Forum Defence Turk

TÜZGÜ ve TOPLAŞMA YERİ => Benlik, Bodun, Bilim ve Ötesi => Konuyu başlatan: TRD - 31 Mayıs 2017, Çarşamba - 14:39

Başlık: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: TRD - 31 Mayıs 2017, Çarşamba - 14:39
Bilindiği üzere Türklük sadece Türkiye ile sınırlı değildir.
Müstakil devlet olan ve muhtariyet olan Türkler olduğu gibi başka devletlerin egemenliği altında yaşayan kardeşlerimiz vardır.
ve Tüm Türk dünyası içinde en güçlü devlet biziz
bizim soydaşlarımızı düşünmek onları kollamamız gerekir.
bunun içinde köprüler kurmalı ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekir son zamanlarda Tika ile bu arttı
bu konu başlığında Dünya Türklüğü ile ilişkilerimiz gelişmeler haberler paylaşılacak bu konuda ilişkileri geliştirmek münazaralar tartışmalar
beyin fırtınaları düzenlenecektir. ayrıca resim dış Türkler ile ilgili bilgiler de paylaşılacak kültürel konular konuşulacak yabancılıklar azaltılması hedeflenmektedir.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Delidumrul - 07 Temmuz 2017, Cuma - 18:40
TİKA'yı burada ayrı elden anmak lazım.Taktire şayan çalışmalara imza atıyorlar.Özellikle de Türki illerde.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: TRD - 07 Temmuz 2017, Cuma - 19:25
TİKA'yı burada ayrı elden anmak lazım.Taktire şayan çalışmalara imza atıyorlar.Özellikle de Türki illerde.
Türki illerde en son Lübnandaki türklr için yaptıkları şeylerde çok güzel
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 02 Ekim 2018, Salı - 19:01
Bu yayını ana hatlarıyla yaraştıran (sunan değil) kardeşimizi az da olsa tanıyorum. Abdülcelil Karakaş'ın başı olan ETIC üzerinden yürüyor. Yurdu, Uygur yurdumuz için mücadele eden, etmeye çalışan birisi. Kuşku yok ki Çin, mâlum nedenlerden kapalı bir kutu. Bilgi edinmek çok zor. Ancak TRT Haber'de yayınlanan Ömür Dediğin'in 161. bölümünde çıkan Altaylı Kazak amcamızın dediği gibi, yine bir biçimde çok kısa, küçük bir kanaldan olsa da bilgilerin ulaştığı vâkîdir. Tüm bilgilerin yüzde yüz doğru olmadığı söz konusu olabilir; ancak Çin'i, târihini, son asırda olanları iyi bilenler, 5 Temmuz'un nedenlerini bilenler Çin'in gülistanlık yer olmadığını bilir ve kendini bilmez, yancı, kayıtsız şartsız taraf olan avrasyacıların söylediklerinin doğru olmadığını bilirler.

Bu bağlamca az da olsa bir intibâ edinmek için bu gündelik yayını izlemek yarardan olabilir. Gün içerisinde dünyânın her yerinde olan gelişme anmaları vesilesi ile de özetleyici özelliği var.

Çin ile günümüz koşullarında iyi ilişkilere iye olmak durumundayız. En azından ben öyle görüyor, öyle yoruyorum. Ancak bu durum kardeşlerimizin ezildiği gerçeğini göz ardı etmemize neden olamaz. Bu yüzden burada olanları bilmek, az da olsa kısıtlı da olsa olan, ulaşan bilgileri görüp değerlendirmek ve konu hakkında bilinçli olmak zorundayız. BD'nin Çin'i bölme siyâseti, bir takım radikal kesimleri kullandığı, Suriye'de bir takım kendini bilmezlerin olduğu doğru olabilir. Bizde de yurdu teslim etmek üzere olan yüz binler çıktı. İçimizde yine yoz, yobaz, câhil cühelâ, vahhabî kafada, radikal, en açık ifâde ile kendi dinini yaşayan aşağılık kesimler var. Dolayısıyla ilgili durum sayanlarca milyonlarca kardeşimizin başına gelen zulmü görmezden gelme ya da yok sayma gibi çirkin ve vefâsız bir durumu asla doğuramaz, bütün Uygurların BD'nin maşası olduğu, amellerine âlet olduğu safsatasına temel teşkil edemez, hepsinin bir olduğu anlamına gelemez. Çürükler her yerde vardır ve beş parmağın beşi bir değildir. Birileri bir şeyler yapıyor, yapmaya çalışıyor diye, birileri de buna âlet oluyor diye kendi davâlarımızdan, kardeşimizden vaz geçici değiliz.

O baylı, kutlu, medenîyetmizin yeşerme yerlerinden olan, o ortaya, merkeze giren Uygur Yeri ve çevresinde bir buçuk sayan (million) üzerinde Kazak kardeşimiz, yirmi sayan üzerinde Uygur kardeşimiz, ve yine pek çok sayıda Kırgız, Tıva kardeşlerimiz var. Yine Moğollar da var. Ezilen, diğerleri gibi gelenekleri dışında dilleri dâhi baskılanan, yasaklanan, Altay toplulukları kapsamına giren Mançular da var. Diğerleri zâten mâlum (Tibet gibi). Ayrıca Çin'in içinde de soydaşlarımız vardır. Sarı Uygurlar gibi, Salırlar (Oğuz boyu; Salgır/Salgur da denir) gibi. Bu küçük, sayıları birkaç bini geçmeyen toplulukların dâhi kendi özün olmalarına müsaade ve dâhi müsâmaha gösterilmemekte, gösterilememekte, bundan dâhi korkulmakta, çok görülmekte ve çalışmalarının önüne geçilmekle birlikte kimlik demek olan, kimlikleri, özleri, birikimleri demek olan az çok olan târihî eserleri bile müzelerden alınıp ortadan kayıp edilmekte, sorular üzerine belirsiz yanıtlar verilmektedir. Bu konulara Salur Türkleri ile Sarı Uygurlar adlı iki çalışmasında bir bilimcimiz ışık tutmaktadır. Sözün kısası eritme, yok etme, asimile etme politikaları güdülmektedir. Mehmet Levent Kaya ustamız da buraya, resmî olarak Çin geçen yere, zar zor öğrenilebilinen, neredeyse öğretici yeri kalmadığı Sibe-Mançu dilini öğrenmek için gitmiş, ancak varlığı Çinlilerce istenmediği için erken terk etmek zorunda kalmıştır. Yâni durumlar öyle birilerinin anlattığı gibi değildir. Çin'in ezelden beri kır topluluklarını, başta biz Türkleri bölmek ve bir birine düşürmek için neler yaptığını bilenler, bir diğer başlıkta andığım gibi târih geçmiş bilenler zâten pek de aksinin olamayacağının ayırdındalar.

Böylece, bu tür gönderiyi de bu başlık altında değerlendirmeyi uygun görüyorum.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 03 Ekim 2018, Çarşamba - 16:57
Doğu Türkistan Meselesinde Ne Yapılmalıdır?

Bugünkü Çin sınırlarında yaşayan Türkler, soydaşlar ya da denildiği gibi “Türkçe Konuşan Halklar”… Varlıkları ve akıbetleri hakkında kimi zaman kamuoyunda bilgi ve haberler yer alsa da bu konunun sistemli bir bakış açısıyla irdelendiği söylenemez. Zira Doğu Türkistan meselesi çoğunlukla olumsuz gelişmeler ya da Türk kamuoyunun reaksiyon gösterebileceği olaylar meydana geldiğinde gündemde yer bulabiliyor. Bu durum oradaki tarihi dinamiklerin, potansiyelin ve normal dönemlerde atılacak diplomatik adımların da önüne geçiyor ve Türk Dış Politikasını zorluyor 
 
Konu gündeme geldiğinde “Doğu Türkistan” veya “Sincan” ifadesini kullananlar, ABD’de veya Çin’de yaşayanlar, “Çin’le iyi ilişkiler kuralım” veya “bu bir ihanettir” diyenler… Türkistan coğrafyasını iyi bilen ve benim de çok saygı duyduğum Hızırbek Gayretullah Çin’in çıkarları için çalışanları “Jim Momacılar” şeklinde tanımlıyordu.
 
Son olarak bu bölgeden Suriye’deki bazı radikal gruplara katılımlar, Çin’in Doğu Türkistan hakkında kamuoyu baskısını artırıyor. Çin “bu benim içişlerim kimse karışamaz” yaklaşımıyla söz konusu ülkelere karşı sert söylem ve tedbirler ileri sürebiliyor.
 
Oysa tarihi gerçekler, örtbas edilemeyecek kadar açık ve belirgin.
 
Türkistan ya da Türkeli… Yani Türklerin yaşadığı coğrafya 18. yüzyıla kadar belirli bir bütünlük içerisinde kalmayı başarmıştır. Göktürkler ve ardından gelen Uygurlar, İslamiyet öncesi dönemde Türklerin yönetimine imza atmışlardır. Osmanlı’nın duraklama/gerileme döneminde Türkistan denilen bu büyük medeniyet coğrafyası ikiye bölünmüştür. Batıda kalanlar Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin dahil olduğu Batı Türkistan, Doğu’da kalanlar Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi, bizim ise Doğu Türkistan dediğimiz alandır. Uygur Türkleri burada 1933 ve 1944 yıllarında iki kez bağımsız birer Cumhuriyet kurmayı başarmıştır. Ta ki 1949’a kadar… 1955 yılında Özerklik statüsü verilmiş olsa da içişlerinde bağımsız olabilme hakkını elde edememiştir. Milliyetçi Çin’in kurucularından Çan Kay Şek ve ardılları Çin’de yaşayan herkesin aynı millet olduğunu savunmuş zamanla bu yaklaşım Han Çinlilerin asimilasyon hedefine temel oluşturmuştur. Çin burada hala bir demografik değişim politikası yürütmektedir. 1945 yılında Han Çinlilerin oranı % 6.2 iken 2010 yılında % 41 seviyelerine gelmiştir. Aynı dönemde Uygurlar % 83’ten, % 45 seviyelerine gerilemiştir. Bu oran her geçen gün Uygurlar aleyhine değişmektedir. Sorunu asıl derinleştiren de işte bu asimile sürecidir. Çünkü bu yönelim, dil ve kültür dayanaklarını işlemez hale getirmekte ve buna engel olmak isteyen vatanseverlerin mücadelesi hukukiliğin dışına sıkıştırılmaktadır. Suriye’deki radikal bazı grupların “Doğu Türkistanlılar” denilerek anılması Çin’in kapsamlı/sistemli politikasının bir yansımasıdır. Türkiye’de bile bu tuzağa düşen uzmanlar vardır. Evet o bölgeden gelerek Suriye’deki kimi örgütlere katılanlar vardır. Fakat böyle bir genelleme ne ölçüde hakkaniyetli/tarafsız olabilir?
 
Belirtmek gerekir ki Doğu Türkistan Çin’in en zengin yer altı kaynaklarına sahip bölgesidir. Batı’ya açılan en önemli kapısıdır. Burası güvenli ve istikrarlı olmadan İpekyolu koridorunun neticeye ulaşması neredeyse imkansızdır.
 
Türkiye bu konuda karşılıklı çıkarları belirli bir dengede tutarak, bahsettiğimiz sorunlara yönelik tepkisel ve anlık görünümden uzak bir politika geliştirmelidir. Yani tarihi temellere dayanan, sistemli bir muhteva… Burada belki de en önemli nokta, kayıt altına alınan özerklik statüsünün gerektiği gibi işlemesini sağlayacak girişimler ve diplomatik çabalar olmalıdır.

