek, başlık yenilenecektir. Sizler de katkı kılabilir, karşılık bulunması gereken ya da bulunmasını istediğiniz sözleri bildirebilir ya da her hangi bir şeyi nasıl adlandırabileceğimiz doğrultusunda söz soru vs. söyleyebilirsiniz. Altta geçen olağan yazı biçiminde yazıldı. O yüzden bu söz gibi giriş sözü var.

-

Günde yaşamda çok gelişmeler oluyor. Bu gelişmeler birgesinde dilimizi de etkileyebiliyor. Kimi yad sözler dilde sırıtmaz ya da zamanla oturmuş iken kimisi tersi görünüm arz ediyor ve dilimizi kirletiyor. Bugüne değin bu gibi örneklere ne yazık çok denk geldik. Bu çalışmada uygun olduğunu düşündüğümüz böylesi adlara öneri getirmek istiyoruz. Zira önce yazılarda örnekleriyle belirttiğimiz gibi dilimiz, kimliğimizdir. Kimliğimizi korumak sorumluğumuz. Ona karşı iyi bir bakım yapmak zorundayız. Karşılıkların öneri olduğunu belirtip beğeneceğinizi içten umuyoruz.

*

GÖM (Görüş Ötesi Mühimmat). Çoğunlukla 'stand-off mühimmat' denen, yani yarı İngilizce yarı Türkçe tuhaf olan söze karşılık. Düşman görüşünün ötesinde salınan bir mühimmat olduğundan. ''stand-off'' sözü de bu olgu nedeniyle konulmuş bir addır.

Güder. Dilimize çok ters bu ''drone'' sözü maalesef git gide dilimize yerleşmek üzere hatta yerleşti desek yerindedir. Yad kişi neden ''erkek arı'' anlamına gelen bir sözü böylesi tür araç için koyar bilmeyiz, bildikleri vardır, ancak bu insansız olan araçlar insanların güttükleri amaçlar doğrultusunda hareket ettikleri (ettirildikleri) gibi, yine onların gütmesi yani kontrol etmesi, yönlendirmesiyle iş yaparlar. Tarama Sözlüğü'nde gütmek sözü için birkaç anlam vardır. Bunlardan birkaçı riayet etmek, iz-lemek, (bir şeyi, kişiyi) izleyip onu (-n söylediklerini, yaptıklarını) korumak/bek-lemek (bek/berk, muhkem) yani uygulamak, yerine getirmektir. Bu yüzden de güdümlü füze dediğimiz gibi hayvan güdücülerimize güden ya da güdücü deriz. Çünkü yılkılarını, hayvanlarını güdüyor yani bek-liyorlardır (sağ tutmak, korumak, gözet(le)mek).

Günümüzde yine beklemeye beklemek dememiz de benzer anlayıştan: bir duruşu, vaziyeti koruyor, bir iş ya da kişinin olması gelmesi için içinde bulunduğumuz tavrı tutumu koruyoruzdur. Buradan hareketle özellikle de savunmamızda zaten güdüm sözü de var iken drone denen ancak bizde ''dron'' söylenip 'dron' yazılması dahi ne yazık ki becerilemeyen söz için naçizane güder sözünü öneriyoruz. uçak savar/uçaksavar gibi düşünün. Malum ki bu drone sözü artık her türden insansız araçları anlatır hale gelmiştir. Bu açıdan da güder sözünün drone sözünün temelinde yatan anlamının aksine anlam olarak da çok uyduğu kanısındayız. Zira ilgili özellikte olan her araç güderdir. Böylece kara güder, hava güder, su altı güder, silahlı güder vb. gibi ifadeler kurulmasında da kolaylık sağlanmış olur. Ek olarak ekonomik bir söz de.

Tepken. ''booster''. Zira bir şey tepildiğinde itilir, ileri gider. Dilimizde tepmik (tekme gibi) vb. gibi sözler de var. At için de 'at tepmek' deriz; hem vurması hem de onun kişice çapılması yani yüğürtülmesi/seğirtilmesi ya da benzer kullanımca yelmesi için. tep-gen de ilgili eylemi kılandır. p sesi nedeniyle k'li. Aynı koru-gan (oku: koruğan, yani koruyan [y ğ'den dönüşme, büyüklerimiz halen ğ'li konuşur*]; ünlüsüz korgan [kurgan]), ola-gan (oku: olağan -> olgan** -> olan, hep ola gelen, hep olan) gibi. İşte durumuna yani ses uyumuna göre de bu g k olabiliyor. Kimi zaman da yitiyor (Oğuz ağzında). Dolayısıyla tepen ile tepken aynıdır. Aynı giden ile 'gitgen'in aynı olduğu gibi.