Kaynak: Kürşad Zorlu, Gazete Vatan. 2018.10.03 günü.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 03 Ekim 2018, Çarşamba - 17:08
Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü

''Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Keneşi/Türk Konseyi) üyeleri arasında 3 Ekim 2009 tarihinde imzâlanan Nahçıvan Anlaşması sonucunda, bu anlaşmanın imzâ tarihinin yıl dönümü günleri olan her yıl 3 Ekim târihinde 'Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü' ilân edilmiş ve kutlanmaktadır.''

Kutlu olsun.

*

TÜRK DÜNYASI

Koca şarkın evladıyım
Azerbaycan obam benim
Nenem Tumris olub benim
Dede Korkut babam benim
Türkiyedir kan kardeşim

Türkmenistan arkadaşım
Uygura bağlıdır başım
Oğuz olub atam benim
Özbek ile birdir sözüm
Kazağıstan iki gözüm

Kırğız, Kıpçak düzüm-düzüm
Şanlı yurdum-yuvam benim
Halaç, Kaşkay, Yakut, Tatar
Krim, Çeçen, Kıbrıs, Avar
Başkurtlarla Gagauzlar

Var gör hardan haram benim
Türk illeri benim ilim
Türkün dili benim dilim
Türklere bağlıdır belim
Yok bir özge arkam benim


Bahram Asedi - Azerbaycan.

(https://resmim.net/f/4hLar1.jpg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 04 Ekim 2018, Perşembe - 00:14
Ortası İstanbul'da olan Kazak Türkleri Vakfı'nın yürüttüğü çalışma(lar), etkinlikler. Yakın olan uğrayıp tanışabilir.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 12 Ekim 2018, Cuma - 01:45
Özbekistan ve Azerbaycan savunma bakanlıkları arasında 2019 yılı askerî işbirliği planı imzalandı.

Kaynak: Stratejik Ortak. 2018.10.12.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Ekim 2018, Salı - 18:08
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Ekim 2018, Çarşamba - 21:40
Nobel ödüllü bilim adamı Prof. Aziz Sancar, Özbekistan ziyaretinde en büyük hayalinin Türk Birliğini görmek olduğunu söyledi.

Kaynak: Stratejik Ortak. Bugün.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Ekim 2018, Çarşamba - 23:09
Moldova'ya artık kimliğimiz ile girebiliyoruz. Gagavuz kardeşlerimiz için/açısından da son derece güzel bir gelişme. Kutlu olsun.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 18 Ekim 2018, Perşembe - 12:41
''Bugün 18 Ekim; Azerbaycan’ımızın Bağımsızlık Günü. Tüm Azerbaycan halkının bağımsızlık gününü kutlarız. İki Devlet, tek Millet!'' demiş Savunma Sanayii Başkanımız. Evet, kutlu olsun.

(http://resimag.com/p1/cef09df981.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 18 Ekim 2018, Perşembe - 19:33
Star Rafinerisi, Türkiye’deki ilk ‘Stratejik Yatırım Teşvik Belgesi’ne sahip proje olma özelliği taşıyor.

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın iştiraki SOCAR Türkiye tarafından inşa edilen Star Rafinerisi’nin açılış töreni, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yarın İzmir’in Aliağa ilçesinde yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, dev yatırım Star Rafinerisi’nin Aliağa’da yarın düzenlenecek açılış törenine, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan hükümetinin üyeleri, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri, çeşitli enerji şirketlerinin yöneticileri ve üst düzey bürokratlar katılacak. Türkiye’de özel sektörün tek noktaya yaptığı en büyük yatırımı olan Star Rafinerisi, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde son yıllarda gerçekleştirilen en büyük petrol operasyonları arasında yer alıyor.

Rafineri, Türkiye’deki ilk “Stratejik Yatırım Teşvik Belgesi”ne sahip proje olma özelliği de taşıyor.

Bu arada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, törene iştirak edecek olan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’le ikili görüşme yapması öngörülüyor.

Kaynak: Defence Limit. Kısa süre önce.

(http://resimag.com/p1/fba3ef27de.jpeg)

(http://resimag.com/p1/3f4cb66963.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 18 Ekim 2018, Perşembe - 20:58
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moldova'daki Gagavuz Özerk Yeri'ne bağlı Komrat şehrini ziyaret ederek Gagavuz Türkleri ile görüştü.

Kaynak: Stratejik Ortak.

(http://resimag.com/p1/205830722e.jpeg)

(http://resimag.com/p1/b49ee2d259.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 19 Ekim 2018, Cuma - 22:50
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 19 Ekim 2018, Cuma - 23:59
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 23 Ekim 2018, Salı - 16:24

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Ekim 2018, Perşembe - 01:00
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Ekim 2018, Perşembe - 11:42
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Ekim 2018, Perşembe - 18:54
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 02 Kasım 2018, Cuma - 16:00
(https://resmim.net/f/jqXwhG.jpg)

https://m.facebook.com/photo.php?fbid=2001407046561859&id=100000777495247&set=a.580103725358872&source=57&refid=52&__tn__=EHH-R
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 02 Kasım 2018, Cuma - 21:41
https://www.facebook.com/kzorlu77/videos/2205872232765716/
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 02 Kasım 2018, Cuma - 22:23
(http://resimag.com/p1/5ceadd4751.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 05 Kasım 2018, Pazartesi - 02:02
Kamplar... İşkence korkunç

Birleşmiş Milletler (BM) dünya nüfus hareketliliği haritasını elinde tutuyor. Bu sayede mevcut ülkelerin içindeki köyden şehre göçler gibi hareketlere müdahale etmenin dışında etnik göçleri veya göç zorlamalarını önlemeyi amaçlıyor. Tabii çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da BM mikrofonunun sesleri hakiki gücün çok üstünde. Teşkilat Afrika gibi karşılıklı katliamların (mukatelenin) görüldüğü, kiralık askerler vasıtasıyla Batı devletlerinin cirit attığı, kültürel ve etnik haritası değişiklikler gösteren Mali, Gine, daha önceleri Ruanda’da müdahaleyi doğrusu çok yapamadı, işler olacağına vardı.

GAZ-MADEN KAYNAĞI

Söz galiba daha çok birkaç ülkeye geçiyor ve ora hedefleniyor. Çin gibi büyük ve istediğini yapan, hele şimdi yeni bulunan gaz ve maden kaynaklarının dolu olduğu, adeta Mendeleyev cetvelinin bütün elemanlarının bulunduğu Sincan (Doğu Türkistan) gibi eyaletlerde bu baskıyı görmek mümkün. Bölgeye herkes giremiyor. Ancak BBC gibi çok kuvvetli yayın organlarının getirdiği bilgiler ve belgeseller korkunç. Geniş kitleler kamplara toplanıyor, işkence ve beyin yıkama metotları uygulanıyor.

(http://resimag.com/p1/2ac844223d.jpeg)
AP’nin fotoğrafı: ÇİN’in binlerce Uygur Türkü’nü tuttuğu kamplardan birinde kalan Kazak Müslüman Omir Bekali, 7 Nisan 2018’de AP ajansına verdiği röportajda yaşadığı psikolojik şiddetin çok ağır olduğunu ağlayarak anlatmıştı. Bekali, kamptaki 20. günün sonunda kendini öldürmek istediğini söylemişti. AP, dünyaya söz konusu kamp ve orada kalanlarla ilgili bu fotoğrafları servis etmişti.

ALAY EDER GİBİ

Çin’in açıklamaları çok sathi ve soranla alay edercesine üstü örtülü geçiliyor. Bu bölgelerdeki nüfus bilgileri doğru değil. Çok yakın gelecekte imha hareketleri vukua gelirse haritanın nasıl değişeceği belirsiz. Belirli olsa da BM gibi örgütlerin sözünü geçireceği şüpheli.

Bazı nüfus gruplarının akıbeti meçhul. Bunların izlenmesinin ne faşist politikalara ne de emperyalist eğilimlere delil olmayacağı açık. Bu takip 21. yüzyılda insanlığın ve uluslararası demokratik normların işleyebilmesi için gereklidir.

Çin’le barış ve kültür yılına giriyoruz. Bu gibi politikaların uygulandığı ve etnik bir grubun açıkça tahrip edilmesinin hedeflendiği bir ülkeyle hangi kültürel ilişki ve barış yılını birlikte kutlayacağız doğrusu çok merak edilir. Dünyada barış yılının kutlanması savaş yapanlar arasında görülür. Kültürel bağların yoğunlaştırıldığı yıllar ise ancak bunun layık olduğu ülkelerle yapılır.

KARDEŞ TOPLULUK

Çin tarihi ve dili bizim için önemli ama daha önemlisi varlık ve onurlarının korunması gereken kardeş akraba toplulukların bulunması keyfiyetidir. Doğrusu müzelerimizin gezdirileceği, değerli kültürel varlıkların sergileneceği yerlerin iyi tespit edilmesi gerekiyor.

İlber Ortaylı, 2018.11.04.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 07 Kasım 2018, Çarşamba - 00:55
Devlet olarak önemli bir gelişme adımıza. Bir adımdır, yetmese de. Yüce yaradan, duyan, gören, işiten, dua edip dileyen, uyaran, söz eyleyen ve mücadele edenler az olsalar da onlara engin şerefiyle, hakkı tutanlar namına karşılık versin.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 08 Kasım 2018, Perşembe - 12:53

http://www.sinoturknews.org/urumci-sehir-79-nolu-ilk-okul-ogrencilerinin-ailede-sakli-kitap-sesli-ve-gorsel-yayinlarin-tespit-durumunun-bildirimi-ve-taahhutnamesi/
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 08 Kasım 2018, Perşembe - 13:00
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 08 Kasım 2018, Perşembe - 22:50
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 09 Kasım 2018, Cuma - 20:34
Adın doğrusu ulaanbaatar diye yazılır ve ulaanbaat:r diye okunur.

https://twitter.com/stratejik_ortak/status/1060871091357433857
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 09 Kasım 2018, Cuma - 21:59
Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez.

-Mehmet Emin Resulzade

Bayrak Günü'n kutlu ve mutlu olsun Can Azerbaycan.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 12 Kasım 2018, Pazartesi - 22:24
Geçmiş olsa da.

(http://resimag.com/p1/41ba236d67.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 13 Kasım 2018, Salı - 15:08
Kırgızistan Genelkurmay Başkanı Tuğgeneral Raiimberdi DUISHENBIEV'in Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER’i Ziyareti

Kırgızistan Genelkurmay Başkanı Tuğgeneral Raiimberdi DUISHENBIEV, 13 Kasım 2018 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar GÜLER’i ziyaret etmiştir.

Kaynak: Kuvvet.