*'Kılmaya gidiyorum' demezler, 'kılmağa gidiyorum' derler. Burada da aynı olay söz konusu.
**Diğer kimi Türk ağızlarında özgün b'li biçim vardır, bolgan gördüğünüz söz budur, olgan.

Kaçımsız (Alan). ''no escape zone''. Codex Cumanicus'ta tözümlü diye bir söz var. Bu sözün yapısı töz (ad; eylem olarak da töz-; tözdi (tözdü): kat(ı)lanmak, dayanmak; Kaşgarlı) +(ü)m - lü. Anlamı dayanıklı, tahammüllü, dayançlı (sabırlı)  ile anlam kaplamında olan huzurlu diye verilmiş. töz sözünün kendisi ise manevi huzur, simge (Moğolca 'ongun'un Türkçe karşılığı bu töz sözüdür, örneğin Oğuz Kınık boyunun töz kuşu çağrıdır (çakır doğan/çakır kuşu)) gibi anlamdadır. -m yapılı bir söze -lİ eki geliyorsa (gelebiliyorsa), bunun karşıtı yani yokluğu(nu) bildiren de -sız ekli olacaktır. Böylece dil kurallarımıza uygun olarak kaç+(ı)m-sız dememiz mümkün olacaktır.

''Düşman savaş uçağı kaçımsızda vuruldu.''

Örnek sözde görüldüğü gibi 'kaçımsız' diye kullanmak da olur. Ekonomik.
« Son Düzenleme: 04 Ekim 2018, Perşembe - 02:05 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 
Beğenenler: Shoryuken.M, fatihkara41

YörükEfe

  • Ziyaretçi
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimdışı TR-Militarist

Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #2 : 10 Mayıs 2018, Perşembe - 00:22 »
ben dron için aslında hep İHA kısaltmasını kullandım sonra TDK da karşılık olarak UÇARGÖZ karşılığını getirdi şu an arkadaşlarla sohbetlerde hep bu sözcüğü kullanıyoruz ben çok iyi bir karşılık çünkü askeri anlamda ve genel olarak mini iha diyebileceğimiz bu araçlar bir kamerayla izleme amaçlı kullanılıyor uçargöz tam cuk diye oturmuş bir karşılık bence GÖM kısaltması da çok iyi olmuş
 
Beğenenler: vural

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #4 : 10 Mayıs 2018, Perşembe - 17:00 »
... bence GÖM kısaltması da çok iyi olmuş.

Teşekkür ederim efendim.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #5 : 19 Temmuz 2018, Perşembe - 20:42 »
Burada http://forum.defenceturk.net/index.php?topic=4.msg2402;topicseen#msg2402 denk geldim. Gözüme ilişince kaynaklarımızı taradım.

Dilimizde yanıltan, aldatan bir neme için yanılmaç denir. Yine aldangıç sözcüğü de geçer. Aynı biçimde aldağan sözcüğü var. ''aldağıç'' da ''aldayıcı'' ile birlikte göze ilişiyor. decoy için bunlardan dilenen kullanılabilir.

Bu başlık ayrıca gönülce sürdürülebilir. El atılması gereken iş olduğunu düşündüğünüzde buraya gönlünüzce yazı verin. Birlikte çözüm arayalım. Süreç içerisinde birikim de olabilir. Böylece bir önceki çalışma gibi yine yayın da yapabiliriz. Bu gibi konularda toplumca duyarlı olmalıyız. Çok ayrıntıya girmek istemiyorum ancak dil dilden çok öte bir olgu olmakla birlikte günümüzde kimi işler artık tadını tuzunu kaçırmış, hatta zehir olmaya başlamış hale geldi. Dikkatli olmalıyız.

Bilgi: Verdiğim sözcükler asırlık kaynaklarımızda geçen, dilimize, dil bilgisine, kurallarına uygun ve de sabit olan sözcüklerdir. Bunlar büyük bir ola ile yalnızca birkaçıdır. Ben yalnızca kilit bir düşünceyle anında el atılabilecek, bakılabilecek ve sonuç elde edilecek bir kaynağa (Tarama Sözlüğü [TS], TDK) baş vurdum.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #6 : 15 Ağustos 2018, Çarşamba - 16:48 »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #7 : 15 Ağustos 2018, Çarşamba - 17:30 »
İlgilenen, duyarlılara:

network. İş ağı, çalışma ağı. İlgili yere göre de (anlam genişlemesi, kaplam ile) görev ağı da denebilir. Örneğin koşunda (army).

Yukarıda son geçtiğim gönderideki yazıda anılan ''gereksiz yere (bilinçli) kullanılan sözler''den bir tanesi. Milliyetine, kimliğine, özlüğüne sahip çıkmak çok yönlüdür; ancak dilde olanı tüm kesimleri, tüm ulusu kapsar; yani kapsayıcıdır. Dilimiz dolayısıyla zihnimiz, tarihi hafızamız yeterince darbe, hasar görmüş iken bir de bunlara gerek yok. Hiç yok.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #8 : 25 Ağustos 2018, Cumartesi - 18:24 »
Geçen yazıp olağan ağ yüzde yayınladığımız yazı içeriği misalince aklıma gelen birkaç adı anmak istiyorum. Arkadaşlar görüp gerekli durumda ilgili yerlere iletebileceklerdir. Daha çoğu aklıma gelir ya da denk gelir isem yine derme yapıp yazı halinde ağ yüzünde (web site) verebiliriz.

Yıldıran. Özellikle zırhlı araçlara uygun olabileceğini düşündüğüm bir ad.

Yağan. ''fil''in dilimizdeki karşılığı.

Çığılmar. İbn-ü Mühenna 1200lere tarihlenen sözlüğünde bu sözü ''Silâh ve Savaş Âletleri'' bölümünde anar. Bir tür yay imiş. Ayrıntılı bilgi edinir isem, geçeceğim.

Ozgan. Öne geçen, önde giden/gelen anlamlara gelir. Bir özel ad olarak da bir it türü ya da bu özellikte olan itler için kullanıldığını, yine İbn-ü Mühenna'dan öğreniyoruz.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #9 : 03 Eylül 2018, Pazartesi - 19:43 »
Ağ yüzde (website) arkadaşlarımız millî denizaltı fırlatıcı ile ilgili duyuruda bir yerde "fırlatıcı sistem" diye anlatmalarına karşın diğer yerlerde "lançer sistem" demişler. Resmî adda ilgili ucûbe söz yarımay içinde olmakla birlikte genel adda "akustik aldatıcı ..." denmiş, burada da açıkça kullanılmamış. Deniz Kuvvetlerimizin bir projesinin adı da "Dikey Atıcı.. (ya da "Fırlatıcı")" diye başlıyor idi.

Dolayısıyla, YörükEfe üstadım, senden ricam sevgili arkadaşları bu konuda uyarman. Nefer olarak sorumluluğumu yerine getiriyorum. Gerisi onlara kalmış. Dilimizi katletmenin kirletmenin gereği yok. Bu Mustafa Kemal'in bu konuda gösterdiği yolla da çelişiyor.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

YörükEfe

  • Ziyaretçi
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #10 : 04 Eylül 2018, Salı - 02:12 »
Ağ yüzde (website) arkadaşlarımız millî denizaltı fırlatıcı ile ilgili duyuruda bir yerde "fırlatıcı sistem" diye anlatmalarına karşın diğer yerlerde "lançer sistem" demişler. Resmî adda ilgili ucûbe söz yarımay içinde olmakla birlikte genel adda "akustik aldatıcı ..." denmiş, burada da açıkça kullanılmamış. Deniz Kuvvetlerimizin bir projesinin adı da "Dikey Atıcı.. (ya da "Fırlatıcı")" diye başlıyor idi.

Dolayısıyla, YörükEfe üstadım, senden ricam sevgili arkadaşları bu konuda uyarman. Nefer olarak sorumluluğumu yerine getiriyorum. Gerisi onlara kalmış. Dilimizi katletmenin kirletmenin gereği yok. Bu Mustafa Kemal'in bu konuda gösterdiği yolla da çelişiyor.