(http://resimag.com/p1/949b29bc6c.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 15 Kasım 2018, Perşembe - 20:58
(http://resimag.com/p1/93dd8b2b38.jpeg)

Kutlu olsun. Bu vesile ile davâ uğruna şehit düşen tüm şehitlerimizi ve Rauf Denktaş Başkan'ı en içten duygularımla anıyorum. Allah sizlerden râzı olsun.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 15 Kasım 2018, Perşembe - 21:23
Kafkas İslam Ordusu Vefa Konseri'nden. Bakı, 2018.11.10.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Kasım 2018, Cumartesi - 16:07
Bu kapsamda sayılabilir.

https://twitter.com/stratejik_ortak/status/1063761634630541312
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Kasım 2018, Cumartesi - 19:54
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 18 Kasım 2018, Pazar - 21:43
https://twitter.com/stratejik_ortak/status/1063925997697818624
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 18 Kasım 2018, Pazar - 21:45
https://twitter.com/stratejik_ortak/status/1063924602240417792

Bağlamında şu haber de ilginç.

https://twitter.com/stratejik_ortak/status/1064146212679548928

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 19 Kasım 2018, Pazartesi - 01:09
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 20 Kasım 2018, Salı - 21:40
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 20 Kasım 2018, Salı - 22:09
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 20 Kasım 2018, Salı - 22:14
Devlet ilişkilerinden ziyade ulus olarak bizim dünyamız ile ilişkimiz, gönül ilişki ve bağımız bir onca, belki de bir tık daha önemlidir. Ünsal, bir Türkmenistan yırını ündemiş. Türkmenistan ağzına örnek olsun.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 20 Kasım 2018, Salı - 22:33
(http://resimag.com/p1/b27c092320.jpeg)

TÜRKPA 8. Genel Kurulunda bir araya gelen ülkeler işbirliği ve birlik mesajı verirken ev sahibi TBMM Başkanı Binali Yıldırım, “Devletlerimizin kaderi birbirine bağlıdır. Türk tarihinin en bahtlı dönemindeyiz. Tarihimizde hiçbir zaman bu kadar yakın olma imkanı bulamadık. Biz tarihi birlikte yazıyoruz. Tarihte büyük devletler ve medeniyetler kurmuş milletin evlatları olarak geleceği emin şekilde inşa ediyoruz. Bir olursak diri olacağız, kardeş olacağız, geleceği birlikte inşa edeceğiz” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 8. Genel Kurulunda TÜRKPA’nın 10. kuruluş yıldönümü dolayısıyla “TÜRKPA’nın ilk 10 yılı ve parlamentolar arası işbirliğinin geleceği: işbirliğine yeni yaklaşımlar” başlıklı konferans Swiss Otel Büyük Efes’te düzenlendi.

TÜRKPA’nın geçmişten günümüze yolculuğunu anlatan sinevizyon gösterimi ile başlayan konferansın açılışını TBMM Başkanı Binali Yıldırım yaptı. TÜRKPA’nın 8. Genel Kurulu'nun İzmir’de yapıldığı ve İzmir’in en hızlı gelişen kalkınan şehir olduğunu belirten Yıldırım, İzmir’in tarihinden notlar aktararak, "Yakında demiryolu ağı ile İzmir-Bakü-Tiflis-Kars ve oradan da bütün dünyaya bağlamak gibi önemli hedefimiz var. İzmir-Bakü-Tiflis-Kars demiryolu bağlandığında İzmir Limanı Kafkaslar ve Orta Asya’ya hizmet verecek hale gelecektir. Bu güzel şehrin milletvekili olarak sizleri burada misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum” dedi.

TÜRKPA’nın 10. yılını kutladığını kaydeden Yıldırım, "Bir zamanlar hayal bile edemediğimiz birliklerin kuruluş yıldönümünü kutlamak tarifi imkansız duyguları da beraberinde getiriyor. Kuruluşunu 1993 yılında gerçekleştirdiği Türk Kültürü ve Sanatları Ortak Yönetimi’nden sonra 21. yüzyılda kurulan ilk Türk teşkilatı TÜRKPA olmuştur. TÜRKPA’nın amacı Azerbaycan, Kazakistan, Kırgısiztan ve Türkiye’nin meclisler arası ilişkileri çok taraflı olarak kurumsallaştırmaktır. Türk dili konuşan ülkelerin hükümetler arasında ilişkiler yıldan yıla gelişiyor. Buna paralel meclislerin de parlamenter diplomasiyi etkin olarak kullanılması ülkeler arasındaki ilişkilere katkı sağlaması için TÜRKPA gibi Uluslararası Parlamenterler Birliği gibi birçok kuruluşa ihtiyacı var. Dünyadaki benzer teşkilatlara mukayese edildiğinde geçen 10 yılın başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Düzenlediğimiz bu toplantıyla işbirliğinin dünü, bugünü ve geleceğini konuşacağız. Uluslararası teşkilatı kurmak önemli bir karardır. Bir anlamda kolay ama bunu yaşatmak çok daha zordur. 2008’den bugüne kadar örnek aşamalardan geçtik. TÜRKPA bugün itibariye kendini ispatlamış kuruluş haline gelmiştir. TÜRKPA’ya değer katan diğer bir ülke Macaristan olmuştur. Macaristan’ın varlığı ilk genişleme adımı olması yanında kültürel ve coğrafi havzamıza da önemli katkılar sağlamaktadır. Türk işbirliği kuruluşları da gücünü kendi devletlerinde almaktadır. Aynı zamanda varlıklarıyla Türk devletleri ve işbirliği kuruluşları güçlendirmektedir. İnşallah önümüzdeki yıllarda birlikte kurduğumuz teşkilatlar çalışmalarını başarılı şekilde sürdürecektir” diye konuştu.

“Türk tarihinin en bahtlı dönemindeyiz”

TÜRKPA’daki devletlerin hiç bu kadar birbirine yakın olmadığına da işaret eden TBMM Başkanı Yıldırım, şunları söyledi:
"Türk tarihinin en bahtlı dönemindeyiz. Tarihimizde hiçbir zaman bu kadar yakın olma imkanı bulamadık. Ortak dil, ortak kültür ve medeniyet şuuruna sahip olan bir milletin mensupları olarak biz tarihi birlikte yazıyoruz. Tarihte büyük devletler ve medeniyetler kurmuş milletin evlatları olarak geleceği emin şekilde inşa ediyoruz. Bir olursak diri olacağız, kardeş olacağız, geleceği birlikte inşa edeceğiz. Bilim insanlarımız, iş adamlarımız, siyasetçilerimiz kendilerini sorumlu görmeleri gerekir. Ortak çalışmalara, dil, tarih çalışmalarına çok daha yoğunlaşmamız gerekiyor. Tarih ve arkeoloji alanında çalışmaları derinleştirmemiz gerekiyor. Bizler kendimiz için bir şey yapmazsak kimse bizim için parmağını kıpırtdatmayacaktır. Bizler üretimle, dayanışmayla mutlaka hedeflerimize erişeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk bize muassır medeniyete çıkma hedefini göstermiştir. Bu hedef Türk dili konuşan asemblelerin de hedefi olmalıdır. Bu anlamda ekonomik ilişkileri daha da geliştireceğiz, ülkelerimizin altyapılarını geliştirip insanların niteliğini arttıracağız. Aynı zamanda akıl ve bilgiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çalışmalarımızı liyakat sistemiyle besleyeceğiz. Yozlaşma bir toplumdaki en önemli kötü hasletlerden biridir, buna fırsat vermeyeceğiz. Akılla, bilgiyle işlerimizi yapar, değişen dünyaya göre kendimizi yenilersek, değişen dünyayı görür, değişimin önüne geçersek gelecek tarihimize altın harflerle yazılacak başarıyı yakalarız. Bu başarıya ulaşmanın yolu eğitimden geçiyor, yenilikçi teknolojilere çok daha fazla kaynak ve zaman ayırmaktan geçiyor. Bizler milli şuur, ideal sahibi evrensel değerlerle donanmış gençlerle istikbal güneşini parlatabiliriz. Dünyada başarılı olan ülkelerde durum bu şekildedir. Çalışan ve mili değerlere sahip nesiller kolay şekilde geleceği yakalamış oluyor.”

Eğitimde de yapılması gereken işler olduğunu ifade eden Yıldırım, Türk Standart Enstitüsü’nün eğitim dahil farklı alanlarda benimsediği standartlardan faydalanabileceğini ve bu noktada uzmanların ve akademisyenlerin daha çok bir araya gelmesi ve ortak çözümler üretmesi gerektiğini söyledi.

“Gücümüzü tam anlamıyla birleştirmeye ihtiyaç vardır”

Mevlana’nın ‘Dün dünde kaldı cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım’ sözlerini hatırlatan Yıldırım, “Bizler de burada dünden çıkardığımız derslerle geleceği hedefliyoruz. TÜRKPA’nın geleceği, milletimizin ve devletlerimizin geleceği ile aynıdır. Devletlerimizin kaderi birbirine bağlıdır. TÜRKPA bugüne kadar yürüttüğü çalışmalarla uluslararası alanda da yer edinmiştir. Standart birliği konusunda ele almamız gereken bir diğer konu da mevzuat yakınlaştırmasıdır. Bu alanda bir çalışma başlatılmış olmakla beraber henüz yolun başındayız. Ortak kültür, tarih ve coğrafyaya sahip milletin evlatların sorunlarını çözmek için çalışmalıyız. Gelecek 10 yıl içinde model kanun yapma anlamında da çalışmalarımızı geliştirebiliriz. Bu aşamada gücümüzü tam anlamıyla birleştirmeye ihtiyaç vardır. Özbekistan ve Türkmenistan da başlattığımız ve onların da bu birliğe üye olması için daha fazla gayret göstermemiz gerekir. Türkmenistan da akşamüzeri katılım olacaktır, bu önemli bir gelişmedir. KKTC Meclis Başkanımız da katılıyor. TÜRKPA’nın başarısında olmazsa olmaz konulardan biri de hükümetlerin, devlet başkanlarımızın ortaya koyacağı irade ve destektir" ifadelerini kullandı.

Yıldırım yarın devam edecek TÜRKPA toplantıları ile de dönem başkanlığının Türkiye’ye geçeceğini söyledi.

“Türk dünyasının tarihinde en önemli olay”

Konferansta konuşan Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Oktay Asadov ise Türk Birliği fikrinin hayata geçmesi için gerçek koşulların 20. yüzyılda oluştuğunu vurgulayarak, "10 yıl önce TÜRKPA’yı kurmak Türk dünyasının tarihinde en önemli olaylardan oldu. Ortak meclis kurulması ülkeler arasındaki ilişkileri üst seviyeye çıkarmıştır. Ülkeler arasında kültürel, ekonomik ve diğer ilişkilerin daha da gelişmesini sağlamıştır. Son yıllarda parlamenter diplomasinin etkinliği Türkçe konuşan devletlerin evrensel faaliyetlerin test edilmiştir. Paylaştığımız değerlerin haklarımız birbirine bağlayan en büyük ruhani zenginlikler var. Bugün her alanda işbirliği ve destekleri her anlamda not alıyorum. Ne yazık ki yapmak zorunda kaldığımızı Ermenistan Azerbaycan dağlık Karadağ sorunu olmak üzere ciddi korkular yaratıyor. Bütün bu çalışmalar hukuk normlar dışında ana devletlerin toprak bütünlüğü çevresinde çözülmesi gerektiğini inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Kazakistan Meclis Başkanı Nurlan Nigmatulin, “Biz Kazakistan delagasyonu olarak kardeş Türkiye Cumhuriyeti’ne gelmekten son derece mutluyuz aynı zamanda Türkiye’de bize gösterilen saygı ve bu konferans için TBMM nezdinde Meclis Başkanımız Sayın Binali Yıldırım Beye en içten dileklerimizi sunuyoruz. Bu sene bir araya gelmemizin özel anlamı var. 2008 yılında Kasım ayında Cumhurbaşkanı TÜRKPA teşkilatının kuruluşu konulu İstanbul Anlaşması’na imza koyulmuştu. Söz konusu anlaşma nezdinde çalışmalarını başlatan Türk devletlerinin asambleleri 10 yılını kutlamaktadır. Elbette 10 yıl tarihi için uzun bir zaman dilimi değildir. Ama Türk ülkelerinin parlamenter asamblelerin gelişmeleri istikametinde önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Yıllar içerisinde asambleler Türk ülkeleri birlik ve beraberliği güçlendirmek noktasında uluslararası kararlar alarak yürüttü. TÜRKPA’nın ekonomik, sosyal doğal kaynaklar kullanılması gibi birçok konuda çok yönlü çalışmalar sürdürdü. Asemblenin kardeş halkları birbirine yaklaştırılması konusunda da birçok çalışmalar yapıldı. Gelecekte ülkeler arasında Türk ülkelerin birleşmesi ve entegrasyonunda önemli belgeler hazırladık. Önümüzde hala güzel çalışmalar yapılacak” diye konuştu.