   Üstadım,dilimiz bilhassa son çeyrek yüzyıldır özellikle ingilizce kelimelerin,terimleri saldırısı altında.Bu konuyu,yıllardır gerek savunmatürk ve gerekse diğer sair alanlarda sıklıkla dile getirmeye çalışmaktayım.Spor camiasında olsun,sanat camiasında olsun,bilim ve teknik alanlarda olsun eğer bir kelimenin karşılığı varsa mutlaka bu kelimelerin kullanılması taraftarı oldum her zaman.Bu sorun aslında Osmanlı dönemlerinden beri ne yazık ki hep vardı.Osmanlı'nın yükselişinden itibaren Arapça ve Farsçayı önce resmi yazışmalarımıza sonra da edebiyat alanına kanalize ettik.Bu durum sonrasında Osmanlıca diye Sun'i bir dil oluştu.Bu durum karşısında karmakarışık hale getirilen dilimiz,Osmanlı tebaasının okur-yazar oranının %2,5 seviyesinde kalmasına neden olsdu.Gayri Müslim okuma yazma oranı oldukça yüksek,müslüman ahali cahil hale getirildi böylelikle.Cahil olan halk nereye çeksen oraya gider.Osmanlı'nın son yıllarında yabancı dil merakı ne yazık ki fransızca'ya kaydı,Fransız kültürünün etki alanına sokuldu Osmanlı tebaası,akabinde İngiliz aklı devreye girdi ve bu cahil bırakılan halk,Arabistan da,Balkanlar da Suriye,Irak,Trablusgarp,Mısır ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde yaşayan halklar kışkırtılarak ve din elden gidiyor yaygarası kopartılarak,isyan etmek suretiyle Osmanlı'nın bütün toprakları elden gitti.

   Osmanlı'nın en büyük hatalarından biri de Osmanlı-Türk kültürü ve anadil konusunda tebaasına gerekli çalışmayı yapmaması ve bu alanı boş bırakması olmuştur.Malum doğa boşluk kaldırmaz,bu boşluk mutlaka birileri tarafından doldurulur.Osmanlı'nın yıkılmasındaki en büyük etmenlerden biri de bu dur.

   Günümüz de de aynı hatalar yapılmaktadır.Bizler de,kendi kültürümüz ve kendi öz Türkçemiz konusunda gerekli özeni göstermemekteyiz ne yazık ki.Umarım bizim sonumuz da Osmanlı'nın düştüğü son gibi olmaz.Bunun olmaması için her kes kendi üzerine düşen görevi yapmalıdır.Kendi dilimizi ve kültürümüzü koruyup kollamalıyız.Özümüze dönüp yabancı hayranlığını bırakmalıyız.Bu benim üyelerimize tek tek uyarmak suretiyle değil,her bireyin kendini kontrol etmesiyle olabilecektir ancak.

   Sevgili Caner Çetin,siz bu konuda sitemizde öncü oldunuz.Yayınladığınız sözcükler öztürkçemiz ile ilgili bizlere oldukça ışık tutmakta.Ümit ediyorum ki,bu çalışmalarınız genişleyerek devam edecek ve bizlere örnek olacaktır.Bu vesile ile,açmış olduğunuz bu konu için sizlere teşekkür ediyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
 
Beğenenler: Caner Çetin

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #11 : 10 Eylül 2018, Pazartesi - 14:20 »
Ağ yüzde (website) arkadaşlarımız millî denizaltı fırlatıcı ile ilgili duyuruda bir yerde "fırlatıcı sistem" diye anlatmalarına karşın diğer yerlerde "lançer sistem" demişler. Resmî adda ilgili ucûbe söz yarımay içinde olmakla birlikte genel adda "akustik aldatıcı ..." denmiş, burada da açıkça kullanılmamış. Deniz Kuvvetlerimizin bir projesinin adı da "Dikey Atıcı.. (ya da "Fırlatıcı")" diye başlıyor idi.

Dolayısıyla, YörükEfe üstadım, senden ricam sevgili arkadaşları bu konuda uyarman. Nefer olarak sorumluluğumu yerine getiriyorum. Gerisi onlara kalmış. Dilimizi katletmenin kirletmenin gereği yok. Bu Mustafa Kemal'in bu konuda gösterdiği yolla da çelişiyor.