“Bizi başka devletler hissedecek şekilde iz bırakalım”

Kırgızistan Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk dünyası ve İslam dünyasına ilişkin konuşmalarını bildiklerini ve İslam dünyasının da Erdoğan’ı sevdiğini ve desteklediğini söyledi. TÜRKPA’nın 10 yıl önce kardeş halklarının bağlantısını güçlendirmek için iyi bir iş başardığını belirten Cumabekov, "Asembleler dünyadaki otoriter parlamenterlerin arasına girdi. Uluslararası platformda TÜRKPA tanıtıldı, aynı zamanda üye ülkelerin dostlukları, işbirliği arattı. TÜRKPA’nın çerçevesinde halkların yaşamına ilgili meselelere bakılmaktadır. Daimi komisyonlarda önemli meselelere bakılmakta, parlamentoda değişik öneriler yapılmaktadır. Bugün asemblede TÜRKPA’nın 10 sene içinde perspektifleri, gelecekte yapacakları konuşuldu. Bugün TÜRKPA’nın bugün yeni etabı başladı. Avrupa ve Asya’yı birleştiren güvenilir bir köprü görevi görüyor. Bundan sonra TÜRKPA’nın gelişmesinde fırsatlardan faydalanıp bizim halkalarımızın bağlantısını güçlendirmemiz gerekir. Böyle işlerde kanun yapıcı organlar büyük rol üstleniyor. 10 sene çok çabuk geçti. Gelecekteki nesiller Türk dili halklarının birliği ve beraberliği için bugünde başlanan katkıların büyük rolü olur diye düşünüyorum. Dünya her gün değişiyor. Belki 50-100 sene sonra güçlü devletler yaşamına devam edebilir. O yüzden Türk dili halklar bundan sonraki nesillere birbirine kardeş olarak destek verirse yaşamlarına devam eder. Biz her zaman birlik olalım, dünyadaki mesele bakarken kendi iç aramızdaki meseleleri çözelim. Türk dilli halkları birleştiğinde bizi başka devletler hissedecek şekilde iz bırakalım" diye konuştu.

“Macaristan olarak işbirliğine hazırız”

Konferansa ilk defa gözlemci olarak katılan Macaristan Meclis Başkanı Laszlo Köver ise şunları söyledi:
"Macaristan bir adım attı bu işbirliği için 5 yıl önce talepte bulundu. TÜRKPA’ya katılmak için. Burada her zaman yalnız olarak düşündük. Sadece Avrupa’da değil tüm dünyada kendimizi yalnız hissettiğimiz oldu. 2014 yılında TÜRKPA toplantısına Azerbaycan’da katıldık ve bizi iyi karşıladılar. Burada bulunduğumdan dolayı son derece mutlu ve minettarım gösterdiğimiz misafirlikten dolayı. Aynı zamanda yapısal bir işbirliği görüyoruz. Biz istekli olduğumuz söylüyorum ve işbirliğimizi daha da güçlendirmek istiyoruz TÜRKPA ile. Burada Sovyetlerden ayrıldığımızda bu yana Macaristan bir köprü vazifesi görür. Şimdi AB ve NATO üyesiyiz. Biz inanıyoruz ki AB’nin rekabet gücünü artırması için sınırların ötesine bakması gerekiyor. İşbirliği yapmaya hazır diğer ülkelerle birlikte çalışması lazım. Karşılıklı sayfaya dayanıyor Macaristan politikası. Burada coğrafi mesafe olsa da benzer zorluklar karşılaşıyor ve mücadeleler veriyoruz. Bizim ortak çıkarımız işbirliği sağlamak bu sayede güvenlik sağlar ve ekonomik siyasi açıdan başarıya ulaşabiliriz. Zorluklara karşı baş edebilir. Nihayetinde ülkelerimiz zorluklarla karşılaşabilir. Uluslarımız bir arada olmalıyız ve ortaklık yapmaya devam etsinler. Macaristan işbirliğine açık, önümüzdeki 10 yıl TÜRKPA için son derece başarılı geçecek."

Kıbrıs konusunda destek

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay da konferanstaki TÜRKPA ülkelerinin temsilcilerinden Kıbrıs sorunu konusunda inisiyatif alınmasına işaret ederek destek istedi. Uluçay, "Ada her türlü kısıtlamalara rağmen var olma mücadelesi veriyor. Birleşmiş Milletler nezdinde adil bir çözüm bulunmalıdır. Bu konuda Türkiye ve Avrupa Birliği olumlu katkı sağladı ve bundan sonra da bu katkıyı sağlamaya devam edecektir” dedi.

Haber: Milliyet.

Sanırım dış yetkililer Türkiye Türkçesi konuştular, bu yüzden alıntı sözlerde biraz sıkıntı görünüyor.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 20 Kasım 2018, Salı - 22:57
https://twitter.com/zorlu77/status/1064962997658009600
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 21 Kasım 2018, Çarşamba - 19:12
https://twitter.com/Defence_Turk/status/1065216384894930944

https://twitter.com/Defence_Turk/status/1065217692876054529
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 21 Kasım 2018, Çarşamba - 22:02
Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev "Geçmişten günümüze Türk Medeniyeti projesini" ilan etti.

2019'da Astana'da Dünya Türkoloji Kongresi toplanacak.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 22 Kasım 2018, Perşembe - 20:38
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 23 Kasım 2018, Cuma - 21:41
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 24 Kasım 2018, Cumartesi - 14:51
https://twitter.com/stratejik_ortak/status/1065164199347847169
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Kasım 2018, Pazar - 14:08
''Ekranlarda yer almadı ama bu yıl Türk Dünyası Turan Yazgan büyük ödülü Çin'de ömür boyu hapse çarptırılan Kaşgarlı Uygur Türk'ü Prof. Dr. İlham Tohti’ye verildi.

Ailesinden kimseye izin verilmediği için Tohti'nin ödülünü sanatçı Rahime Mahmut aldı.

Elbette Bozkurt olmadan olmazdı❗️

"Yaşasın Doğu Türkistan" ''

Kürşad Zorlu

https://www.facebook.com/kzorlu77/videos/2190267474593898/
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 26 Kasım 2018, Pazartesi - 23:37
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 26 Kasım 2018, Pazartesi - 23:44
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 26 Kasım 2018, Pazartesi - 23:47

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 26 Kasım 2018, Pazartesi - 23:51
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 29 Kasım 2018, Perşembe - 13:42
https://twitter.com/stratejik_ortak/status/1067396123206344704
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 02 Aralık 2018, Pazar - 01:13
01:02.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 04 Aralık 2018, Salı - 10:48
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 06 Aralık 2018, Perşembe - 12:47
https://www.facebook.com/nrbyacr/posts/10156915509359711
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 06 Aralık 2018, Perşembe - 13:13
Fikriyatı, düşüncesi, durduğu hassas noktası ne olursa olsun; Altay'lardan Anadolu'ya Türklük diyen, mukaddesatına, töresine, varlığına, insanına sahip çıkan; ister Atsız'ı ululasın, ister Muhsin Yazıcıoğlu desin, ister Alparslan Türkeş desin, ister kendini ülkücü, türkçü, ve sair adlandırsın, ister farklı yönleri olsun; insanlık ve özün bilmek nedir bilen, bu kutlu gayenin ateşinde pişip yanan herkes gün gelecek o büyük, o yüce dâvada birleşecek. Türklüğün ateşinde yanıp o yüce duygu ve ülküye erişecek. Aslî gerçeğe erecek. Bu, mukadderattır, bu muhakkaktır; bu, gerçektir. Bu dâva asla ölmeyecek, bitmeyecek.

Dün 17 idik. 70 olduk. Ardından 700 olduk. Sonra ise el olduk. Yine olacağız. Yine Tandoğan olacağız. Yine Osman gibi baturlar çıkacak aramızdan. Yine Erciyes gibi yüce olacağız. Bir olacağız, diri olacağız. Yine Kür Şad cesareti sarayları inim inim inletecek.

Yüce Türk Milleti olarak mutlak surette içimizdeki cevheri alevlendirecek, gark edildiğimiz fikri hayat bitikliğine son verecek, sönük ruhları yeniden canlandıracak, sinen, sindirilen özü özlendirecek, soytarılığı ve ahlaksızlığı kartal pençesiyle yırtıp söküp atacağız. Damarlarımızda dolaşan o cevher, bütün pisliği boğmaya yetecektir.

Bitti, bitecek diyenler, her kim olurlarsa olsunlar, hangi cenahtan, hangi yerden olurlarsa olsunlar bitmediğini, asla bitmeyeceğini görecekler. Dünya durdukça, bizler var oldukça, ülkümüz de, Türklük de, adalet ve insanlık için hak mücadelemiz de var olacak.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 08 Aralık 2018, Cumartesi - 19:58
Yaşasın ulusumuzun hak mücadelesi. Yaşasın, o kurt bakışlardaki kararlılık. Ne denli sürse, ne denli acı olsa, muzaffer olacağız. Zulüm, asla payidar olmayacak.

*

''ÇİN'İN UYGUR TÜRKLERİNE UYGULADIĞI ZULMÜ PROTESTO YÜRÜYÜŞÜ...

Çin'in Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine uyguladığı baskıyı protesto etmek için 1 Aralık'ta İstanbul'dan yola çıkarak Ankara'ya yürüyen Erşidin Erkin ile Ali Zülfikar Bolu'ya ulaştı.

Erşidin Erkin:

"Çin önceden bize zulüm ediyordu. Şimdi zulmü de aştılar direkt ölüm veriyorlar. Bizim namusumuzla dalga geçiyorlar. Bu sadece bizim namusumuz değil, tüm dünyadaki Türk kardeşlerimizin namusu. Her bir Türk ailesinin evine Çinli ajan koyuyorlar. O Çinliler bizim annemize, ablalarımıza ayaklarını yıkatıyorlar. Bizim 35 milyon nüfusumuz vardı. 75 seneden beri bizi işgal ettiler. 35 milyon nüfusumuz 25 milyona düştü. 10 milyon nüfusumuz nereye gitti? Türk'ün birbirine sahip çıkması lazım." ''

- Tarih Gazetesi.

(http://resimag.com/p1/408e3a402f.jpeg)

(http://resimag.com/p1/4d21c638af.jpeg)

(http://resimag.com/p1/13e38936ff.jpeg)

(http://resimag.com/p1/39b9c81a33.jpeg)

https://www.facebook.com/nrbyacr/posts/10156920728399711
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 08 Aralık 2018, Cumartesi - 21:26
Bu değiniş bir şey değiştirmeyecek ise de, önemli bir değiniştir.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 09 Aralık 2018, Pazar - 14:30
Adı Muhammed, Doğu Türkistanlı, yani Türk. Görüldüğü gibi daha çocuk, varsa üç yaşındadır. Ancak ''Çinliyim'' diyor. En önemli noktalardan birisi ise, bunu çekinmeden ağda yayınlamaları; çünkü çeken sözde öğreticisi. Bu görüntü, muhtemeldir ki ataları kamplarda olan yahut başka bir biçimde alıkonulan ve analarının evinde de Çin'in deklare ettiği sözde ''Kardeş Aile Projesi'' kapsamında Çinli erkeklerin bulunduğu, kimi çocukların ise hiçbir ana babaları olmamak suretiyle bu öksüzlerin açıkça bir doktrine tâbî tutulduklarının en açık kanıtlarından. Daha o yaşlardaki çocuk din, milliyet, yurt nedir bilmezken adı Muhammed, kendisi açıkça Uygur olan ve Doğu Türkistan'dan gelen küçücük bir çocuk ''Çinli'' olduğunu, Çin'i sevdiğini söylüyor.