   Üstadım,dilimiz bilhassa son çeyrek yüzyıldır özellikle ingilizce kelimelerin,terimleri saldırısı altında.Bu konuyu,yıllardır gerek savunmatürk ve gerekse diğer sair alanlarda sıklıkla dile getirmeye çalışmaktayım.Spor camiasında olsun,sanat camiasında olsun,bilim ve teknik alanlarda olsun eğer bir kelimenin karşılığı varsa mutlaka bu kelimelerin kullanılması taraftarı oldum her zaman.Bu sorun aslında Osmanlı dönemlerinden beri ne yazık ki hep vardı.Osmanlı'nın yükselişinden itibaren Arapça ve Farsçayı önce resmi yazışmalarımıza sonra da edebiyat alanına kanalize ettik.Bu durum sonrasında Osmanlıca diye Sun'i bir dil oluştu.Bu durum karşısında karmakarışık hale getirilen dilimiz,Osmanlı tebaasının okur-yazar oranının %2,5 seviyesinde kalmasına neden olsdu.Gayri Müslim okuma yazma oranı oldukça yüksek,müslüman ahali cahil hale getirildi böylelikle.Cahil olan halk nereye çeksen oraya gider.Osmanlı'nın son yıllarında yabancı dil merakı ne yazık ki fransızca'ya kaydı,Fransız kültürünün etki alanına sokuldu Osmanlı tebaası,akabinde İngiliz aklı devreye girdi ve bu cahil bırakılan halk,Arabistan da,Balkanlar da Suriye,Irak,Trablusgarp,Mısır ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde yaşayan halklar kışkırtılarak ve din elden gidiyor yaygarası kopartılarak,isyan etmek suretiyle Osmanlı'nın bütün toprakları elden gitti.

   Osmanlı'nın en büyük hatalarından biri de Osmanlı-Türk kültürü ve anadil konusunda tebaasına gerekli çalışmayı yapmaması ve bu alanı boş bırakması olmuştur.Malum doğa boşluk kaldırmaz,bu boşluk mutlaka birileri tarafından doldurulur.Osmanlı'nın yıkılmasındaki en büyük etmenlerden biri de bu dur.

   Günümüz de de aynı hatalar yapılmaktadır.Bizler de,kendi kültürümüz ve kendi öz Türkçemiz konusunda gerekli özeni göstermemekteyiz ne yazık ki.Umarım bizim sonumuz da Osmanlı'nın düştüğü son gibi olmaz.Bunun olmaması için her kes kendi üzerine düşen görevi yapmalıdır.Kendi dilimizi ve kültürümüzü koruyup kollamalıyız.Özümüze dönüp yabancı hayranlığını bırakmalıyız.Bu benim üyelerimize tek tek uyarmak suretiyle değil,her bireyin kendini kontrol etmesiyle olabilecektir ancak.

   Sevgili Caner Çetin,siz bu konuda sitemizde öncü oldunuz.Yayınladığınız sözcükler öztürkçemiz ile ilgili bizlere oldukça ışık tutmakta.Ümit ediyorum ki,bu çalışmalarınız genişleyerek devam edecek ve bizlere örnek olacaktır.Bu vesile ile,açmış olduğunuz bu konu için sizlere teşekkür ediyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Öncelikle geç dönebildiğim için özür dilerim üstadım. Ülkedeydim, Almanya'ya yine dün döndüm. Yanıtın için teşekkür ediyorum.

Dediğin çok doğru, ancak bizler de itki olabiliriz, teşvik ile uyarı ile. Yoksa bazı alışkanlıklar bir oturdu mu dönüşü neredeyse imkânsız oluyor. Mâlum, birileri hep doğruyu durmadan basa basa anlatmalı, göstermeli. Öğüt, doğru bilgi çivi çakmak gibidir; üzerine birkaç kez sağlamca vurulmalı ki, çakıldığı yerde dursun. Onun dışında aynen dediğin biçimde bu işi olduğunca sürdüreceğim.
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2018, Pazartesi - 14:22 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #12 : 11 Eylül 2018, Salı - 20:41 »
Birkaç ad önerisi.

Saklayıcı. Koruyan anlamındadır.

Yağıcı/yağıçı. Savaşçı, savaşan. Bilge Tonyukuk atamız kendi bengi taşında kendisinden için kağanın yağıçısı olduğunu söyler. yağı sözü ise Farsça olan düşman sözünün dilimizdeki karşılığı. Yerine göre ''savaş'' anlamında da geçtiği görülmüyor değil.

Çabış. çavuş sözünün erden, yani asıl biçimi. Yine Tonyukuk ata da kendisi için kağandan söyler. Kaşgarlı bu sözü ''çeriyi aşırı gitmekten, haksızlık yapmaktan alı koyan sü başı'' diye açıklıyor. Anlaşılıyor ki bu gâyet yüksek çerici/askerî bir kur/rütbe.

Türkçe öneri.

Millî/Ulusal Belgi. ''roundel'' denen millîyeti gösteren im için. Kısaca belgi de denebilir, ya da ''ulus belgisi'', ''ülke belgisi''. Adından anlaşıldığı gibi belgi sözü ''belli eden (şey)'' anlamına gelir. belgü biçiminde de 740, 750li yıllarda dikilen Türk yazılı bir bengi taşımızda geçer. Bayan Çor Kağan bu sözü kendisini/hanedanını belli eden betme/damgayı anlatmak için kullanır, ''belgümin urturdum'', ''belgimi (bu taşa) vurdurdum'' der (sanırım böyle diyordu, aklımda sözün kendisi yanlış kalmış olabilir).
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #13 : 16 Eylül 2018, Pazar - 16:35 »
Uzundur hem gözüme hem gönlüme batıyor. Kimi insanlar böylesi kolay konuda niçin bunca kolaylığa kaçarlar, doğrusu bunu da anlamakta zorluk çekiyorum.

Şu ''destroyer'' dedikleri gemi türü var, hepimize az çok bildik. Buna görebildiğimce dilimizde olan bir söz olarak ''muhrip'' deniyor. Benim önceleri bu konuda aklıma gelen/kurduğum/düşündüğüm söz olarak tahripçi gibi bir söz var idi; buradan (Arapça kökenden) yola çıkacak olursak (tahrip etmek, muharebe, muhrip, harabe, ... hepsi aynı kökten geliyor). Onun dışında yıkıcı, sıyan/sığan (sımak = kırmak, yok etmek vs.), basan, baskıncı, bastıran vb. adlar (yâhut sıfat, nereden bakılırsa) da gâyet yerinde. Benzer biçimde geçmişte bu türden gemiye denk gelen ya da yakınlaşan gemi türlerimize/adlarına bakarak da bir yaklaşım edinilebilir veya karşılık bulunabilir. Ancak ne olursa olsun bu iğreti ve iğrenç söz dilimizden çıkmalı. (to) destroy = yıkmak'tan gelen bir sözün karşılığını bulmak bu insanlara bunca mı zor geliyor? Onu da geçtim zaten ''muhrip'' var; kullanın bre arkadaşım. Ne demek destroyer? İngiliz miyiz?
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #14 : 17 Eylül 2018, Pazartesi - 23:32 »
Belki kullanmak, ''güzel, bana uyar'' diyecek adaşlarımız, kardeşlerimiz olur diye kendi düşündüğüm ve kullandığım bir sözü anmak istiyorum. Bu ''drone'' denen araca ben güder diyorum. Çünkü yapıcı ile kullanıcısının ''yüklediği'' görevleri güdüyor, onun gütmesi ile yönleniyor, hareket ediyor. Yâni, büs bütün güdülmesi, dileneni yapması için yapılan, var olan bir nesnedir. O yüzden güder. Dileyen olursa kullanabilir.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #15 : 18 Eylül 2018, Salı - 16:36 »
Bilgi: Kardeşlerimizin, adaşlarımızın sözlerinde denk geldikçe, kendi aklıma geldikçe, bir yerlerde ben denk geldikçe böyle tekilce de yazacağım. Ayrıca başlık ''Söz, Dil, Millet'' olduğundan bu başlığı daha da güçlendirip özlüğümüz, kimliğimiz, geleneklerimiz, görgümüz, anlayışımız, uygarlığımız, ... hakkında bilgilerle destekleyip daha dinç hâle getireceğim. Olduğunca. Mâlum, zâten dil kültürün taşıyıcısı (hatta -bilinççe ve de bilinçsizce- uygulatıcısı), kültür de dilin uygulayıcısıdır. Ustam Mehmet Levent Kaya'nın çok sevdiğim sözü.

*

Ağyüz(ü) / ağ yüz(ü). Website.
Yürüten, yürütücü, yürütür. Driver.
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #16 : 18 Eylül 2018, Salı - 18:10 »
Tıva kardeşlerimizden. Türk çon, yani Türk elim/halkım diyor. Altay kardeşlerimiz buna ''jon'' derler, el-jon ''el-halk''.