Bu beyin yıkama, doktrinci faaliyet her hangi bir ülkede olsa o ülkenin nelerle karşılaşacağını, sebebi her ne olursa olsun, ortadadır.

Kamplara gelince; yalnızca kamplar, işkenceler değil, bazıları doğruca infâz ediliyorlar. Aynı o bildik, ağda çokça dolaşan ve sıkça kullanılan bir görüntüde gördüğünüz gibi (bir kadına arkadan keleş/AK-47 dayanmıştır). Yine bunun da görüntüleri, çekilmiş kayıtları var (bkz. YouTube FetihTV adlı kanal, ilgili kayıt daha yeni yüklenmiştir).

Zulmü engelleyemiyorsak, duyurmak millî ve insanî, aynı zamanda da dinî bir vazifedir. Ayılmak için daha nelerin olması gerekiyor Allah aşkına?

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 09 Aralık 2018, Pazar - 18:58
Adı Muhammed, Doğu Türkistanlı, yani Türk. Görüldüğü gibi daha çocuk, varsa üç yaşındadır. Ancak ''Çinliyim'' diyor. En önemli noktalardan birisi ise, bunu çekinmeden ağda yayınlamaları; çünkü çeken sözde öğreticisi. Bu görüntü, muhtemeldir ki ataları kamplarda olan yahut başka bir biçimde alıkonulan ve analarının evinde de Çin'in deklare ettiği sözde ''Kardeş Aile Projesi'' kapsamında Çinli erkeklerin bulunduğu, kimi çocukların ise hiçbir ana babaları olmamak suretiyle bu öksüzlerin açıkça bir doktrine tâbî tutulduklarının en açık kanıtlarından. Daha o yaşlardaki çocuk din, milliyet, yurt nedir bilmezken adı Muhammed, kendisi açıkça Uygur olan ve Doğu Türkistan'dan gelen küçücük bir çocuk ''Çinli'' olduğunu, Çin'i sevdiğini söylüyor.

Bu beyin yıkama, doktrinci faaliyet her hangi bir ülkede olsa o ülkenin nelerle karşılaşacağını, sebebi her ne olursa olsun, ortadadır.

Kamplara gelince; yalnızca kamplar, işkenceler değil, bazıları doğruca infâz ediliyorlar. Aynı o bildik, ağda çokça dolaşan ve sıkça kullanılan bir görüntüde gördüğünüz gibi (bir kadına arkadan keleş/AK-47 dayanmıştır). Yine bunun da görüntüleri, çekilmiş kayıtları var (bkz. YouTube FetihTV adlı kanal, ilgili kayıt daha yeni yüklenmiştir).

Zulmü engelleyemiyorsak, duyurmak millî ve insanî, aynı zamanda da dinî bir vazifedir. Ayılmak için daha nelerin olması gerekiyor Allah aşkına?


Yanınızda çocuk ve veya kaldıramayacak insanlar var ise yanlarında bakmayın. İnfâz görüntüsüdür.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 09 Aralık 2018, Pazar - 19:11
Yukarıdakı kayıtta gördüğünüzü bir çoğunuz şu görüntülerden hatırlayacaktır:

(http://resimag.com/p1/eee7095b4f.jpeg)

(http://resimag.com/p1/ce275342cf.jpeg)

Çin'i bilmek isteyenler: Türk târihini okumanız yeterlidir.

Bu arada, 'Aydınlık' denen kahpeler bu gün bir başlık atmışlar. Çin, güya, Uygur Türkleri ''siyaseti'' konusunda Atatürk'ü örnek alıyormuş. Demek küçücük çocukları doktrince beyin yıkama faaliyetine tâbî tutmak, kahpe DEAŞ gibi insanların başına çuval geçirip onları kuytu arazilerde, çöllerde el silahı ile arkadan infâz etmek Atatürk'ü örnek almak?

Bu kahpeliğinizi, bu aşağılık hakaretinizi size köpek gibi yedireceğiz, gönlünü ve beynini kof olanlara teslim etmiş pis köpekler. Unutacağımızı sanmayın. Sıra hepinize gelecek. Ya bu memleket arınacak, ya da arınacak. Bunca pisliği bünye kaldırmaz; kaldırtmayacağız.

*

Rus, Kırım'da Türk'ün, Türklüğün izini silmeye çalışır iken, Çin de aynısını Uygur'da, ulu Türkistan coğrafyasının doğusunda, Doğu Türkistan'da yapmaktadır. Biz bunları târihten biliriz; meşreplerini biliriz, içlerini, düşüncelerini, hedeflerini emellerini biliriz. Bu meşrep değişmemiştir, değişmeyecektir. Bugün ses çıkarmayanlar, hangi partiyi tutarlarsa tutsunlar, hangi dine ait olurlarsa olsunlar, hangi fikriyatı savunurlarsa savunsunlar, gün gelecek, başlarını taşlarla ezecekler. Ancak fayda etmeyecek. Hem onlar, hem de kendileri için geç olacak. Kendileri için, çünkü insanlıklarının tükendiğini görecekler. Ama bunu dahi düşünmeye yürekleri olmayacak. İblis İttifakları'nın kime, neye hizmet ettiğinin önemi yok. Bizim, kendi millî, Türkçe olan yörüngemize, yolumuza sahip olmamız gerekmektedir. Asıl olan budur. Hiç değilse, ulus olarak. Yoksa, ileride herşey için geç olduğunda ağıt yakma, acınmak hakkı ve yüzümüz dahi olmayacaktır. Anmaya, bir zamanlar şöyle idi, demeye bile yüzümüz tutmayacak.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 09 Aralık 2018, Pazar - 21:11
Azerbaycan'da bir otobüs imiş. Soldakı Mübariz.

(http://resimag.com/p1/375a10ac9d.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 10 Aralık 2018, Pazartesi - 17:18
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 12 Aralık 2018, Çarşamba - 00:19
Sıra atalar yadı olan, biz Türkler için tarihin başlangıcından beri en kutlu nesne sayılan mezarlarımıza geldi. Kızıl Çin nice aidiyet gösteren, bildiren ve de yaratan nesne var ise hepsini yok etmek istiyor. Kendini bilmez kansız kudurmuş köpekler ise Çin'in -hâşâ- bu katliam siyasetinde Atatürk'ü örnek aldığından söz ediyor. Kazak Eli bile birkaç (birkaç sözüne dikkat, içeride nice Kazak asıllı Türk vardır Allah bilir) Kazak uyrukdaşını zar zor kurtarabiliyor; Uygur'un sahip çıkanı ise hiç yok.


Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 12 Aralık 2018, Çarşamba - 22:38
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 14 Aralık 2018, Cuma - 19:33
''Doğu Türkistan için yürüyen kardeşimizin bu haklı sorusu cevap bekliyor❗️

Zira 1946'da Çinlilerinin oranı %6.2, Uygur Türkleri %82.7 idi.

2008 yılında Han Çinlileri %39.2, Uygur Türkleri %46.1 olmuştu.

Gerçekten son 10 yılda nüfusları bu kadar geriledi mi❓''

Kürşad Zorlu

https://www.facebook.com/kzorlu77/videos/349965035788973/
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 14 Aralık 2018, Cuma - 19:53
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 14 Aralık 2018, Cuma - 20:18
http://forum.defenceturk.net/index.php?topic=517.msg5206;topicseen#msg5206
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Aralık 2018, Pazar - 21:02
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Aralık 2018, Pazartesi - 20:25
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Aralık 2018, Pazartesi - 23:42
Başka gün bulamadınız mı?

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 19 Aralık 2018, Çarşamba - 20:57
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 19 Aralık 2018, Çarşamba - 23:22
Anda'lar var olsun.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 21 Aralık 2018, Cuma - 06:42
Önemli başlıklar var.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 21 Aralık 2018, Cuma - 15:27
https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10156952354359711&id=567904710
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 22 Aralık 2018, Cumartesi - 23:37
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Aralık 2018, Salı - 05:33


Helal olsun sana koca yürekli adam.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Aralık 2018, Salı - 06:01
Hey koca Türk, yiğit Türk. Çalgıda, telde, çınlamada, sesde, dağda, ovada, taşda, bayırda yokuşda, havada, suda, ... her yerde sen. Her şey, yine sen. Bir özetisin cümle cihânın. Bir abı hayatsın, gönle ve göze, tükenmek bilmeyen.




Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Aralık 2018, Salı - 19:34
Kızıl Çin, Kahpe İsrail. İkisi de bir birine benzeş.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 26 Aralık 2018, Çarşamba - 20:01
Bir Saxa* (Yakut) kızı. Elindeki süt. Sağıldıktan beş dk. sonra donmuş.

(http://resimag.com/p1/0d182571bf.jpeg)

*Saxa (''saha'' gibi yaklaşık) - Saka - Yaka. Saxa ağzında bir y->s dönüşümü olmuştur. Aslî y'ler, s olmuştur. yakut sözü de bu insanları, sanırım Evenkler idi, üzerinden tanıdıkları için Rusların, aynı onlar gibi, kendi ağız özelliklerine göre çağırma biçimidir. Sonradakı -t ise çoğul ekidir; aynı alpagu-t (alpagut) sözündeki gibi, ''alplar''. (alpagu ise ''alp''. STM'nin vurucu İHA'sından biliyorsunuz.) Böylece yakut (aslen yakat olmalı herhal), yakalar demektir. Neden böyle adları var, bilmiyorum. Görüntü Siberian Times'tan.

Bilgi: Bu Saxa(/Saka) adını ise İskitleri diğer bir çağırma biçimi olan Saka adıyla karıştırmamak gerekir.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 28 Aralık 2018, Cuma - 05:33
Saxa Yer'den.

(http://resimag.com/p1/a749478c967.jpeg)

*


Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 28 Aralık 2018, Cuma - 23:45

*

Çinliler İlber Ortaylı'nın dediği gibi tehlikelidirler. Afrika karasını şu an kimi verilere göre (etnik) çinlileştiriyorlar zaten. Bir de bunlarla uğraşmak zorunda kalırsak öz elimizde, işimiz iş.

Endonezyalılara da helal olsun. Yaman adam çıktı bunlar.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 03 Ocak 2019, Perşembe - 03:05
https://www.facebook.com/Joel.Santos.Photography/videos/10154792797163686/

(http://resimag.com/p1/3b3e9293c7b.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 03 Ocak 2019, Perşembe - 23:34
Bu ülkede nice soytarı, vatan haini it sokaklarda gezindi etti; bir avuç, eli içi kadar Uygur'un yürümesi bunca ağır ise diyecek söz kalmamıştır.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 03 Ocak 2019, Perşembe - 23:39
Bu ülkede nice soytarı, vatan haini it sokaklarda gezindi etti; bir avuç, eli içi kadar Uygur'un yürümesi bunca ağır ise diyecek söz kalmamıştır.


https://twitter.com/zorlu77/status/1080909273926914050
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 04 Ocak 2019, Cuma - 21:53
https://mobile.twitter.com/zorlu77/status/1081139376460087296
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 05 Ocak 2019, Cumartesi - 20:10
Belli ki iyi sıkıştılar ki, bu açıklamayı dahi yapabildiler. Tanrı beterini eylesin.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 06 Ocak 2019, Pazar - 07:42
Bu ülkede nice soytarı, vatan haini it sokaklarda gezindi etti; bir avuç, eli içi kadar Uygur'un yürümesi bunca ağır ise diyecek söz kalmamıştır.


Akit'e bile yansımış durumda. Ancak herkesin sesi duyulur iken Doğu Türkistan'ı, Uygur Eli geçtik, birkaç kişi bile duyulmak istenmiyor hatta engelleniyor. Hadi Çin ile ilişki geliştirmek istiyorsun; peki Ukrayna/Kırım konusunda Rusya'ya rağmen sıkıntı yok gibi? Filistin için BD'ye karşı seferber olunabiliyor. Peki, hâl bu iken, benzer biçimde de burada hareket edilemez mi? Edilmeli. Hiç değise bu insanlar engellenmez. Umutları kırılmaz. Zaten bitik ikenler, üzerlerine gidilmez. Edilecek mi? Yanıtı pek zorlu.

Güzel olan gazeteden/yayıncıdan bağımsız olarak gözlemimce her tür kesimden insanların sahiplenmesi özsinmesi. Bu, bir takım önemli insanî vasıfların ölmediğinin önemli ve güzel bir göstergesi.

https://m.facebook.com/mirkamil.kasgarli/posts/1570322589770810?__xts__
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 06 Ocak 2019, Pazar - 21:57
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 07 Ocak 2019, Pazartesi - 00:21
Rusya'da ilk İlk Okul'u (yani halk eğitmesi) açıp, yirmi yıl içinde bunun BEŞ BİNe çıkmasını sağlayan da bu düşünücü insanımızdır.

https://twitter.com/zorlu77/status/1081824130972950533
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 11 Ocak 2019, Cuma - 00:38
Doğu Türkistan davası ve Avrasyacılar

Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’a yönelik zulümler sürüyor. Zulümlerin yanı sıra Doğu Türkistan’ın şu anki en önemli sorunu, Türkiye’nin siyasî olarak desteğini çekmesi. Bu durum karşısında Çinlilerin tek yaptığı ise ellerini ovuşturmak oluyor.

Çin’in bu konudaki tavrını ilk kez, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Doğu Türkistan davasının önemli mücadele isimlerinden Doç. Dr. Erkin Emet’in konferansta öğrendik. Geçtiğimiz mayıs ayında KTÜ’de konuşan Emet, Çin’in 15 Temmuz’dan sonraki süreçte Türkiye’ye karşı belli dayatmalarda bulunduğunu kaydetti.

Çin’e kaçan FETÖ’cüler üzerinden Türkiye’ye şantaj yapan Çin, kendisindeki FETÖ’cülere karşılık bizim topraklarımızdaki masum Doğu Türkistanlıları istediği ifade edildi. Bilhassa ABD destekli bu 15 Temmuz kalkışmasının hemen ardından Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike Rusya-Çin cephesiyle “koşulsuz” siyasî iş birliğine gitmekti. Korkarız, bu iş birliği Türkiye’yi ve soydaşlarımızı zor durumda bırakacak.

Bu duruma alkış tutanlar, yüzünden gülücükler okunanlar ise içimizde görünüp bizden olmayan Avrasyacılar! Tek karşıtlıklarını “Amerika ve Avrupa karşıtlığı” üzerine kurgulayıp “millî duruş sergilediklerini zanneden” bu kitle, Doğu Türkistan davasını da töhmet altında bırakmak istemektedir.

Avrasyacıların en popüler yayın organı Aydınlık’ta Doğu Türkistan davası “bölücülük” olarak lanse edilirken Çin’in Uygur Türkleriyle ilgili yaklaşımlarında “Atatürk modeli” uyguladığı yalanını utanmadan kaleme almaktadırlar. İçimizdeki (!) Avrasyacılar ne yazık ki yerlilik ve millîliğin çok çok uzağındadırlar. Yerli ve millîlik “Ne Amerika ne Rusya ne Çin!” demekten geçer. Eli kanlı terör örgütü PKK’nın alçak bölücü başına gül verip Doğu Türkistan davasına “bölücülük” demenin ne manaya geldiğini Türk milleti elbette görmektedir.

Doğu Türkistan toprakları kadim Türk toprağıdır. Türklere aittir ve Türkler yaşamaktadır. Türkler burada geçmişte birçok siyasî yapı kurmuştur ve yine kuracaktır. Buna kimse engel olamayacak. Geleceğin güçlü Türk birliğinde Türkiye’nin ne Amerika’ya ne Çin’e göbek bağı kalmadığı gün göreceğiz.

Yaşasın bağımsız Doğu Türkistan!

Saygılarımla…

Berkant PARLAK
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 11 Ocak 2019, Cuma - 01:42
https://mobile.twitter.com/Caneret03896963/status/1083494086739460098
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 11 Ocak 2019, Cuma - 03:57
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 12 Ocak 2019, Cumartesi - 10:51
Oldu mu bunlar beyler? Oldu.

Hâlâ ıg gık edenler; gün gelecek, kendi oluşturduğunuz vicdânınızın karanlığında boğulacaksınız.

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10213567690642944&id=1122930296
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 13 Ocak 2019, Pazar - 04:44
Değişen bir şeyler var. Olumlu anlamda. Ancak hepsinden önemli olan halkın, kamu ulusun teveccühüdür. Kendimiz çabalamalı, öğrenmeli ve gönül köprüleri kurmalı, insanlarımız ve târihimizle tanışmalıyız. Bir gün kusursuz siyasî bir birlik olur mu sorusu bu konudan büs bütün bağımsızdır. Kendi, kendimize gitmesini öğrenmeliyiz herşeyden önce. Târihi, coğrafyayı, insanı tanımalıyız. Kendimize gitmeliyiz. Bu olduktan sonra zâten başka şeylerin de alt yapısı hazırlanmış olacaktır.

https://mobile.twitter.com/zorlu77/status/1084161646682091521
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 13 Ocak 2019, Pazar - 04:48
Bizim kırlar.

Moğolistan.

(http://resimag.com/p1/3fc41849d36.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 15 Ocak 2019, Salı - 15:30

Gönlünüze bin bereket cesur, yürekli adamlar.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Ocak 2019, Çarşamba - 12:30
Bu gün 16 Ocak Türkmen Şehîtler Günü. Ruhlarınız şâd olsun.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Ocak 2019, Perşembe - 20:39
https://twitter.com/zorlu77/status/1085939192474030082
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 20 Ocak 2019, Pazar - 23:14
''Çünkü veten ve torpak, şehitleriyle ucalır.''

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 24 Ocak 2019, Perşembe - 19:34
https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=285239905482262&id=118266808846240&ref=bookmarks
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 24 Ocak 2019, Perşembe - 21:53
https://www.facebook.com/omer.kul.7/posts/10213648814870999

https://twitter.com/zorlu77/status/1088505940897349632
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 06 Şubat 2019, Çarşamba - 17:08
Sonda verdiği bilgi konusunda emîn değilim. Ancak konunun özü, çok güzel.

https://mobile.twitter.com/zorlu77/status/1093143478022926337

Küçük hatırlatma: Yoğunluk nedeniyle bir süre olağanca giremeyeceğimi bildirmiş idim. Okumamış olanlara bu, bildirme sözü olsun. Bir süre sonra yine olağanca buradayım.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 27 Şubat 2019, Çarşamba - 02:03
"Ermenî ve Rus kâtillerinin yaptığı Hocalı soykırımının ön hazırlıkları Rusların yaptığı 20 Ocak Katliâmı ile Türkiye adına 20 Ocak 1990 katliâmı sırasında dönemin cumhûrbaşkanı Turgut Özal tarafından söylenen "Azerîlere neden yardım edelim? Onlar Şiî, biz Sünnîyiz. Onlara İrân yardım etsin" lâfıyla ve MGK'da alınıp, basına açıklanan "Kızılordu, Nahçıvan'a saldırırsa müdâhale etmeyiz" açıklaması ile atılmıştır. Ermenîler, 20 Ocak katliâmı ile Âzerbaycanlı Türklere yapılan katliâmın Batı'da tepki çekmediğini ve Türkiye'nin, garantörü olmasına rağmen Nahçıvan ile ilgili söylediklerini görmüşlerdir.

Yâni Batılılar Ermenîlere, "Türklere ne olduğu ile ilgilenmiyoruz" derken; Türkiye'yi yönetenler de "Biz sınırımızın dışındaki Türklerle ilgilenmiyoruz" demiş olduk. Böylece Ermenîler, cesâret buldular.

Türkiye, Karabağ Savaşı'nın ilk günlerinde Moskova ve Kars antlaşmaları ile garantörlük hakkının bulunduğu Nahçıvan'a girip, askerî olarak kontrol sağlasaydı ve bunu da Kıbrıs'taki gibi garantörlük hakkına dayandırsaydı, Ermenîler ne Hocalı'da, ne Laçin'de, ne de Karabağ'ın diğer yerlerinde hiçbir katliâmı yapamazdı.

Ama maâlesef, Türkiye hep böyleydi... 1933'te Şarkî Türkistan İslâm Cumhûriyeti temsilcisi Mustafâ Kenüi'ye bağımsızlık peşinden koşmayın diyen Tevfîk Rüştüler; 1945'te Tebriz'deki Âzerbaycan Millî Hükûmeti'ni yıkan ve bu sırada bin civârında Âzerbaycanlı Türkü öldüren İrân Şâhlığını tebrîk eden İsmetler; 1958'te Kerkük'te Türkmenlerin katledilmesine yayın yasağı koyan Menderes ve Bayarlardan bugüne kadar... Maâlesef, Türkiye cephesinde değişen hiçbir şey yok."

https://www.facebook.com/kutlualtaykocaova/posts/10156238863803553

https://www.facebook.com/kutlualtaykocaova/posts/10156239260808553
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 27 Şubat 2019, Çarşamba - 02:12
https://mobile.twitter.com/Turk_Elleri/status/1100132325009121283?s=04
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 08 Mart 2019, Cuma - 13:25
Levent Kaya Usta'nın ileride Gulca Günlüklerim adıyla kitaplaşacak notlarından belirli ölçüde yararlanarak yaraştrdığı Türkistan'ın doğusunda, yâni Doğu Türk Eli'nde (biz Batı Türk Eli oluyoruz, sorumluluk anlaşılıyordur) yaşananları gösterir sözüdür. Son sözde dediğini ise uygulamanız yapabileceğiniz en küçük, yine de en anlamlı işlerdendir. Bu da, sorumluluk kısmına girer.

Bilgi: alma, elma demektir; bir diğer söz de almıla'dır, yine elma demektir. almalık da böylece, elmalık demektir. Büyük ihtimal, çokça elma ağaçların olduğundan. Kazak kent adı 'almatı' da benzerdir, tek ayrıt sondakı ekin Moğolca bir ek olmasıdır.

*

Kazakça “İli Pedogagika Şüeyvanı” - Üniversitenin giriş kapısı. 2012.09.12 – 2013.01.15 tarihleri arasında Doğu Türkistan’ın Kazakistan sınırındaki İli Vilayetinin merkezi olan Gulca Şehrinde bulundum. Burada bulunmam nedenim, Kazakça adı İli Pedagogikalık Enstituti olan üniversitede, Mançu dilinin bir diyasporası olan Sibe dili programına kaydolup okulda ders alacak olmamdı.

Gulca’da bulunduğum süre içinde, gözlemlerimi ve başımdan geçenleri, olabildikçe sık yazarak internet bağlantım olan yakınlarıma göndermiştim. Bu notları büyük teyzemin oğlu Yılmaz Kaleli, tarih sırasını bozmadan ama tarihleri de not etmeden bir word dosyasında biriktirmiş. Sonradan başka arkadaşlarımdan gelen önerilerle bu notları bir kitaba dönüştürme durumu ortaya çıktı. Yakında bu notları bir kitap halinde yayınlamaya çalışan arkadaşlarım var. Sonucu bekliyoruz.