Gönlünüze değsin, yarasın.

Hiçbir zaman unutmayın; bu yer üstünün en ücra köşesinde, bucağında, kıyısında, ... her yerde bizi ''bekleyen'' insanlarımız var. Belki oralara gitmesek de, o yollara düşmesek de, orası, o yollar, o insanlar bizim.

İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Öneriler ve ''Boyunduruktan Kurtulma''
« Yanıtla #17 : 18 Eylül 2018, Salı - 18:36 »
Tıva kardeşlerimizden. Türk çon, yani Türk elim/halkım diyor. Altay kardeşlerimiz buna ''jon'' derler, el-jon ''el-halk''.

Gönlünüze değsin, yarasın.

Hiçbir zaman unutmayın; bu yer üstünün en ücra köşesinde, bucağında, kıyısında, ... her yerde bizi ''bekleyen'' insanlarımız var. Belki oralara gitmesek de, o yollara düşmesek de, orası, o yollar, o insanlar bizim.


Dikkat edilirse, solda üye belgisi olarak kullandığım belginin bir unsuru olan Türk yazılı ''törük'' yazısı misali ''törük'' (sanki daha çok ''türük'', aslı ''törük'', ''türk'' sözü de bu ''törük'' sözünden büzüşme ile oluşmuştur) diyor. Bu çok ilginç ve önemli. Çok önemli bir gösterge.

Yeri gelmişken anayım. törük sözü törü (ad) + ük ekinden oluşur. törü bizim günümüzde töre dediğimiz söz. Bu sözün iki anlamı var; birincisi töre, kanun, nizâm. Diğeri de ''devlet''. İlgili ek de ''iye, sâhip'' gibi anlam veren, yani bir tür günümüzde -li/-lı, -lü/-lu dediğimiz, erden dilimizde -liğ/-lığ, -lüğ/-luğ olan eke yakın bir görev üstlenir. Yani Türk adı ''töre, kanun sâhibi'', geniş anlamda da ''devlet sâhibi'' demektir. Kültür, gelenek içinde de değerlendirdiğimiz vakit bu ilk anlamı şöyle açıklamamız gerekecektir: ''kırda keçe evde yaşayan, atlı, (at üstünde) yay geren, avcı, hayvancı/hayvan iktisâdına dayalı yaşayan kişi/kavim''. İşte bu kırlı adam da kırda oluşan/oluşturduğu, zorlu koşullar için ve de ona rağmen bir nizâm yarattığı olguya törü yani töre demiş ve bu doğrultuda yaşamış, günümüze değin sağlıklı gelmesini sağlayan bu öz onu yâni bizi hep ayakta tutmuştur (burada o ulu insanlara saygımı sunmak istiyorum; baş olsun). Yaşamını biçimlendiren, yönlendiren, düzene sokan bu değerler tüzümüdür (system), bu tüzüktür (düzmek'ten, düzen, düzetmek, düzeltmek, düzenlemek, düz, düzgün, ... vd.). Çingis Kağan'ın da yaptığı bu töreyi yalnızca yazıya dökmektir. Yâni Çingis Kağan yasası/yasaları diye bir şey yoktur. Töre, yalnızca ana yasa misâli gerekli olduğunda düzülür, yâni, düzenlenir. Aksak Temür'ün tüzükatü-l te(y)mür'ü de budur. İlgili Moğulca casag sözü de nitekim yukarıda andığım, dilimizdeki karşılığı olan ''tüzük'' anlamına gelir; yani ''düzenleme'' vs., ''yasa'' değil. casa- da tüz- yani düz-. Bu söz sonraları bizim ağızlara da girmiştir ve Oğuz ağzında yasa- olmuştur. Günümüzdeki yasamak, yasak, vb. buradan gelmekle birlikte günümüz anlamları sonraki iştir. Konuyla ilgili denizci (asker) geçmişi olan, dil bilimci ve altayist ustamız Mehmet Levent Kaya'nın şu kısa notuna da bakılabilir: https://www.facebook.com/notes/m-levent-kaya/yasa-sözcüğü-üzerine/10150378660484900/?__tn__=HH-R
Ana yüzünde nerede eğitim gördüğü, nerelerde bulunduğu da görülebilir. Ayrıca birçok Türk ağzı (Altay, Saxa, Kırgız, Kazak, ...) ile Japonca, Korece de bilir. Moğulca ile Mançuca (Sibe) zâten.

Yukarıda andığımı diğer bir yolla anlatan özel, kipleşmiş bir deyiş de vardır. "keçe turdaklı". Bu söz kırda yarı göçebe olarak ve keçe evde yaşayan bütün halkları, "türk turdaklı" ise yarı göçebe olmakla birlikte yalnızca Türk olanları kast eder. turdak için buraya bakınız: https://www.facebook.com/leventkayausta/photos/a.106629843027865/536608226696689/?type=3&theater (İlgili FB yüzünü ben yönetiyorum.)

Sonraları kimi sözlüklerde Türk adının kırlı, köylü vb. anlamlarla da açıklanmasını ben buna bağlıyorum. İçindeki dil özelliklerinden Selçük dönemi ya da o sular olması gereken Çalıça Sözlüğü'nde (Bahşayış Lugatı) bu dâhi öyledir. 

Yani adımızın anlamı, böylesi muhteşem muhtevâlıdır. Bu konuda umumî itibârla çokça açıklık yok. O yüzden burada anmak istedim.
« Son Düzenleme: 18 Eylül 2018, Salı - 18:44 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun
 

Çevrimiçi Caner Çetin

  • Varlığımız Türk varlığına armağandır.
  • Buyruk
  • *
  • İleti: 3270
  • Beğeni Sayısı: 604
  • Cinsiyet: Bay
  • ''Sizlerin birisi, onların yirmisine denktir.''
  • Referans Olunan Üye(ler): 5
    • Profili Görüntüle
Ynt: Söz, Dil, Millet - Boyunduruktan Kurtulmak İçin Herşeyden Önce Millî Benlik
« Yanıtla #19 : 19 Eylül 2018, Çarşamba - 16:22 »
Kuvvet'in günde Twitter gönderisini (bk. http://forum.defenceturk.net/index.php?topic=500.new#new) okurken aklıma düştü. Dün Sağlık başlığında dolaylı konu açılmış, yağımızın düşmanlarımızın dil ve kültür, algı ve kavramlar üzerinden savaşına, saldırısına değinmiş idim. Bu bağlamda:

''ege'' dediğimiz söz Yunanca (yâhut Latince, gâlip ihtimâl Yunanca, egeé de Latince biçimi olmalı) ''aegis'' sözünden gelir. mer egeé de denir ki, buradaki mer sözü Almanca ''Meer'' denen (yâni Germence/asıl Almanca değil) ve ''deniz'' anlamına söz. Bu adı (aegis) özellikle bizler gemiler için olan bir içkin deniz silâhları tüzümünden biliriz. Atalarımız, yâni bizler bu denize ''ezelinden'' beri, tam da öyle olduğu için, Adalar Denizi demişizdir.

Bu ''ege'' sözünü dilimize kim soktu ya da nasıl girdi bilmiyorum, ancak hakkımız olan bir şeyi dâhi nasıl yadın yabancının algıları (sözün anlamı her ne ise onların idrâki, onların anlayışı doğrultusundadır, yani kültür, idrâk meselesidir, dil de bu yüzden bir ulusun en ayırt edici unsurudur), adlandırmaları ile adlandırdığımızı ve bir nevî kültürel anlamda hiç de bilincinde ayırdında olmadan hak tanıdığımızı, görüyorsunuz, değil mi?

Ben bu yüzden bunu öğrendikten beri Adalar ya da Adalar Denizi derim. Bunu her dâim de sürdüreceğim. Siz karındaşlarıma da salığım bu yöndedir.

Şemseddin Sâmî Kâmûs'unda (Kâmûs-ı Türkî, 19. yüzyıl) buna çok güzel değinir. Birazdan ilgili maddeyi buraya yükleyeceğim.
« Son Düzenleme: 19 Eylül 2018, Çarşamba - 16:29 Gönderen: Caner Çetin »
İnanmaktan korkma. Çünkü inanmaktır yaşamı gerçek anlamda var eden, öz veren. İnanmaktır, değiştiren ve olduran. İnanırsan, ama gerçek inanırsan, en zor anlarında inancın senin yanında olacaktır. İnanmak, inanmaktan da ötedir çünkü.

https://www.facebook.com/binyiltumengun