Bugünlerde Uygurların maruz kaldığı zor durumlar yeniden gündemde. Bugünkü Çin lideri Xi Jinping, orada bulunduğum süre içinde toplanan büyük kurultayda seçilmişti. Dolayısıyla bu notlarım, sözü geçen eziyetlerin başlamasından hemen önceki günlerle ilgilidir. Gerçi, Uygurların durumu 1950’lerden beri hiç iyi olmamıştı ve kelepçe de gittikçe sıkılaşıyor.

Dolayısıyla kitapta geçen notlarda, bugüne gelen süreci okuyabileceğimiz ayrıntılar gözlemlemişim. Gündemle de ilişkili olması bir yana, Uygurların içinde bulundukları zor durumla ilgili bilgi sağlaması açısından, notlarımdan kimisini de alıntılayarak bu metni hazırladım.

Ek bilgi: Gulca adı Moğolca erkek dağ koyunu anlamına gelen “ugulca/угалз” sözünden gelir. Moğol dönemi öncesi yer adının “Almalık” olduğunu yakın zamanlarda öğrendim. Dolayısıyla bu bilgi kitabın basımında yer almadı.

Çin yönetimi her şeyi, en ince ayrıntısına kadar denetim ve baskı altında tutuyor

Giriş için orada bulunduğum ilk günlerde yazdığım bir konuya değinelim. Çin kontrolündeki herhangi bir yerde yaşarken, Çin yönetiminin her şeyi, ama her şeyi en ince ayrıntısına kadar denetim ve baskı altında tutma özelliğinde olduğunu hücrelerinize kadar yaşıyorsunuz. İşte buna bir örnek:

“… Zaten Facebook, Youtube gibi siteler burada yasaklı. Ben de her gördüğümü, şimdilik, uzun uzadıya yazamıyorum. Neyse ki soyunduğum her zor işte olduğu gibi elbette bunda da zafer benim olacak. Ayrıntıları sonra yazarım. Şimdilik yalnızca “İnsanlığın Uygurların çektiği türden bu ızdıraptan uzak kalmasını; onların da tez zamanda kurtulmasını dilerim!”

Doğa olayı Çin yönetimi için anlamsız

İnsanlar yüzlerce yıldır güneşin hareketlerine göre zamanı belirlemişler. Bu bir doğa olayı. Ama Çin yönetimi için bunun bir anlamı yok. Doğu Türkistan bağımsız olmadığını, Çin yönetimi altında olduğunu unutmasın diye kendi doğal saatini kullanamıyor bile. Dolayısıyla aralarında iki saat olmasına karşın resmî her işte Pekin saati kullanılıyor. Bunun öne sürülen amacı “birlik.” Yerel saati zaman dilimine göre ayarlayan ve içlerinde Rusya Federasyonu’nun da bulunduğu devletler birliklerini pek önemsemiyor olmalılar.

“Akşamları sınıfı yerel saatle 9, yasal saatle 11’e kadar kullanmamıza izin veriyorlar.”

Çin yönetimi sağlığınızla yakından ilgileniyor

Okula kayıt için başvurduğumda, beni öğrenci vizesi almak için bir dizi işleme yönelttiler. Önce bir sağlık raporu aldım. Özgeçmişimi ve okula başvuru amacımı İngilizce eksiksiz yazdım. O dönemde bireysel başvuru henüz uygulamaya girmediği için aracı bir acentadan yardım istedim. Bu yüzden bir vize ücreti kadar parayı ayrıca acentaya ödedim. Bu işlemler yüzünden okula ders yılı başladıktan yaklaşık üç hafta sonra gidebildim. Buna karşın okula gittiğim ilk hafta benden yine sağlık raporu istendi. Üstüne bir de oturma vizesi için poliste işleme girmemiz gerekti. Olanlar şöyle:

“TÜRKİYE’de vize için sağlık muayenesi isteyip bana bir ay işkence çektirdikleri yetmezmiş gibi bir de burada gümrük sağlık kurumundan rapor aldırdıklarını yazmış mıydım? Dün raporu aldım. Bugün sabah da Kazak öğrencilerden beşiyle birlikte vize işlemi için polis merkezine gittik. Oradaki gözlüklü hanım, çok kibar bir İngilizceyle yedi yaşımdan itibaren hayat hikâyemi yazmamı istediklerini söyledi. Bunca çok dil bilmem dikkatini çekmiş. Günah mıdır? Ben de ona tamam dedim. Yani hayat hikâyem yıkım ve sefaletle dolu; ilgisini neyin çekeceğini bilmiyorum. Ama istediği yazıyı yazıp hemen yarın teslim etmeye hiç niyetim yok. Bu davranış çok düşmanca; ne düşündüğü umurumda mı sanki? Henüz kime çattığının farkında değil. Hem bunu onun burnundan getirmezsem içime oturur. Diğer deyişle, hayatımla ilgili bilgi internette de yeteri kadar var; gizli bilgi değil. Yalnızca ona değil herkese anlatabilirim. Ama bütün öğrenciler arasında yalnızca benden, üstelik böyle bir tavırla –yedi yaşımdan beriymiş- istemesi, isteyenin de bir polis olması canımı aşırı derecede sıktı. Gittiği yere kadar götürürüm.”

O dönemde, burası “Kazak Özerk Vilayeti” olduğu için, buradaki okul ile Kazakistan’ın karşılıklı eğitim anlaşması vardı. Dolayısıyla günümün çoğunu birlikte geçirdiğim, çok sayıda Kazak öğrenci arkadaşım oldu. Haberler en azından onların payına iç açıcı idi.

Türk dizileri ve müzikleri revaçta

“Kazakistan’dan gelen çocuklar ha bire bana Kurtlar Vadisi, Acı Hayat gibi salak sepelek Türk dizilerini ve neredeyse hiç işitmediğim Türkçe pop şarkılarını soruyorlar. Yahu, onlar bunları benden daha iyi biliyorlar. Bir de bana Türk dizilerini izlemediğim için kızdılar. Benim kabahatim tabiî.”

Yerli öğrenciler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Birinci sınıf öğrencileri sürekli spor giyimi ile geziyor ve her akşam okulun avlularında, üniformalı askerler emrinde yanaşık düzen asker eğitimi yapıyorlardı. Bu sırada, kaç kere Kazakça “yasalara uyun” anlamına gelen uzun uzadıya kapalı devre propaganda yayınlarına da denk geldim.

“Dün akşam internetten çıkıp eve giderken gençler yine bahçede askerî eğitimdelerdi. Dakikalarca “Ciao bella” çalındı. Sırayı Çin müzikleri aldı. Anlaşılan bunu her pazar gecesi yapıyorlar.”

Okul müdürü Kazak ama yetki sahibi değil: Yaşasın halkların kardeşliği(!)

Gulca’da bulunma amacım Sibe-Mançu dili çalışmaktı. Sibelerin durumu diğer yerli halklar için de örnek olabilir.

“Hocamla Sibece hakkında konuştuk. Dediğine göre Çin’de 150.000 kadar Sibe var. Bunların 20.000’den fazlası Çapçal’da yaşıyor, hepsi Sibece biliyormuş. Diğerleri arasında ise Sibece bilenlerin sayısı 10.000’i bile bulmuyormuş. Böylece toplamda Sibece konuşanların sayısı ancak 30.000’dir, diyor. İnternetteki ansiklopedik bilgilerde bu sayının 40- 50.000 arasında olduğu yazıyorsa da anlaşılan sayı daha düşük. Hepsi Çince adlar kullanan ve çoğu günlük konuşmalarında araya Çinceden birçok sözcük sıkıştıran 30.000 kişi ile bir dilin geleceği ne olabilir, bilmiyorum. Yaşasın halkların kardeşliği!

1. Ders yaptığım bu binanın müdürü, doğal olarak, bir Kazak; ama yetki sahibi o değil. Buradaki bütün resmî kurumlarda olduğu gibi onun da üstünde Pekin’in atadığı ve asıl yetki sahibi olan bir “nezaretçisi” var. İşte burada da yaşasın halkların kardeşliği!

2. Sokaklarda her yere “kardeşlik ve uyum içinde yaşıyoruz” anlamına gelen afişler asılmış. Kendinden başkasını düzenli biçimde asimile et; kardeşlik nutukları at. Bizim Türkiye’deki karikatürlere anlatın da, pek umudum yok ya, belki “halkların kardeşliği”nin ne olduğunu anlarlar.“

Bitmeyen sorunlar yaratan Çinli yetkililer

Sonra vizem başka bir sorunla karşılaştı. Nasıl olsa Çince anlamıyorum. Yine de anlamak zorundayım. Ama onlar kendilerine yazılan sözü anlamıyorlar.

“Polisin vizemi vermediğini öğrendim. Öğleden sonra ofise bekleniyordum. Sorun şu: Çin’den gönderilen resmî davette “Çince öğrenme” yazıyormuş, ben ise burada Sibece okuyorum. Yani gözünün üstünde kaşın var! Davetiyeyi hazırlayan ben miyim? Hayır, Çin’in kendi resmî kurumu. Benim başvurumda “Sibe dili öğrenme” yazıyor muydu? Tabiî ki evet. Ellerindeki yetkiyi kötüye kullanan insanların şerri ne de kötü!”

Uygur, Kazak, Moğol okulları kapatıldı

Uygurca, Çin Halk Cumhuriyeti Anayasasına göre “Xinjiang Özerk Bölgesi”nin resmî dillerinden biri. Dolayısıyla bu dil her düzeyde resmî olarak kullanılabilir ve öğretilebilir. Gerçekte ise durum:

“O Uygur dostumla yine paranglaşıyoruz. Bana yakın zamana kadar buralarda Uygur, Kazak, Moğol vb. okulları olduğunu ve okullarda kendi dilleriyle eğitim verildiğini anlattı. Birkaç yıl önce Çin, artık derslerin “Hanzuca” olması kararını çıkarmış. Öğretmenlere Hanzuca ders verip vermeyeceklerini sormuş. Dili iyi bilmeyenler ya emekli edilmiş ya da işten çıkarılmış. Bir kısmı okul dışında iş bulmak zorunda kalmış. Okuldan ayrılmak istemeyenler için ise ‘Okulun kapılarında nöbet tutan bekçilere bak,’ dedi. ‘Evet, Çin gerçekten buraya insanlara ekmek vermek üzere gelmiş!’”

Yerli halkların Çin’den ekmek değil, yalnızca çekip gitmesini istemesi bir yana, zaten bu kimsenin umurunda da değil, nasıl olsa bunu söyleyen hemen terörist ve Amerikan emperyalisti ilan edilip cezasını görür. Bununla birlikte, şehrin her yanına işgalci Çin simgeleri asan Çin emperyalizmi serbest. Yeseniz de, yemeseniz de…

Vecihi Hürkuş’un torunu Çin’de

Bu sürede ilginç biriyle tanışıp arkadaş oldum. Resmî adını açıkça yazmayacağım. Türkiye’de “Davut” adı verilmiş olmakla birlikte, daha çok Moğolca “Batjargal” adını kullandık.

“O arada okuldaki Moğol hocalardan biri arayıp evine çağırdı. Daha önce Moğolistan’da kalmış, biraz Moğolca bilen bir Amerikalı misafiri vardı. Çocuk beni merhabayla karşıladı. Meğer babaannesi Amerika’ya İstanbul’dan gitmiş!* Anne babasının evde hâlâ çoklukla Türkçe konuştuklarını anlattı bana. Adı: Batjargal. Uygur ve Kazak dillerini Türkçeden daha iyi biliyor. Moğolcası ise fena sayılmaz. Burada özel bir kursta ders veriyormuş. Sütlü çay içip bir saate yakın söyleştik.“

Avrupa ve Amerika Çin’i anlayamıyor

Sonraki günlerde buluştukça Batjargal, başka ilginç bilgiler de vermişti. Ona göre Avrupa ve Amerika Çin’i doğru tanımadıkları için henüz Çin tehdidinin gerçek anlamda farkında değil. Farkına vardıklarında ise çok geç kalmış olabilirler. Batjargal’ın söylediğine göre Batı Kanada’da birçok yerleşimde Çinliler nüfusun çoğunluğunu (%50+) ele geçirmişler bile.

''Yeni yıl tatilinde, okulun İngilizce öğretmenlerinden İngiliz bir arkadaşımız ve eşi bizi evlerine davet etti. Kek yiyip kahve içerek uzun süre söyleştik. Bu sohbet sırasında Batjargal’ın babaannesinin meşhur ilk uçak mucidimiz Vecihi Hürkuş’un kızı olduğunu öğrendim. Dünya ne kadar küçük, değil mi? Çocukla karşılaştığımız yere bakın: Gulca.''

Batjargal nerede?

2018 Haziran ayı içinde bir konu danışmak üzere Batjargal’ın mail adresine kısa bir not göndermiştim. Bugüne kadar hiçbir karşılık gelmedi. Onun da Çin yönetimince kamplara atılmış olmasından kuşku duyuyorum.

Bir akşam da Uygur arkadaşlarım, aralarında birinin doğum günü kutlaması için beni çok özel bir toplantıya çağırdılar. Gulca’da bulunduğum süre içinde bundan daha özel toplantılara da katıldım; ama bunun vereceği mesaj günümüze bir bakış açısı sağlayabilir:

“Doğum günü olan kişi, Pekin’de yedi yıl mektepte kaldıktan sonra bir suç kanıtı bulunamadığı için daha yeni çıkıp gelmiş. (Mektep diye şaka yollu hapsi kastediyorlarmış.) Suçunu kısaca “Uygur olmak” diye tanımladılar. Onlarca yıldır arkadaş oldukları için yemek bahane, oturup uzunca söyleştiler. Ben de konuşmalardan ve kendi sorularıma aldığım cevaplardan çok şey öğrendim.”

Ve o zamanlar bugüne göre daha iyi zamanlardı. O dönemde bile bir Uygur’u 7 (ya da daha uzun) yıl hapiste tutmak için bir gerekçe aramayan Çin yönetiminin bugün nasıl davrandığını kendi bildiğimiz ölçülerle anlamanın yolu yok.

Yüzümüze nasıl bakacaklar?

Başta Doğu Türkistan toplumu ve genelde Türk dünyası bu travmayı kolay atlatamayacak ve Çin yönetimi bu yamyam dünya görüşünden hiçbir zaman sıyrılamayacak. Daha kötüsü, yarın bu insanlar hepimizin yüzüne hiçbir şey olmamış gibi bakacaklar. Sakın ha “Nasıl bakacaklar?” diye düşünmeyin. Öyle düşünüyorsanız Çin’i hiç tanımıyorsunuz demektir.

Çin’i tanımak istiyorsanız, Bilge Kağan’ın hazırlattığı anıtlara ne yazdırdığına bir daha bakınız. Ben buraya alıntı koymayacağım. Zahmet edip metni alınız ve okuyunuz. Türklük için en azından bunu yapabilirsiniz. Belki dünyaya yaklaşımınızda da iyi yönde değişmeler olur.

https://millidusunce.com/misak/gulca-gozlemleri

(http://resimag.com/p1/0206a013f12.jpeg)
Belirtilen üniversitenin giriş kapısı

(http://resimag.com/p1/5d6ebd84120.jpeg)
M. Levent Kaya Usta ve değişim programı ile Çincelerini geliştirmek için 1 dönemliğine gelmiş Kazak öğrenciler

(http://resimag.com/p1/894dad61d0c.jpeg)
M. Levent Kaya Usta - ''Bu mahallelerin artık hiçbiri yok''
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 11 Mart 2019, Pazartesi - 23:00
https://www.facebook.com/TarihGazetesi/photos/a.493472810807003/1238107929676817/?type=3&theater
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 14 Mart 2019, Perşembe - 09:56
Tek kelimeyle yazık.

http://qha.com.tr/haberler/kazakistan-dogu-turkistan-in-sesini-duyuran-serikjan-bilas-i-gozaltina-aldi-cin-mi-istedi/
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Mart 2019, Cumartesi - 08:58
Birilerinin öve öve bitiremediği yerde olanlar.

Bunca korkak, ürkek ve âdîsiniz. Hiç kimsenin hiç bir elin bir birinden ayrığı yok.

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Mart 2019, Cumartesi - 09:20
Kırgız Eli'nden.

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1965616820217727&id=534375496675207&anchor_composer=false&__tn__=%2AW-R
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Uygur - 16 Mart 2019, Cumartesi - 10:40
Uygur zulmünü itibarsızlaştırmak adına Türkiye'de alenen ajanlık yapan aşağılık bir güruh var. Seçimler dolayısıyla el bildirisi dağıtıyorlar.
Dün yaklaşık 10 dakika kadar tartışma yaptığım ve İngilizce öğretmeni olduğunu öğrendiğim bu kadın çin tarafından parasıyla satın alınmış bir partinin ülkemde ajanlık faaliyetine devam etmesinin destekçisiydi.
Sözde Seyit Tümtürk'ü CIA ajanı olmakla suçlayıp, katil çinin kamplarını eğitim kampları olarak nitelendiren bu aşağılıklar zulüm yok yalnızca ticaret var ve biz bu ticareti savunuyoruz diyerek karaktersizliklerini gün yüzüne vuruyorlar.
Bilge Kağan'ın "Çinin tatlı sözüne, yumuşak ipeğine kandınız" sözü ve övdükleri o eğitim(!) kamplarında bir gün de kendisinin yaşamasını temenni ettiğimi söyleyerek uzaklaştım.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Mart 2019, Cumartesi - 11:04
O denli aşağılık ve âdîler ki, değil "eğitim"(!), yüz binlerce insanın zorunan 'kamp'lara âdeta tıkılmasının bile ne anlama geldiğini ayırt edemeyecek denli beyni sulanmış, rûhu satılmış birer piçler.

Çok merâk ediyorum; Avrupa'nın göbeğinde bir ülke böyle bin bin insanları, sözde eğitim adı altında, sırf başka bir soya ve veya ınanca iyeler diye "kamp"lara tıksa idi, ne olacak, buna bakış açıları (bakışlarını siktiklerim), buna yorumları ne olacaktı? Ama tabi, öyle ya, bunlar Türk. Türk'e olunca -sözde- Türk olduğunu sanan bizim satılmışlar böyle itliklerine bürünürler. Zâten bunlar ne zaman Türk'ü anladı, acısını benimsediler ki? Onlar için yalnız Türkiye'deki Türkler vardır. Ancak var dediğime bakmayın, o var sandıkları şey, Türk de değil; kendi kafalarındakı, aşağılık köhne zihniyetlerindeki bozuk, Cumhuriyet sonrası kabul ettikleri bir tür garip "Türk"tür.

Başlarında bulunan piçin cânî terörist başını güle oynaya ayağına karşılamaya gittiğini, böyle bir iti yüceltmeye çalışıp baş kabul ettiklerini düşününce, şaşılası değil.

Kimileri bir de devletin adamı diyor. Siktirmesinler öyle devleti, anlayışını, adamını da. Kılıksız züppe, kanı bozuk. Ulan elin itinden seve seve yaltaklana yaltaklana nişan vs. alandan Türk mü olur? Alayının zihni bozuk, dünyâsı, rûhu körelmiş Maocu, Marksist, Leninist, ne sayarsan say, ondanlar, ocular. Bunlar Türk değil. Olamazlar da. O yüzden Türk'ü ve acısını da anlayamazlar. Anlamaya çalışmak bile istemiyorlar. Sizin ideolojiniz batsın, pis insanlık dışı yaratıklar.

Bunların alayını gün gelecek, Yüce Türk Milleti boğacak.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Mart 2019, Cumartesi - 11:31
Organın "helâl"ini istiyormuş pislik köpekler. Ek olarak sormak gerekir, "Ulan sizin kendinizin neresi helal?".

(http://resimag.com/p1/dfd0c79de4d.png)

(http://resimag.com/p1/20f6745bb74.png)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Mart 2019, Cumartesi - 16:10
https://mobile.twitter.com/zorlu77/status/1106834945346019328
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 31 Mart 2019, Pazar - 14:22
Ruhları şâd olsun. Kurtarıcı paşalarımızı yüce saygı ve ululama, kutlulama ile anıyorum.

31 Mart 1918 Soykırımı

31 Mart 1918 tarihinde Ermeniler ve Ruslar başta Bakü olmak üzere Şamahı, Guba, Kürdemir, Salyan ve Lenkeran şehirlerinde büyük soykırımlar yapmıştır. Sadece bir gün içerisinde Bakü’de 12 bin Türk öldürülmüştür. Bazı dış kaynaklara göre bu sayı 25 bin civarındadır. Şamahı şehrinde öldürülen Türk sayısı 7 bindi. Azerbaycan’da Mart ayında devam eden katliam ve soykırımlar Eylül ayına kadar devam etmiş ve Nuri Paşa komutasındaki Kafkasya İslam Ordusu’nun duruma el koymasına kadar devam etmiştir. Bu katliamlar sırasında toplam 50 bin Azerbaycan Türkü öldürülmüştür. Kafkasya İslam Ordusu ise 1.100 asker ve 30 subay şehit vermiştir. Bugün Azerbaycan’ın çeşitli yerlerinde bu askerler anısına şehitlikler yapılmıştır. Bu gün 31 Mart 1998 yılından itibaren Azerbaycan Türklerine karşı yapılan soykırım günü olarak anılmaktadır.

https://www.facebook.com/esturkocagi/photos/a.1636145443324017/2284327885172433/?type=3&theater

(http://resimag.com/p1/33cf4f30ba5.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 31 Mart 2019, Pazar - 15:07
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 06 Nisan 2019, Cumartesi - 11:13
Kimliğimiz, târihimiz, eserlerimiz, bizi biz yapan; biz yok ediliyoruz.

http://qha.com.tr/haberler/dogu-turkistandaki-800-yillik-cami-cinliler-tarafindan-yikildi/16081/?fbclid=IwAR1YKHqF5pfqzuNUAH5h8QfGdBe0gsq9I0NbjKM8F2FH91Uf4FT_sSQS-DU
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 09 Mayıs 2019, Perşembe - 23:34
https://mobile.twitter.com/SeyitYcel2/status/1126255587564687361
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Mayıs 2019, Cuma - 02:23
https://mobile.twitter.com/Talha__Aytekin/status/1128776761024688128
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 18 Mayıs 2019, Cumartesi - 00:25
Kazakistan'ın başkenti Nursultan'da Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Ticaret ve Sanayi Odası'nın (TTSO) kurulmasını öngören tüzük imzalandı. -Stratejik Ortak.
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 17 Haziran 2019, Pazartesi - 15:55
Uğurlu olsun.

(http://resimag.com/p1/a4bf55ecb29.jpeg)
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 21 Haziran 2019, Cuma - 01:01
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 25 Haziran 2019, Salı - 00:45
Azerbaycan ve Türkiye arasında kamu hizmetleri ve e-devlet uygulamaları alanında iş birliğinin geliştirilmesi protokolü imzalandı.

https://www.instagram.com/p/BzGmatdAHGv/
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 05 Ağustos 2019, Pazartesi - 20:30
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 07 Ağustos 2019, Çarşamba - 01:25
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov'u kabul etti.

https://www.instagram.com/p/B01E17xAkLC/
Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 07 Ağustos 2019, Çarşamba - 15:51
:))

Başlık: Ynt: Türk Dünyası, İlişkilerimiz ve Zulüm
Gönderen: Caner Çetin - 16 Ağustos 2019, Cuma - 13:34